Rahman’ın Arş’a İstivası Meselesi ve Arş’a ve Kürsi’ye İman

Rahman’ın Arş’a İstivası Meselesi …Burada bir noktaya dikkat çekelim. İbn Teymiyye “Rahman’ın Arş’a istivası” meselesinde -ileride de değineceğiz(bkz.s.185 vd)- Allah Teâlâ’nın Arş’a istivasını, Arş’ın üzerinde fiilî bir yerleşme olarak kabul ettiği için bir problemle karşılaşıyor. İmam Ebu Hanife bu istiva meselesinde diyor ki: Eğer Allah Arş’a yerleşti, mekân tuttu, ayet-i kerime bunu anlatıyor dersek o […]

Daha fazla oku
Kur’an-ı Kerim’e İman

Şüphesiz Kur’ân Allah’ın kelamıdır, O’ndan söz olarak keyfiyetsiz sadır olmuş, elçisine vahiy olarak indirmiştir. Müminler de onu böylece hakk olarak tasdik ederek, onun gerçekten Allah Teâlâ’nın kelamı olduğuna ve mahlûkatın kelamı gibi yaratılmış olmadığına yakinen iman etmişlerdir. Onu işitip de, onun beşer sözü olduğunu iddia eden kesinlikle küfre girer. Allah Teâlâ, bu kimseyi kınamış, ayıplamış […]

Daha fazla oku
Hz. Peygamberin ( s.a.v) Aldığı Vahiyler Sadece Kur’an Ayetlerinden İbaret midir ?

Evvela şunu belirtelim ki, Hz. Peygamber ( s.a.v) ‘in Kuran dışında vahiy almadığı konusunun delalet-i kat’iyye sarahatinde ifade eden bir Kur’an ayeti mevcut değildir.Yazarın yaptığı gibi ( Yaşar Nuri Öztürkten bahsediyor ) mesela ” O arzusuna göre konuşmaz. O ( bildirdikleri ) kendisine indirilen vahiyden başkası değildir ” ( en-Necm, 3-4 ) , ” Peygamber […]

Daha fazla oku
Müslüman Kadın Kimliği

İlginç bir dönemde yaşıyoruz… Toplumun belli bir kesimi, en hayati meselelerimizi “birileri” gündeme getirirse fark edi­yor… Neyin konuşulacağını ve konuşulan konuda ne karar verilmesi gerektiğini hep “birileri” söylüyor. Belki “olsun; hiç konuşmamaktansa, meselelerimizi şöyle veya böyle konuş­mak daha iyidir” diye düşünmek için kendimizi zorlamamız mümkün. Ama eğer o “birileri”, toplum olarak herhangi bir yere varmamamızı […]

Daha fazla oku
Allah’ın ipine “hep birlikte” sarılmak

Gerek Kur’an, gerekse Sünnet, mü’minlerin birlik ve bera­berlik içinde bulunmasına büyük bir hassasiyet göstermiş, bir­lik ve beraberliğin kaybedilmesi halinde ortaya nasıl bir man­zara çıkacağını çarpıcı ifadelerle dikkatlerimize sunmuştur. Hepimizin çok iyi bildiği bir ayette, “Hep birlikte Allah’ın ipine sımsıkı yapışın; parçalanmayın. Allah’ın size olan nimetini hatırlayın: Hani siz birbirinize düşman kişiler idiniz de 0, gönüllerinizi […]

Daha fazla oku
Mülk Kimin

…. Mal sahibi mülk sahibi …Sekülerleşme (dünyevîleşme) denen durum, her şeyin dünya merkezli olarak ele alınıp değerlendirildiği bir süreci ifade ediyor. Bu süreçte bütün değerler “madde”ye indirgenmiş, insanın manevi yanı yok sayılmıştır. Batı dünyasında insanların yoğun bir şekilde dinden (hristiyanlıktan) uzaklaşması hadisesi sadece hristiyanlığın kendi iç arızalarından kaynaklanmıyor; aynı zamanda Batılı insanın her şeyi madde […]

Daha fazla oku
İnsani İlişkilerde İstikamet

….. Cenneti Kişisel İbadetlerle Aramak   “İman etmedikçe cennete giremezsiniz; birbirinizi sevmedikçe de gerçekten iman etmiş olmazsınız” (Müslim,Cihad,13..) buyuran Alemlerin Efendisi (a.s)., imanın temeline sevgiyi yerleştirmiş oluyor. Böylece ilişkilerimizde zorlamaya ve gösterişe dayalı olmayan, içimize yerleşmiş bulunan ve şahsiyetimizin ayrılmaz parçası haline gelmiş olan “karşılıklı sevgi ve muhabbet” ile ayakta duran bir toplum oluşturmamız gerektiğini […]

Daha fazla oku
İnsan Hakları Bizde Neden Yok?

“Emanet”i bilen, “emniyet”le onu taşıyan iman etmiş bireylerden oluşan İslâm toplumu, geçmiş ve şimdiki Batı toplumlarında var olan pek çok hastalığı bünyesinde barındırmaz. “İnsan hakları” kavramının Batı aleminde ortaya çıkması da bu durumla ilişkilidir. Zira imanın sağladığı emniyet ortamının söz konusu olmadığı Batı toplumunun geçmişi, zulmün, sömürünün, yağma ve talanın tarihidir adeta. Toplumun “asiller” ve […]

Daha fazla oku
Gençlik bunalım dönemi mi?

Hiç düşündünüz mü, çağdaş dünyada “gençlik” denince akla ilk önce “hayatının en bunalımlı döneminde bulunan” yaş grubunun gelmesi normal mi? Çocukluk dönemini bir yana bırakacak olursak, “gençlik bunalımı”, “orta yaş bunalımı” (yaşlılar zaten otomatik olarak bunamış görülür) gibi ifadeler, artık dilimize de iyice yerleşmiş bulunuyor. Biraz düşününce, bu tabirlerin insana hayatının her döneminde hastalıklı muamelesi […]

Daha fazla oku
Biz Kardeşiz

….. “Önce Ona Götür” Gelin hep birlikte Yermuk savaşından bir sahneyi seyredelim: Hişam oğlu Haris, Ebu Cehil oğlu İkrime ve Ebu Rebia oğlu Ayyaş, Yermuk savaşında ağır yaralar almışlardır. Yerlerinden kıpırdayamayacak haldedirler. Ebu Sabit oğlu Habib, elinde bir su kırbasıyla yaralıların arasında dolaşmaktadır, belki su isteyen olur da, bu kızgın çöl sıcağında susuzluğuna derman olurum […]

Daha fazla oku