Dua Etmeliyiz

Duâ Nedir?

Duâ, dileklerimizi ve ihtiyaçlarımızı Allah Teâlâ’ya bildirmek ve o konuda bize yardım etmesini istemektir. Çünkü Yüce Rabbimiz, her şeye kàdirdir. O’nun her şeye gücü yeter.

Biz ise, zayıf ve âciz varlıklarız. O yardım etmezse, biz bir şey yapamayız.Peygamber Efendimiz duânın önemini belirtirken onun “ibâdet olduğunu”,(1) hattâ
“ibâdetin özü”(2) olduğunu söylemiştir.Zaten Allah Teâlâ da bizim duâ etmemizi, ihtiyaçlarımızı Kendisine bildirmemizi istiyor.Kendisine duâ ettiğimiz için bize değer verdiğini belirtiyor.(3)

Duâ Etmeye Nasıl Başlamalıyız?

Peygamber Efendimiz bize duâya başlamadan önce:Allah’a hamdetmemizi,Ardından kendisine salâtü selâm getirmemiz tavsiye etmiştir. Buna göre duâya şöyle başlayacağız:

Elhamdü lillâhi Rabbilâlemîn, vessalâtü vesselâmü alâ seyyidinâ Muhammedin ve âlihî ve sahbihî ecmaîn

“Âlemlerin Rabbi olan Allah’a hamd olsun. Efendimiz Muhammed’e, onun ailesine ve ashâbına selâm olsun.”

Bu girişten sonra Allah Teâlâ’ya dileklerimizi sunacağız.Duâmızın Allah katına çabucak ulaşması için ne yapmalıyız?

Bunun için duânın ortasında ve sonunda

( ) “Allâhümme salli alâ Muhammedin ve alâ âli
Muhammed” diye Peygamber Efendimiz’e salâtü selâm getirmeliyiz.

Hangi Vakitlerde Duâ Etmeliyiz?

* Her zaman duâ edebiliriz. Ama seher vakti, yani gecenin son üçte biri çok değerli bir zaman dilimidir. O vaktin bereketinden faydalanmak için, seher vaktinde duâ etmeye çalışmalıyız.Ayrıca şu değerli vakitlerde ve durumlarda yapılan duâların kabul edilme ihtimâli daha yüksektir:

* Bir kimsenin din kardeşine onun gıyâbında yaptığı duâ.

* Ana-babanın çocuğuna yaptığı duâ.

* Hastanın yaptığı duâ.

* Yağmur yağarken yapılan duâ.

* Ezanı işitince ve ezan bittikten sonra yapılan duâ.

* Cemâatle namaz kılmak için saf tutulurken yapılan duâ.

* İftar saatinde yapılan duâ.

* Cumâ saatinde yapılan duâ.

İşte bu zaman dilimlerinde yapılan duâlar daha değerlidir.Duâdan önce salavâtı-ı şerîfe getirmelidir.

Şunu bir daha hatırlayalım: Duânın kabul edilmesi için:

Duâya başlarken,
Duânın ortasında,

Ve duâ edip bitirdikten sonra mutlaka salavât-ı şerîfe getirmeli yani “Allâhümme salli alâ Muhammedin ve alâ âli Muhammed” demelidir. Salavât-ı şerîfeler, duânın hedefine ulaşmasına sebep olur.

Nasıl Duâ Etmeliyiz?

İki dizimizin üzerine oturmalı,
Ellerimizi açmalı,
Boynumuzu bükmeli,
Sesimizi alçaltmalı
Ve gönülden gelerek, hem saygı, hem korku, hem de büyük bir ümit içinde duâ etmeliyiz.

Duâ bitince de “âmîn” diyerek ellerimizi yüzümüze sürmeliyiz.

“Âmîn” demek, yâ Rabbî duâmı kabul eyle demektir.

Hiçbir zaman “Duâ ettim de kabul edilmedi” dememeliyiz. Duâmızın mutlaka kabul edileceği inancıyla duâ etmeliyiz. Duâ etmeyi hiç bırakmamalıyız. Ve şunu unutmamalıyız:

Yüce Rabbimiz, Kendisinden istediğimiz şeyi:

Ya dünyada hemen verir;Dünyada vermezse, duâmızın karşılığını âhirete saklar ve mutlaka orada verir.

Şayet Cenâb-ı Mevlâ duâmıza karşılık vermezse, o ölçüde bir kötülüğü bizden uzaklaştırır.Peygamber Efendimiz böyle buyurmuştur.(4)

Şayet Allah Teâlâ dileğimizi vermeyi geciktirmişse, belki de Kendisine daha çok duâ etmemizi, daha çok yalvarmamızı istediği için böyle yapmıştır.

Rahatımız yerindeyken, huzûr ve âfiyet içindeyken Allah’a duâ etmeliyiz ki, sıkıntıya düştüğümüz zaman da O bize yardım etsin.

