Lokman Hekim’den Sözler

lokman-hekim

Yavrucuğum! “Şerri ancak şer söndürür” diyen kişi yalan söylemiştir. Şayet böyle diyen kişi doğru söylediğini düşünüyorsa bir ateşin yanına bir ateş daha yaksın ve söndürüyor mu bir baksın. Doğrusu şu ki ateşi  suyun söndürdüğü gibi şerri de ancak hayır söndürür.

———————-

Yavrucuğum! Uzun süre sıhhat ve afiyet içinde oldum diye sevinme ve başına gelen musibeti saklı tut. Çünkü o, iyiliğin hazinelerindendir. Musibetlere karşı metanet göster. Çünkü musibetler öte dünyada senin İçin büyük bir birikimdir.

———————-

Yavrucuğum ! Söz gümüşse sükût altındır. Sustuğun için asla pişman olmazsın, ama söylediğin bir şey yüzünden pişman olabilirsin.

———————-

Yavrucuğum! Ahlâksız ve hayâsız adam konuşsa konuştuğu şey onu rezil eder, sussa beceriksizliği yüzünden rezil olur. Bir iş yapsa kötü yapar, yapmayıp otursa yapılacak işi zayi eder. Zengin olsa şımarır, fakir düşse ümidini keser. Sevinse taşkınlık yapar, üzülse ümidim ta­mamen yitirir. Gücü yeterse çirkinleşir, yenik düşerse aşağılık olur. İsterse ısrarcı olur, kendisinden istenirse cimri davranır. Gülerse anı­rır gibi güler, ağlarsa inek gibi bağırır. Kendisine engel olunursa he­men şiddet gösterir, öğüt verilirse öfkelenir. Verirse başa kakar, ken­disine verilirse teşekkür etmez. Kendisine bir sır verirsen ihanet eder, kendisi sana bir sırrım verdiğinde seni töhmet altında bırakır. Senden aşağı bir konumdaysa seni eleştirir, senden üstte ise seni ezer. Kendi­sine eşlik edersen seni yorar, yalnız bıraksan seni sana bırakmaz. Ne kendi hikmetleri, ne de başkasının hikmetleri ona bir fayda sağlamaz. Ne men edilmekten kurtulur, ne de kendisini men edenler rahat olur. Eğitim-öğretimi bitmek bilmez ve öğretmeni hiç boş kalmaz. Ne ailesi onunla sevinir, ne de onlara verdiği dert ve keder son bulur. Ai­lenin en büyüğü ise küçüklerin, en küçüğü ise büyüklerin kendisin­den usanmasına sebep olur. Doğruya yönlendirilse de yola gelmez.

———————-

Yavrucuğum! Dil hem hayrın, hem de şerrin anahtarıdır. Bundan dolayı sen, altın ve gümüşü kilitli bir yerde sakladığın gibi hayır söz haricindeki her konuda ağzına kilit vur.

———————-

Yavrucuğum! İki kişi hariç, dünyada kimse için hayır namına bir şey yoktur. Bunlar, önceden bir kötülük eden ve Allah’ın affına mazhar olabilmek için bu kötülüğü sâlih amellerle gidermeye çalışan kişi ile yüksek derecelere nail olmak İsteğiyle canla başla hayır işlerine koşan kişidir.

———————-

Yavrucuğum! Merhamet eden merhamet görür. Susan selamet bulur. Hayır işleyen bundan faydalanır. Bâtıl söyleyen kaybeder. Şerri sevme­yen kendini korur. Diline sahip olmayan pişman olur.

———————-

Yavrucuğum! Dikkatini yükümlü tutulduğun şeylere ver, Allah’ın senin için yapmayı üstlendiği şeyleri ise merak etme. Dünyayı dert edinme ki seni âhiretten alıkoymasın.

———————-

Yavrucuğum! Her şeyin bir afeti vardır. Amelin afeti ise kendini beğen­mektir. Allah’ın senin hakkında başka türlü bildiği şeylerle insanlara gösteriş yapma.

———————-

Yavrucuğum! Musibetlere karşı sebat göstermek yakînin gücünden kaynaklanır. Her amelin bir kemâli ve doruk noktası vardır. İbadetin kemâli takva ve yakîndir. Şeref ve yüceliğin zirvesi ise akıl güzelliğidir. Aklı güzel olan kişi kendi kusurlarını örter, kötü yanlarını ıslah eder ve Mevla’sı da ondan razı olur.

———————-

Lokman Hekim’e “Hangi insan daha bilgilidir?” diye sorulunca, “İn­sanların ilminden alıp kendi bilgi dağarcığına ekleyendir.” diye cevap verdi ve “Beki sizce insanların en zengini kimdir?” diye ekledi. İnsanlar. “Malı çok olandır.” deyince “Hayır.” dedi. “Asıl zengin, kendisindeki bilgiye ihtiyaç duyulduğunda bulunabilen, ihtiyaç duyulmadığında ise kendi kendine yeten bilgi sahibidir.”

