Bir Hadis ve Sırrı

Sağ eliyle verdiğini sol elinden gizlercesine sadaka verir” hadisindeki sır

‘Demirin dağlara karşı gücü bellidir; ateşin demir karşısındaki üstünlüğü de açıktır. Çünkü ateş demiri eritir, sertliğini ve şiddetini giderir. Suyun ateş karşısındaki üstünlüğü de bellidir, çünkü su ateşi söndürür. Rüzgârın da su karşısındaki üstünlüğü açıktır; rüzgâr suyu hareketlendirir ve dalgalandırır, onu dağıtır.

Burada insanların çoğunun dikkat etmediği gizli bir sır vardır ki bu, insanın rüzgârdan üstünlüğü ve Hakk’ın bunu meleklerine bildirmesindeki sırrın bilinmesidir. Ben şöyle derim: Şüphesiz ki insanın zâhirî bir sağı ve solu vardır; bunlar insanın suretine ait ellerdir. İnsanın iki tane de bâtinî sağı ve solu vardır; bunlar da onun ruhaniliği ve tabiatıdır. Şeriat bunları dikkate almıştır: “Arz o gün bütünüyle onun kabzasıdır ve ”gökler elinde dürülmüştür” âyeti buna işaret etmektedir. Çünkü semalar ruhların mahalli ve onlar aracılığıyla Hak’tan sâdır oldukları için, bunların ruhlar âlemine nispet edilmeleri daha kuvvetlidir; bu nedenle de Allah onları sağ eline nispet etmiştir.

Allah yeryüzü ve içerisindeki tabiî suretleri de diğer eline nispet etmiş, bunu da kabza diye ifade etmiştir. Camiu’l-Usul kitabında sahih bir hadiste şimal lafzıyla belirtilmiş ve zikredilen manada Hakk’a nispet edilmiştir.

Bunu anladıktan sonra şu da bilinmelidir ki:

Hz. Peygamber’in Rabbinden aktardığı “Sağ eliyle verdiğini sol elinden gizlercesine sadaka verir” hadisindeki sır şudur: Bu kişiyi sadaka vermeye sevk eden sebep, bütün tabiî hükümlerden uzak olan ruhani-rabbani bir âmildir. Bunu yapmak ise gerçekten zor bir iştir. Bu fiilin zorluğunun sebebi insanın tabiî ve ruhani özelliklerin ve bunların birleşimlerinin bir toplamı olmasıdır.

Bu bağlamda ruhaniliği güçlenip tabiatının herhangi bir etkisi ve dahli olmadan ruhuyla tasarrufta bulunacağı şekilde tabiî özellik ve kuvvetleri ruhaniliğinde yok olan kişi, son derece kuvvetli ve güçlü birisidir. Hatta bu kişi bu durumuyla meleklerin pek çoğundan daha üstündür. Çünkü meleğin fiillerinin tabiî özelliklerden uzak olması meleğin yaratılışının bir gereğidir. Bu durum garipsenmez ve büyütülmez de çünkü bu noktada herhangi bir tartışma yoktur.

Fakat insanda tabiî kuvvet ve özelliklerinden kaynaklanan bir kavga vardır. Tabiatın otoritesi gerçekten çok güçlüdür. Nasıl olmaz ki! İnsanın ruhu tabiî mizacından sonra ve o mizaca göre ortaya çıkmaktadır, insanın ruhu ve manevi sağ tarafına izafe edilen özellikleri, bütün ruhani fiillerinde tabiatının şüphe ve hükümlerinden kurtulacak şekilde, sol tarafına izafe edilen tabiî mizacına karşı sadece rabbani destek, teyit, güç ve şiddet sayesinde galip gelebilir ki daha önce buna işaret edilmişti; bununla birlikte ruhani sıfatlarla tabiî sıfatlar arasında bir karışma ve irtibat devam eder.

Bunu anlarsan Allah’ın izniyle doğruya ulaşırsın.

Sadreddin Konevi,Kırk Hadis Şerhi,çev:Ekrem Demirli

Yazar Hakkında: Muhammed Ali

Bir Cevap Yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir

*