Allah Teâlâ’nın Ahdi Ve Kulun Ahdi Hakkında Tafsilât

Bil ki Allah Teâlâ, senin O’na bir ahdin, O’nun da sana bir ahdi olduğunu beyân edip, sen ahdine riayet ettiğinde, kendisinin ahdini yerine getireceğini açıklayarak: “Bana olan ahdinizi (sözünüzü) yerine getirin, ben de size olan ahdimi yerine getireyim (Bakara. 40) buyurmuştur. Sonra Cenâb-ı Hak başka ayetlerde sadece senin ahdini, veya sadece kendi ahdini zikretmiştir. Senin […]

Hamd İle Nimet Arasındaki İlgi

(”Hamd Allah’a mahsustur”) Bundan maksad şudur: Hak Teâlâ, hamdetmeyi emredip, insanların akıllarında da hamdetmenin ancak bir nimet mukabilinde güzel olacağı fikri yerleşince, işte bundan dolayı bu emir, mükellefiyeti, Allah’ın kendisine vermiş olduğu çeşitli nimetler hakkında düşünmeye sevkeder. Sonra o nimetin zikredilmesiyle, şu iki şerefli maksada istidlal edilebilir: a) Bu nimetler yok iken, sonradan var olmuşlardır. […]

Hamd ve Şükür

  Hâris el-Muhâsibî’ye şükürden şükürden soruldu: “Nedir şükrün mâhi­yeti? Mânası nedir?” Şöyle cevap verdi Muhâsibî: “Nimetin yalnızca Allah Teâlâ’dan olduğunu bilmendir. Semâvât ve arz ehli mahlûkâta ihsan edil­miş hangi nimet var ise hepsinin başlangıcı Allah a aittir. Bunu böylece bi­lirsin ki Allah Teâlâ’nın hem senin hem başkalarının üzerindeki nimetlerini tanımakla O’na şükreden bir kul olasın.” […]