Aklın Görevi ve Kullanımı

A. Aklın Görevi Vurgulayarak ifade etmek gerekir ki İslâm dini, aklı egemenliği altına alan, düşünceyi ezerek insan mantığını köleleştiren bir din değildir.234 Meseleye, aklı dinin önünde bir konuma getirmek açısından bakılacak olursa, Allah’ın ve Resûlü’nün (sallallâhu aleyhi ve sellem) yetki alanında olan konularda aklı kullanmak yasaklanmıştır.235 Akıl ile ispat edilebilir mânâsıyla iman meselelerinde akla başvurulmaz, […]

Ahlakın Temel Şartları:İrade,Hürriyet/Özgürlük ve Niyet

Yaratılmışımızda (halk) varoluş mayamıza zerk edilmiş olan akıl, hikmet ve tabiatın bir ahlak(hulk)haline dönüşmesinin olmazsa olmaz ilk şartı, bir iradenin mevcudiyetidir. İrade, yaratılışımızda­ki bu mayayı günlük hayat içinde karşılaştığımız seçenekler ara­sında tercihte bulunmak üzere kullanma gücü ve yeteneğidir. Bu çerçevede, irade üç aşamada devreye girer: İnsan önce mayasında mevcut bir güç ile arzu duyar, sonra […]

Batı Tefekkürü ve İslam Tasavvufunda “Çifte Kanat” Metaforu[i]

Batı Tefekkürü ve İslam Tasavvufunda “Çifte Kanat” Metaforu[i] Doç.Dr. Vefa TAŞDELEN[ii] Öz Batı Tefekkürü ve İslam. Tasavvufu, Necip Fazıl Kısakürek’in kitaplaştı- rılmış konferans metinlerinden biridir. Kısakürek bu çalışmasında Batı kültürünün temel üreticilerinden biri olan felsefe ile İslam kültürünün temel üreticilerinden biri olan tasavvuf arasında bir karşılaştırma yapar. Doğulu ve Batılı zihin biçimleri üzerine bir çözümleme […]

Şuur,Açık Duygu ile Hissetmektir

Şuur, açık duygu ile hissetmektir. Yani şu anda his halinde olan ve henüz hafızaya ve akla tamamen geçmemiş bulunan açık bir ilimdir ki, dalgınlığın zıddıdır. İdrakin ilk derecesi yani bir şeyin, düşünenin fikrine ilk varış derecesi, ilk görünümüdür. Çünkü ilim, nefsin mânâya ulaşmasıdır. Ve bu ulaşmanın birtakım dereceleri vardır ki, şuur bunların birincisi yani nefsin […]

Dinin Tarifi

Bilinen manaya gelince: Din, akıl sahiplerini kendi güzel arzuları ile bizzat iyilikleri yapmaya sevk eden ilahi bir nizamdır. Burada biraz duralım. Bu tanımlama, herşeyden önce hak dinin bir tanımlamasıdır. Çünkü bizzat iyiliğe gerçekten sevk etmek ancak hak dindedir. Batıl dinlerde ise bu sevk, hayali olur. Onlar, bizzat iyilik olmayan şeylere, olsa olsa iyilik adına bazı […]

Divan-ı Hikmet Sohbetleri -4

Hakikatli ve Siyasetli İnsan Olmanın İmkânı: Işk, Sıdk ve Liyakât Kavramları Açısından Bir Modelleme Denemesi Prof. Dr. İhsan FAZLIOĞLU İstanbul Medeniyet Üniversitesi Cümleten Hoş Geldiniz! Öncelikle böyle bir toplantıyı tertip eden ve beni davet etme ne-zaketi gösteren Ahmet Yesevi Üniversitesi Mütevelli Heyeti’ne teşek-kür ediyorum. Değerli dostum Musa Yıldız’ı makamında ziyaret ettim. Bana bir Dîvân-ı Hikmet […]

Hoca Ahmed Yesevî, Hüküm ve Hikmet”

o * Doç. Dr., Büyükelçi, Cumhurbaşkanlığı Sözcüsü –Ankara/Türkiye Öz Bu çalışmada maneviyat geleneğimizin en önemli temsilcilerinden olan Hoca Ahmed Yesevî’nin ölümsüz eseri Divan-ı Hikmet’ten ve tasavvuf geleneğimizden hareketle hikmet ve hüküm kavramları üzerinde durulmuştur. Yesevî’nin açtığı ilim ve irfan yolunun takipçileri medeniyet yürüyüşümüzün temel adımlarını teşkil etmişlerdir. Hakikat yolculuğunun ana hedefi olarak hükümlerin arkasındaki hikmetleri […]