Her Duâda Mutlaka Şunları Okumalıyız

Duâlarımızda şu iki âyet-i kerîmeyi ve bir hadîs-i şerîfi okumayı ihmâl etmemeliyiz.

Âyet-i kerîmeler şunlar:

Rabbenâ âtinâ fi’d-dünyâ haseneten ve fi’l-âhireti haseneten ve kınâ azâbe’n-nâr

“Rabbimiz! Bize dünyada da iyilik ve güzellik ver, âhirette de iyilik ve güzellik ver! Bizi Cehennem azabından koru!”(5)

Rabbenağfirlî ve livâlideyye ve lilmü’minîne yevme yekūmül hisâb“Ey Rabbimiz! Hesap günü geldiğinde beni, annemi, babamı ve bütün mü’minleri
bağışla!”(6)

Peygamber Efendimiz’in Hz. Âişe’ye okumasını tavsiye ettiği hadîs-i şerîf ise şudur:

Allâhümme inneke afüvvün, tühıbbül afve, fa‘fü annî
“Allahım! Sen affedicisin, affetmeyi seversin, beni de affeyle!”(7)

İşte Rabbimize böyle kısa ve özlü duâlarla duâ etmeliyiz.

Riyâzü’s-sâlihîn ve el-Edebü’l-müfred gibi hadis kitaplarında bulunan duâ bölümlerine bakılabilir, bu kitaplardan başka zikirler de öğrenilebilir.

Duâ Etmeye Nasıl Başlanır?

* Bir gün Peygamber Efendimiz bir adam gördü. Adam namaz kılmış, sonra da ellerini açıp duâ etmeye başlamıştı. Bunun üzerine Sultân-ı Enbiyâ Efendimiz yanında bulunanlara:

“Bu adam duâ etmekte acele etti” buyurdu.

Ardından o sahâbîyi yanına çağırdı. Hem ona, hem orada bulunan Müslümanlara duâ etmeye nasıl başlayacaklarını şöyle öğretti:

“Biriniz namazdan sonra duâ edeceği zaman şöyle diyerek önce Allah’a hamdetsin ve Peygamber’e salâtü selâm getirsin:

“el-hamdü lillâhi Rabbi’l-âlemîn, ve’s-salâtü ve’s-selâmü alâ seyyidinâ Muhammedin ve âlihî ve sahbihî ecmaîn”

Bunu söyledikten sonra da dilediği şekilde duâ etsin.”

* Bir başka gün Fahr-i Âlem Efendimiz bir sahâbîsinin Allah’a hamd ve Resûlü’ne salât getirerek duâ etmeye başladığını gördü. Onu şöyle takdir etti:“Ey namaz kılan zât! Duâ et, duân kabul olur.”(8)

Gıyâbî Duânın Değeri

Yanımızda bulunmayan kardeşimize yaptığımız duâ pek değerlidir. Böyle duâlara gıyâbî duâ denir.

Peygamber Efendimiz:

* “Bir Müslümanın, yanında bulunmayan din kardeşine yapacağı duâ kabul olunur” buyurmuştur.

* Hz. Ömer umre yapmak için Resûlullah sallallahu aleyhi ve sellemden izin istediğinde,Allah’ın Resûlü ona:“Sevgili kardeşim, bizi de duâdan unutma!” buyurmuştu.(9)

* Görünmeyen âlemlerden bize haberler getiren Seyyid-i Kâinât Efendimiz bir hadîs-i şerîfinde gıyâbî duâ konusunda şöyle buyurmuştur:

“Bir kimse yanında bulunmayan din kardeşine hayır duâ ettikçe, yanındaki görevli melek ona:‘Duân kabul olsun, aynı şeyler sana da verilsin’ diye duâ eder.”(10)

M.Yaşar Kandemir – Elhamdülillah Müslümanım,syf.114,118

1. Ebû Dâvûd, Vitir 23, nr. 1479; Tirmizî, Tefsîr 3, nr. 2969.
2. Tirmizî, Daavât 1, nr. 3371.
3. Furkàn 25/77.
4. Ahmed ibni Hanbel, Müsned, III, 18, nr. 11150,
5. Bakara 2/201.
6.. İbrâhim 14/41.
7.. Tirmizî, Daavât 85, nr. 3513; İbni Mâce, Duâ 5, nr. 3850.
8.. Tirmizî, Daavât 65, nr. 3476; Nesâî, Sehv, 48, nr. 1283.
9. Ebû Dâvûd, Vitr 23, nr. 1498; Tirmizî, Daavât 109, nr. 3562.
10. Müslim, Zikir 86-88, nr. 2732, 2733; Ebû Dâvûd, Vitir 29, nr. 1534.

 

Muhammed Ali

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir