Nakib El-Attas:’İslam Metafiziğine Prolegomena’ Alıntılar

Islâm, bir kültür formu değildir. Islâm’ın gerçeklik ve doğruluk tasavvurunu yansıtan düşünce sistemi ve ondan elde edilen değer sistemi, yalnızca bilim tarafından desteklenen kültürel ve felsefî unsurlardan oluşturulmamıştır; bilakis onun temel kaynağı, dinin tasdik ettiği aklın ve keşf yoluyla ulaşılan ilkelerin kabul ettiği Vahiydir. Islâm kendisini, başlangıcından itibaren mükemmel oluşu sebebiyle gelişim sürecinde işgal ettiği […]

Sözün Manası Eşyanın Manasıdır

… Eğer  kelimeler  eşyanın  göstergesi  ise  bir konuşmada ya da yazılı  bir  metinde  -yani  dil ile-  kastedileni  anlamak  eşyayı  tabiatı  anlamaktan  sonra  mümkün  olabilir.  Kelimelerin gösterdiği  eşyânın  mâhiyetleri/manaları hakkında  kati  bir  veriye  sahip  değilsek,  nihayetinde  eşya  ve  hadiselere  delalet  eden birer  göstergeden  ibaret  olan  dil  kelimelerinin  manayı  gösterdiğini söylemek  nasıl  mümkün olabilir  ki? Bu  hususa […]

Hoca Ahmed Yesevî, Hüküm ve Hikmet”

o * Doç. Dr., Büyükelçi, Cumhurbaşkanlığı Sözcüsü –Ankara/Türkiye Öz Bu çalışmada maneviyat geleneğimizin en önemli temsilcilerinden olan Hoca Ahmed Yesevî’nin ölümsüz eseri Divan-ı Hikmet’ten ve tasavvuf geleneğimizden hareketle hikmet ve hüküm kavramları üzerinde durulmuştur. Yesevî’nin açtığı ilim ve irfan yolunun takipçileri medeniyet yürüyüşümüzün temel adımlarını teşkil etmişlerdir. Hakikat yolculuğunun ana hedefi olarak hükümlerin arkasındaki hikmetleri […]

Dil: Gönül-ve-Lisan ve Özne, Dil, Hakikat

  7. Dil: Gönül-ve-Lisan Hakikatin tezahür mahalli dildir (kelam/logos) ve dil özne­nin en âlâ imkânıdır, dahası dil özneliğe ortamdır, işaret etme­den geçemeyeceğiz: Türkçede “dil” denince ilkin iki şey anla­şılır. Bir, lisan anlamında dil ki Eski Türkçe “til’den gelir; iki, gönül anlamında dil ki Farsça “dil” den gelir. Bu kökenleri farklı ama bugünkü Türkçede aynı yazılıp […]

Mevlana’ya Göre Eşyadaki Fitne,Dünyanın Aldatıcılığı

  Mevlânâ’nın düşünce sisteminde, varlığın sûret-mânâ sarmalı üzerine yaratılması ve sûretin, kendi hakikatini teşkil eden mânâyı perdele­mesinden dolayı; varlığın sûreti ile mânâsı arasında bir çelişki, hakikati ile görünümü arasında bir zıtlık ortaya çıkmaktadır. Sûretin, mânâya erişmede­ki bu perde rolünü Mevlânâ, isim ve mânâ arasındaki ilişkiyi örnek vererek, birçok parlak ismin altında mânâ kıtlığı olduğunu; bu […]

Hakikat Tekliği ve Çokluğu

Günümüz insanını belirleyen en belirgin niteliklerin başında “hakikat algısı” gelmektedir.Günümüz insanının hakikate ilişkin yargısı, hakikati ele alış biçimi ve hakikat ile olan ilişkisi onu kendinden önceki insan ve çağ özelliklerinden ayırır. Günümüz insanı hakikati bulamadığından hakikat arayı­şına girmediğinden daha kötüsü günümüz insanı hakikatin varlığı konusunda endişeli olduğundan onun varlığına inan­mıyor. Hakikati ister varolanlar içerisinden ayrı […]

Kötülüğün Sonu

Kötü ruh hep yaşayacak değil ya,bir gün de ölecek. Hep başkalarını baskı altında tutacak,erim cürüm edecek değil ya, bir gün de, kendini kayalara çarpacak. Kötü ruhun şiddeti hep dışa, masum olanlara karşı olacak değil ya,bir de kendi içinde, kendi kendini iki parçaya ayıracak bir iç kıvrılması olacak. Kötü ruh, İslâm dünyasında bugüne kadar varabi­leceği aksiyonun […]