Matbaa Osmanlı’ya Ne Zaman Geldi?

…Yazımız iki ana bölümden oluşmaktadır. Birinci bölümde Islam dünyasındaki hoca merkezli eğitim metodunun, batıdaki kitap merkezli eğitim metoduna olan üstünlüğü anlatılıyor, böylece niçin Osmanlı Devleti’nde matbaaya ihtiyaç duyulmadığı daha iyi anlaşılacaktır. Ikinci bölümde ise birkaç alt bölüme yer verdik. Bu bölümde matbaanın ulema, yani alimlerden ötürü geciktiğine yönelik iddiaya günümüz kitaplarından, hatta 18. ve 17. […]

Daha fazla oku
Kirli bir Tezgah: 31 Mart

‘ Şüphesiz “vaat edilmiş” topraklara kavuşabilmek için, Meşrutiyet’in ilan edilmesinin tek başına bir anlamı yoktu. Üst Aklın asıl hedefi, Sultan Abdülhamid iktidarının tamamen yıkılmasıydı. “Hürriyet,eşitlik, kardeşlik” mücadelesinin arkasındaki gerçek plan, ancak böyle tamamlanmış olacaktı. Her ne kadar II. Meşrutiyet ile birlikte ‘parla­menter’ sisteme geçilmişse de, iktidarı tekelinde bulunduran ve üm­metin birliğini sağlayan halife/padişah, hâlâ devletin […]

Daha fazla oku
Üst Aklın Siyonist Şakirdleri – Alliance Israelıte Unıverselle

…. İlk Paralel Örgütlenme Kabul etmek gerekir ki, Osmanlı İmparatorluğunda devlet kadro­larının teslim edilebileceği yetişmiş insan sayısı azdı. Bu nedenle dev­leti yönetenler, bu adam yokluğunda pek çok gayrimüslim ve Yahudi dönmelerini bürokrasinin önemli kademelerinde görevlendirmek zorunda kalmıştı. Elbette devlet, birçok Müslüman öğrenci ve bürok­ratı Avrupa’ya göndererek, bu yetişmiş eleman açığını kapatmak için çeşitli çalışmalar yürütüyordu. […]

Daha fazla oku
Üst Aklın Değişmeyen Oyunu: Böl, Parçala, Yut…

Üst Akıl, Tanzimat süreciyle sadece Osmanlı İmparatorluğunun geleneksel rejimini değiştirmekle kalmamış, Batı tarzı yaşamın yay­gınlaştırılmasını ve ulusalcılık akımlarının güçlendirilmesini de sağlamıştı. Özellikle Islahat Fermanının ilanından sonra Avrupalı oryantalistlerin Osmanlı düşünce hayatına soktukları en tehlikeli kavram, hiç şüphesiz etnik ayrışmaya dayalı ulusalcılık’ fikirleri ol­muştu. Zira aynı dini paylaşan milletlerin (Millet-i Hâkime) halifeye gönülden bağlılığı ve emirleri […]

Daha fazla oku
31 Mart Hadisesi’nin İçyüzü Nedir ? Ne Değildir ?

4.12 BİR ASRA YAKINDIR İRTİCA OLAYI DENİLEREK HEP DİNDAR İNSANLARIN ÜZERİNE YIKILAN 31 MART HADİSESİNİN İÇYÜZÜ NEDİR? NE DEĞİLDİR? 31 Mart Vak’ası diye tarihe geçen bu olay, 14 Nisan 1909 tarihine rast­lamaktadır. Tarihçiler, bu olayın, kendi zulümlerini örtmek isteyen İttihâdcıların, II. Abdülhamid’in tahttan indirilmesini temin etmek için, İngiliz Gizli Servisinin yardımı ile ve İngilizlerin aleti […]

Daha fazla oku
Vizyoner Sultan’la Geleceğe Dönüş

1-İstanbul Boğazı’nın iki yakasını birleştirecek köprü projeleri nasıl geliştirildi? Fransız Mühendis Ferdinand Arnodin Mart 1900 tarihinde “Compagnie Internationale du Chemin de Fer de Bosphore” şirketi adına İstanbul’u bir demiryoluyla çevrelemeyi, Asya ve Avrupa’yı iki boğaz köprüsüyle birbirine bağlamayı teklif etmişti. Sultan’a sunulan haritada yeni yollar ve köprüler bütün ayrıntılarıyla belirtilmişti. Projenin ilk gayesi Asya ile […]

Daha fazla oku
Bir Sultan Var Sultan’dan İçeri

10 Soruda 2.Abdulhamid Matematik bilgisi, astronomiye ilgisi, sevdiği yemekler, günlük çalışma programı, yurt dışı seyahatleri, nezaketi, terbiyesi ve merhameti… İşte gözlerden uzak, gönüllere yakın o muhterem Sultan! Sultan Hamid Han’ı vasıfları, özel ilgi alanları, fizikî ve ruhî hususiyetleri açısından anlatmaya ciltler yetmez elbette. Aşağıdaki 10 madde dışında neler yok ki bahse değer: Kitap sevgisi, marangozluğu, […]

Daha fazla oku
Abdulhamid Han Said Nursi’yi tımarhaneye attırdı mı?

Bediüzzaman Said Nursî, Yıldız Sarayı Mabeyn dairesine, Şark’ta geleneksel ve modern bilimleri bünyesinde birleştirecek bir üniversite açılmasını havi dilekçeyle başvurduktan sonra neden birdenbire Toptaşı Tımarhanesi’ne gönderilmiştir? Genellikle lafını budaktan esirgemeyen söylemi veya acayip kıyafetlerinden dolayı saray tarafından ‘deli’ muamelesi gördüğü izlenimi hâkimdir. Peki bu ‘izlenim’ ne kadar doğru? Başbakanlık Osmanlı Arşivi’nde bulunan bir mektup, Van […]

Daha fazla oku
Fatih ve Bürokratik-Merkeziyetçiliğin Kurulması

Fatih ve Bürokratik-Merkeziyetçi İmparatorluğun Kurulması Fatih Sultan Mehmed imparatorluğun gerçek kurucusudur. Fatih bildigimiz temel özellikleriyle klasik Osmanlı idare rejimini kesin biçimde yerleştirmiştir.(1) Başka bir deyimle Anadolu ve Rumeli’yi bir tek ülke halinde birleştirip, mutlak bir otorite altında imparatorlugu örgütleyen Fatih Sultan Mehmed olmuştur. İstanbul’un fethi dönüm noktasıdır. Böylece Fatih bir anda İslam dünyasının en şanlı […]

Daha fazla oku
Osmanlı Klasik Kültürü

Osmanlı kültürü ilk döneminde yani gelişme çağında bağnaz de­ğildi. Yabana kültürlere özeniliyor, bilinçli kültür alınblan yapılabiliyor,dışarıdan alim ve sanatçı getirilmesine çalışılıyordu. Tursun Bey (15. yüzyıl sonu) kendi zamanında sanatta başlıca üç üsluptan, Tavr-i Rumi (Anadolu Türk), Tavr-i Hatayı (Orta-Asya) ve Tavr-i Frengi (Avrupa) üsluplarından söz ediyordu.(1) Kanuni Sultan Süleyman dönemiyle, Osmanlı kültürünün klasikleştiği, dış etkilere kapanmaya […]

Daha fazla oku