Cenab-ı Hakk’ın Her Şeyden Evvel Zâhir Olması

Cenab-ı Hakk’ın her şeyden evvel âşikâr olması, ez-Zâhir isminin ezelî ebedî olarak gerçekleşmesinden dolayıdır. Çünkü Hakk’ın zuhuru, Hak için zâtîdir; sonradan kazanılmış bir şey değildir. Bir başka şeyden faydalanmadığı gibi illetli de değildir. Yaratılmış olan âlem ve içindekilerin ortaya çıkması ise Hakk’ın zuhur sıfatı ile tecellisinden meydana gelmiştir. Bu halde varlıkların yaratıcısı, her şeyin varlığından […]

Kainata Mana-i Harfiyle Bakmak

Letâifü’l-Minen adlı eserde şöyle denilmiştir: “Cenab-ı Hak ekvam, onun cismanî elbisesini görmek için değil, onda ekvanın yaratıcısını müşahede etmek için nasibeyledi. Şu halde kulların Rabbinin senden dileği; kâinatı, kâinatı görmeyenin gözüyle görmektir. Kâinat Cenab-ı Hakk’ın onda zuhur tecellisi göstermesi yönüyle görülmelidir. Yoksa kâinatın yaratılmış olması (kevniyeti) cihetiyle görülmesinde ne fayda hâsıl olur?”‘ Ataullah İskenderi – […]

Güzel Amel

Bir gün Muaz Hazretleri, Resulullah Hazretlerinin(sas) huzuruna ağlayarak gelince Efendimiz buyurdular: “Ya Muaz, sabaha ne halde girdin?” “Mü’min olduğum halde!” “Her hakkın bir delili, her sözün bir hakikati vardır. Senin sözünün delili nedir?” “Ya Resulallah, ben her sabaha artık akşama yetişmem ve her akşam da bir daha sabaha çıkmam zannederek girerim. Her adını, başka bir […]

Bir Kıssa

Sehl bin Abdullah Tüsterî Hazretleri şöyle buyurmuştur: İbadet eden bir kul güzel bir amel işleyip de; “Yarabbi, bunu ben senin fazlınla, tevfikinle, yardımın ve kolaylaştırman sebebiyle işledim.” derse, Cenab-ı Hak onun ibadetini kabul ederek; “Ey kulum, sen de bana itaat ettin, bana yaklaşma sebeplerini tamamladın!” buyurur. Eğer o âbid kul, bu güzel amelde fail-i hakiki […]

Bir Kıssa

Eyüb el-Tâlakanî Hazretlerinin “Dostlarımdan biri anlatmış ti.” diyerek naklettiği bir kıssa; Mercü’d-dibac denilen yerde azıksız ve arkadaşı/ birine rasladım. Selâm verdim ve nereye gittiğini sordum. Bilmem: dedi. Ben; “Bir yere gitmek isteyip de nereye gittiğini bilmeyen kimse olur mu?” dedim. “İşte o kimse benim!” dedi, “Niyetin nereyedir?” dedim. “Mekke’ye!” dedi. “Öyleyse, neden nereye gittiğini sorunca […]

Bir Kıssa

Eban bin İyaş Hazretleri anlatıyor; Hasan Basri da Ashab-ı Kiram’dan Enes bin Malik’in yanından çıkıp giderken dört zencinin bir cenazeyi götürdüğünü gördüm. Hiç cemaati olmamasına hayret edip üzülerek onları takip ettim, Musallaya varınca cenaze namazı için imam olmamı istediler. Namazı kıldırdım ve onlara cenazenin kim olduğunu sordum. Orada bulunan bir kadını işaret ederek: “Bizi şu […]

Bir Kıssa

İbn Ebu’l-Havarî Hazretleri anlatıyor: Bir gün Ebu Süleyman Dâranı Hazretlerinin huzuruna var­dım. Gördüm ki pek çok ağlıyorlar, şaştım ve sebebini sordum. Dediler ki: “Ya Ebu’l-Havârî, gece karanlığı bütün ufku kaplayıp gafil gözler tecelli nurundan kapandığı (uyuduğu) ve her dost dostuy­la yalnız kalarak vuslat neşesine daldığı zaman muhabbet ehli­nin tam bir incelik ve hassasiyetle azaları yumuşar, […]