Kınalızâde Ali Çelebi – Ahlak-ı Alai Adlı Kitabından Alıntılar

Sebebi akli lezzet olan ilahî sevgiden aşağı olan sevgi, iyilerin birbirlerine karşı besledikleri iyi kaynaklı sevgidir. İyi genellikle devamlı olduğu için iyilerin sevgisi de kayboluşa maruz kalan diğer sevgilerin aksine devamlı olur. Nitekim ayet-i kerimede şöyle buyrulmuştur: “O gün muttakiler dışındaki bütün dostlar birbirine düşman kesilecektir.” Bu sevgi iyi insanlara mahsustur. Ama sebebi lezzet veya […]

Ruhu Arıtmanın ve Olgunluğa Eriştirmenin Yolu

Ey saadet yolcusu! Şu gerçeği iyi bil ki güzel ameller işleyerek nefse karşı sürdürülen amansız savaşın ana gayesi, iyi ahlâk sahibi olmak için ruhu tüm kötülüklerden arıtmak ve olanca olgunluğa eriştirmektir. Ruh ile nefsin gelip geçici istekleri arasında bir münasebet var mıdır? diye bir soru akla gelebilir. Hemen cevap vererek söyleyeyim ki vardır. Fakat eserimizin […]

Ruhlar berzah aleminde nerede kalmaktadır?

Alimler ruhların berzah aleminde nerede kaldığında ihtilaf etmişlerdir. -Ancak şehitlerin ruhları bunun dışındadır. Çünkü Yüce Allah onları yeşil bir kuşun içine yerleştirmiştir. Bu kuş cennet meyvelerinden yer, cennet nehirlerinden içer, arşa asılı kandillerde barınır. Bir gruba göre ruhlar kabirlerin içinde bulunurlar. Bu sebeple Hz. Peygamber (s.a.v.) onlara selam vermiş ve bizim de selam vermemizi emretmiştir. […]

Şuur,Açık Duygu ile Hissetmektir

Şuur, açık duygu ile hissetmektir. Yani şu anda his halinde olan ve henüz hafızaya ve akla tamamen geçmemiş bulunan açık bir ilimdir ki, dalgınlığın zıddıdır. İdrakin ilk derecesi yani bir şeyin, düşünenin fikrine ilk varış derecesi, ilk görünümüdür. Çünkü ilim, nefsin mânâya ulaşmasıdır. Ve bu ulaşmanın birtakım dereceleri vardır ki, şuur bunların birincisi yani nefsin […]

Ruhun Mertebeleri ve Ruhu’l Kudüs

Felsefe dalında her birinin taraftarı ve savunucuları bulunan çeşitli nazariyelerden şimdilik vazgeçerek şu kadarını söyleyelim ki ruhun, cevheri ve öz varlığı ne olursa olsun, nev’inin hakikatı, hatta bir tek nevi içinde çeşitli mertebeleri bulunduğu şüphe götürmez bir gerçektir: İnsanların diğer canlılardan farkı, ruhlarının kendi nev’ine mahsus özelliğinden dolayı olduğu gibi, beşerin çeşitli sınıf ve fertleri […]

İnsanın Hakikatini Bilmekte 6 Fayda Vardır

Bütün akıllıların ittifakıyla Allah’ın varlığını ve birliğini bilmek farzdır. Bazı hukemâ ve ehli tasavvuf: “İnsana Hâlık’ını bilmek için en evvela kendi nefsini bilmesi farzdır.” dediler. Ehli kelam ve diğer bazı hukemâya göre, en evvela vacib, Hâlık’ın varlığını bilmektir, ihtilafları lafzî bir nizâ’dan ibarettir. Çünkü Ma’rifetullah en şerefli bir ilimdir. İttifakla Allah’ı bilmek farzdır. Ha müessiri […]

Beka-i Ruh ve Melaike ve Haşre Dairdir

Yirmi Dokuzuncu Söz   اَعُوذُ بِاللّٰهِ مِنَ الشَّيْطَانِ الرَّجٖيمِ بِسْمِ اللّٰهِ الرَّحْمٰنِ الرَّحٖيمِ تَنَزَّلُ الْمَلٰٓئِكَةُ وَالرُّوحُ فٖيهَا بِاِذْنِ رَبِّهِمْ ۞ قُلِ الرُّوحُ مِنْ اَمْرِ رَبّٖى Şu makam, iki maksad-ı esas ile bir mukaddimeden ibarettir. Mukaddime Melaike ve ruhaniyatın vücudu, insan ve hayvanların vücudu kadar kat’îdir, denilebilir. Evet, On Beşinci Söz’ün Birinci Basamak’ında beyan edildiği gibi: […]