İfrat ve Tefrid

 

İfrat ve Tefrid

Sünnet’in itidal çizgisinden şu veya bu gerekçe ile yan çizmek isteyenler, bir başka ifade ile, müslümanlığa rağmen müslüman olmaya kalkışanlar ile, müslümanlıktan öte müslüman olmaya yeltenenler Hz. Peygamber için hüzün ve öfke konusu olmuştur. Konu ile ilgili Resûlullah’ın ikazları çok ciddî tehdit unsurları taşımaktadır.4

Aişe (r. anha) anlatmıştır: Nebî (s.a.)’in bizzat işlediği ve yapılmasına ruhsat verdiği bir konuda bazı sahabîler çekingen ve çekimser davrandılar. Bunun üzerine Hz. Peygamber şöyle buyurdu:

“Birilerine ne oluyor ki, benim bizzat işlediğim ve yapılmasına ruhsat verdiğim bir şeyi işlemekten hoşlanmıyor ve çekiniyorlar? Allah’a yemin ederim ki ben, Allah’ı onlardan daha iyi bilir ve Allah’a karşı onlardan çok daha fazla haşyet duyarım.”

Amellerini azımsayarak sürekli oruç tutmak, geceleri uyumadan ibadet etmek ve hanımları ile ilişkide bulunmamak gibi aşırılıklara niyetlenenlere hitabı da bu meyanda hatırlanmalıdır: “Kim benim sünnetimden (her ne sebeple olursa olsun) yüz çevirirse, o benim yolumu terk etmiş demektir.”

Ayrıca namazı uzatan ve cemaatı bıktıran imama; Bilal-i Habeşi’ye “kara kadının oğlu” diye laf atan sahabî’ye yönelttiği ikazlar da O’nun hep bir peygamber olarak geliştirmek ve yerleştirmek istediği yeni ve mu’tedil anlayışın zedelenme ihtimalinden dolayı duyduğu hüznü dile getirmektedir.

İsmail Lütfü Çakan – Siret ve Sünnet

Gelen arama terimleri:

  • ifrad ve tefrid
  • ifrat tedil

Yazar Hakkında: Muhammed Ali

Bir Cevap Yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir

*