Cumhuriyetin İlk Döneminde “İdeal Bir Toplum” inşa Etmenin İdeolojik Aygıtı Olarak “Milli” Eğitim

Celal İNCE[‡] Zamanın ve zeminin şartlarına bağlı olarak ideal toplumun temel özellikleri değişebilmektedir. Modern dönemde ön görü­len ideal toplum tek dilin ve kültürün kutsallaştırıldığı ulus-dev- let modeline dayanmaktaydı. Ulus-devlet modeli, bazı kesimler tarafindan yakın dönemde yeryüzündeki çatışmaların asıl kay­nağı olarak görülürken sistemin uygulayıcıları tarafindan esa­retten kurtuluşun reçetesi olarak bakılıyordu. Anderson’a (1995) göre ulus modeli yüzünden […]

Daha fazla oku
Tek Parti Dönemi Dini Tanzim Stratejisi

Ejder OKUMUŞ Osmanlı Devleti’nin dağılmasından sonra Türkiye’de Cum­huriyetin kurulmasıyla toplumsal olarak çok önemli değişimler gerçekleşmiştir. Modern Türkiye’nin doğuşuyla başlayan süreçte başta siyaset olmak üzere toplumun hemen hemen bütün alan­larında köklü değişiklikler meydana gelmiştir. Bu değişiklikler çerçevesinde din alanı, en dikkati çeken boyut olarak gözlem­lenmektedir. Din alanında siyaset eliyle ortaya konulan politika, yukardan aşağıya doğru toplumun […]

Daha fazla oku
Bir Medeniyet Projesi Olarak Dayatmacı Sekülerleşme (1923- 1950)

  Türk toplumunun modernleşme süreci, 1718’lerde başlar, 1923’de olgunla­şır ve nihâî merhaleye erişir. Osmanlı devletinin 18. ve 19. yüzyıl dönemi, Türkiye Cumhuriyeti’nin alt yapısının teşekkül devridir. 18. yüzyıldan itibaren Türk top­lumu, batılı kurumları örnek alır. Kısmî değişimle savunmacı karakterde başladığı süreci, giderek toplumun diğer alanlarını da içeren kapsam genişliğinde sürdürür. Osmanlı’da batılılaşma, belli kurum ve […]

Daha fazla oku
Türk Modernizminin Sonuçları

1. İslâm’ı Terakkiye Mani Görme Osmanlı toplumunun geri kalması konusunda İslâm dininin olumsuz bir tesirinin olduğunu düşünen ve bunun için Islâm’ın toplum üzerindeki tesirinin kırılmasının gerektiğini düşünen Abdullah Cevdet, bunu gerçekleştirmek için de Islâm’ın Müslümanlar üzerindeki etkisinden yararlanılması gerektiğini şöyle ifâde etmişti: “Uzun tecrübelerimizle biz, Müslüman kafasının Hıristiyan âleminden geldiği takdirde aydınlığa bütün girişleri kapayacağını […]

Daha fazla oku
Modern Bilincin Anlamlandırma Süreci Olarak Cumhuriyet Dönemi

Modern Bilincin Temeli Olarak Seçkinci ve Tasarımcı Yaklaşım Aydınlanmanın keşfettiği önemli noktalardan biri, bireyin ve toplumun kiliseden bağımsız olarak şekillendirilebileceği düşüncesidir. Örneğin Rousseau, Voltaire, Diderot, Helveti- us, Condorcet gibi düşünürler eğitim ile iyi yurttaşlar yetiştirilebileceğine inanıyorlardı. Aydınlanmada etkin olan bu tasarımcı düşüncede insana ait fenomenlerin uzmanlaşmış kişilerin bilinçli tasarımı ile özenilecek bir yapıya kavuşturu­labileceği, yapay […]

Daha fazla oku
Türk Hukukunun Laikleşme Sürecinde Lozan’ın Oynadığı Rol(ü)

  M. AKiF AYDIN PROF.DR., M.Ü. HUKUK FAKÜLTESi, iSTANBUL Genel hatları itibariyle İslam hukukunun altı asırlık bir uygulamasından ibaret olan Osmanlı hukuku, Tanzimat dönemine kadar bünyesinde esasa ilişkin önemli bir değişiklik geçirmemiştir. Bu hukukta köklü değişiklikler Tanzimat dönemiyle başlar. Bu değişikliklerde, sınai, ticari, sosyal ve kültürel ha yattaki gelişmelerin ve değişikliklerin rolü olduğu kadar, Batı […]

Daha fazla oku
Türk Modernleşmesi:Düşmanına Aşık Olmak Modernleşmenin Oluşturduğu Kimlik Bunalımı

İbrahim Zeyd Gerçik ÖZ Bu çalışmanın amacı Türk modernleşmesini, tarihsel gelişim evrelerini dikkate alarak çözümlemek ve modernleşmenin doğurduğu kimlik probleminin vurgulamasıdır. Türk modernleşmesi Osmanlı ve Cumhuriyet modernleşmesi olarak hem birbirini tamamlayan hem de birbirinden ayrışan iki evreye ayrılır. Osmanlı modernleşmesinin öncüleri, “kutsal devlet anlayışı”ndan beslenen bürokratlardır. Ahlaki ve kültürel değerlerden çok pragmatik/faydacı bir bakış açısıyla […]

Daha fazla oku
Öztürkçenin İçyüzü

Prof. Dr. TAHSİN BANGUOĞLU S: Dilimiz üzerinde başlatılan hareketlerin tarihî seyri? içerisinde değerlendirmesini yapar mısınız?.. Resmî hüviyeti de bulunan bir teşekkül tarafından organize edilen “Öztürkçecilik” hareketini nasıl değerlendiriyorsunuz?.. C: «Yazı dilimizin sadeleşmesi hareketi yeni değildir. Meşrutiyetle beraber başlar. İlk yeni dilciler sade Türkçeciler, Türkçülerdir. Meşrutiyetten bu yana 1908’den 1932’ye kadar normal, organik ve gönüllü bir […]

Daha fazla oku
Atatürk Yobazlığı

YALNIZ YAŞAMAK DININI AŞILAYAN VE BÜTÜN PRENSIPLERINI EKONOMIK TEMELLER ÜZERINE KURAN BIR “DIN” OLARAK DAYATILMIŞTI KEMALIZM. ONDAN BAŞKA SIYASÎ DOKTRINE VE DINE IHTIYAÇ DUYULMADIĞINI DÜŞÜNEN UCUBE KAFALARIN KEMALIZMI ILAHLAŞTIRMA SERÜVENI… Yavuz Bülent Bakiler Aradan 72 yıl geçmesine rağmen hadise bütün özelliğiyle aklımdadır. Sivas’ta Ziya Gökalp ilkokulunun beşinci sınıfındaydım. Bir sabah öğretmenimiz derse girer girmez hepimize […]

Daha fazla oku
Bir Seküler Din Olarak Kemalizmin İnşası

  Türkiye’de bir seküler din inşa etmek Füsun Üstel, bütün rejimler ve ideolojiler gibi Kemalizmin de zora ve ikna/ rızaya dayanan ikili bir yapısı olduğunu, ama Kemalizm özelinde zora da­yanan boyutun fazlasıyla öne çıkarılıp, diğerinin çokça ihmal edildiğini be­lirtirken haklıdır.[1] Eskiden bu vazifeyi ifa eden İslâm’ın giderek denklem­den çıkmaya başladığı noktada, Kemalizmin bir seküler milliyetçilik […]

Daha fazla oku