———————-

Soru ilmin yansıdır, İnsanları idare etmek aklın yarısı, geçimde tasarruf etmek de aileye bakma külfetinin yarısıdır.

———————-

Düşman, kendisiyle ilgilenilmesi hâlinde dost olduğu gibi dost da ken­disine cefâ edilmesi durumunda düşman olur.

———————-

Sözün sonu, söz sahibinin aklını haber verir. Bundan dolayı haber veren kişi ne söylediğine bir baksın.

———————-

Yavrucuğum! Geçen her gün ve her gece ayrılma korkusu taşıdığın bir dünyadan sana hayır yoktur. İyisi mi gel sen ondan kendin için azık  devşirmeye bak.

———————-

Lokman Hekim oğluna şöyle demiştir: “Yavrucuğum! Sana yalan söy leyenin senin aleyhinde yalan söylemeyeceğine asla güvenme. Deveye hendek atlatmak, anlayışı kıt birine bir şey anlatmaya çalışmaktan daha kolaydır.

———————-

Lokman Hekim oğluna şöyle demiştir: “Biriyle arkadaş olmak istersen onu öfkelendir, öfkeli olmasına rağmen sana karşı insafı elden bırakmıyorsa ne güzel; aksi hâlde ondan uzak dur.”

———————-

Zaman gelir yumuşak davranmak ahmaklık olur; bazen ahmaklık, yu­muşaklık (rıfk) olur. Bazen de derman, derdin kendisidir. Kimi zaman hilekâr nasihat eder; nasihat eden ise aldatır.

———————-

Kişi aynada yüzüne bakmalı, yüzü güzelse ona çirkin bir fiil katma yakıştırmamak; yüzü çirkinse iki çirkini bir araya getirmeyi yakıştırmamalıdır.

———————-

Kaynak:

İbn Fatik,Muhtaru’l Hikem(Hikmetli Sözler) -T.C Yazma Eserler Kurumu Başkanlığı

 

“Sevgili oğlum! Günahların gözünün önünde, amelin ise arkanda olsun. Oğlum! Günahlarından kaçıp Allah’a sığın ve amelini çok görme.”
———————-

“Sevgili oğlum! Merhameti yumuşak, iyiliği yakın, düşünmesi çok, hak söylemek dışında konuşması az, ağlaması fazla, sevinci az olan biri ol. Şakalaşma, bağrışma ve tartışma. Sustuğunda tefekkür üzere sus, konuştuğunda hikmet üzere söyle.’

———————-
Sevgili Oğlum!Horoz senden daha zeki olmasın.Horoz gece bitince kanat çırpıp Allah’ı tesbih etmek için öter.Gafll olma.Allah’tan kork ve insanlara kendinden haber verme.Sen kendi elindekinin hayvan kığısı olduğunu bilirken cahilin birinin ‘Elinde inci tanesi var’demesine aldanma.

———————-
“Sevgili oğlum! Hayrı öğren ve öğret. Bil ki öncekiler sonrakilere öğretecek kadar yaşadıkları müddetçe insanlar hayır içindedir, öğretmenin sözü insanların; bir gün bunun, bir gün şunun muhtaç olduğu pınarlar gibidir. Dolayısıyla ondan istifade ederler. Alçakgönüllü ol. İnsanlardan alçakgönüllü olmaya en layık kişi, Allah’ ı en çok bilen ve Allah için amel yapma bakımından en güzel olandır. Bil ki imanı kalbini aydınlatan kişinin dili hakkı söyler de ondan hem kendi faydalanır, hem de Allah onunla başkasına fayda verir. Dili hakkı söyleyip de kendisi ondan faydalanmayanın dini, dili yüzünden harap olur. Zira küçük bir kıvılcımdan düzensiz devasa bir ateş çıktığı gibi tek bir kelime de adamı bozar.”

———————-
“Sevgili oğlum! Bedbaht, iğrenç ve hayâsız adam eğer konuşursa dili onu rezil eder, sussa meramını ifade edememesi onu rezil eder. Bir amel işlese kötü yapar, bir iş yapsa zayi eder. Zengin olsa taşkınlık yapar, fakir olursa ümitsizliğe düşer. Sevinse şımarır, korksa saklanır, üzülse ye’se kapılır. Gücü yeterse çirkinleşir, yenik düşerse sövüp sayar. İsterse ısrarcı davranır, istenirse cimri davranır. Gülerse anırır, ağlarsa böğürür. Öğüt verilirse öfkelenir; kovarsa kaba saba olur. Verirse başa kakar, ihsan edilirse nankörlük eder. Kendisine bir sır verirsen sana ihanet eder, kendisi sana bir sır verirse seni töhmet altında bırakır. Senden aşağıda olursa seni imalı sözlerle karalar, senden üstte olursa seni ezer.)

———————-

Sevgili oğlum! İnsanların en akıllısı şu iki kişidir: Allah’ın kendisine dünyada şeref ve şan verdiği kişidir ki aslında kendisi ahirette şeref ve şan sahihi olmak ister. Diğeri de rızkı dar takdir edilen kişidir ki ölüm gelinceye kadar sabredip Rabbine güzelce ibadet eder.”

———————-
“Sevgili oğlum! Allah’a akıldan daha üstün bir şeyle kulluk edilmemiştir. Bir kişinin aklı, şu on haslet bulunmaksızın kemale ermiş sayılmaz: Kibrinden emin olunur, doğru olması umulur dünyadan nasibi azığıdır, malının artanını verir, tevazu ona kibirden daha sevimlidir, zillet ona izzetten daha sevimlidir, ömür boyunca iffeti istemekten usanmaz. Ondan bir ihtiyacını isteyen kişi usanmaz. Başkasının az iyiliğini çok kabul eder, kendisinin çok iyiliğini az görür. Sayesinde şerefinin arttığı ve kadr u kıymetinin yüceldiği onuncu haslet ise şudur: Bütün insanları kendisinden daha iyi ve kendisini de onların en kötüsü olarak görür, insanlar iki kısımdır. Kendisinden daha iyi ve üstün olanlar, kendisinden daha kötü ve aşağı olanlar. O, her iki kısma karşı da tevazu gösterir. Kendisinden daha iyi ve üstün birini gördüğünde ona katılmayı temenni eder. Kendisinden daha kötü ve aşağı olan birini gördüğünde ise şöyle der: “Belki bu kurtulur da helak olan ben olurum. Belki de onun iyiliği gizlidir, henüz ortaya çıkmamıştır. Bu onun için daha iyidir. Zahiri ise görünmektedir. Bu benim için daha kötüdür.” İşte bunlarla akıl kemale erer ve çağının insanlarının efendisi olur.”

———————-
“Sevgili oğlum! Tehlikelere karşı sabır, kesin inancın güzelliğinden kaynaklanır. Her amelin bir kemâli vardır, ibadetin kemâli Allah korkusu ve yakîndir. Şerefin ve yüceliğin doruk noktası aklın güzelliğidir. Aklı güzel olan kişi kendi ayıplarım örter, kötülüklerini ıslah eder ve efendisi ondan razı olur.”

———————-
“Sevgili oğlum! Kadınların şerrinden Allah’a sığın. Hayırlı olanlarına karşı uyanık ol. Çünkü onlar iyilik yolunda yarışmazlar. Bilakis şerre atılgandırlar. {Kader ve kazanın şerrinden Allah’a sığın}.”

———————-

Lokman’a “Hangi insan daha bilgilidir?” diye sorulunca “İnsanları ilminden alıp kendi ilmine koyandır” diye cevap verdi ve ardından “Peki insanların en zengini kimdir?” diye sordu. Oradakiler “Malı çok olandır” deyince “Hayır, asıl zengin olan, ondaki bilgiye ihtiyaç duyulduğunda bulunan, ihtiyaç duyulmadığında ise kendine yeten kimsedir” dedi.

———————-
“Sevgili oğlum! Yalnızlığa karşı ilim meclislerini tercih et. Allah’ın anıldığı bir meclis gördüğünde onlarla beraber otur. Çünkü şayet sen âlimsen ilmin sana fayda verir, cahilsen sana öğretirler. Bundan sonra eğer Allah o meclistekilere rahmet ulaştırırsa onlarla birlikte sana da isabet eder.”

———————-
“Sevgili oğlum! Allah’ın zikrinin geçmediği bir mecliste oturma. Çünkü sen âlimsen ilmin sana fayda vermez. Yok, eğer cahilsen onlar senin sadece günahını artırırlar. Ayrıca eğer Allah onlara öfkesini ulaştırırsa onlarla beraber sana da öfke ulaşır.”

———————-
“Sevgili oğlum! Allah’ın sana yakınlığı miktarınca ondan hayâ et. Allah’ın senin üzerindeki kudreti miktarınca ondan kork. Fazlasıyla lüzumsuz şeylerden seni sakındırırım; zira yarın hesabın uzun olur. Allah seni, sana yasakladığı şeylerin yanında görmesin; sana emrettiği işlerin yanında da seni bulamamış olmasın.”

———————-

Sevgili oğlum! Sana yalan söyleyenin senin aleyhinde yalan söylemeyeceğinden emin olma. Kayaları taşımak, anlamayana anlatmandan daha kolaydır.”

———————-
 

Kaynak:Şemseddin Şehrezuri – Nüzhetü-l Ervah

T.C Yazma Eserler Kurumu Başkanlığı

 

Yazar: Muhammed Ali

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir

*

This site uses Akismet to reduce spam. Learn how your comment data is processed.