İnsan Akile ve Mefkeret Kuvvetlerinin Çalıştırılması ile Tekamül Eder

Her insanda iki âkile kuvveti vardır. Birisi dimağda diğeri de kalbdedir. Demek ulemânın, akıl dimağdadır, yok efendim akıl kalbdedir şeklin­deki ihtilafları mücerred sûret ve lafzî nizadan ibarettir. Demek iki görüş de haktır. 1-İnsan ve hayvanlarda olan nefs-i nâtıkanın göz, kulak, burun, el gibi aletleri vasıtasıyla görmek, işitmek, koklamak ve tutmaktan ibaret akıl dimağdadır. Dimağa aksedip […]

Daha fazla oku
İnsanın Hakikatinin Tarifi

İnsanın hakîkatini ulemâ şöylece tarif etmişlerdir: İnsan haraketli, diri, ulvî ve nûrânî bir cisimden ibarettir. Görülen bu bedenin heykelinden muhaliftir. Su gülde, yağ zeytinde, ateş tuğlada nüfuz ettiği gibi, ruh da bu cesedde sereyan ve cevlan eder. Kendisi değişmeye tefessüh etmeye salahiyetli değildir. Mutlak sûrette cismânî heykelde tasarruf eder. Alet ve edevatlarının tefessüh etmesi halinde […]

Daha fazla oku
İnsanın Hakikatini Bilmekte 6 Fayda Vardır

Bütün akıllıların ittifakıyla Allah’ın varlığını ve birliğini bilmek farzdır. Bazı hukemâ ve ehli tasavvuf: “İnsana Hâlık’ını bilmek için en evvela kendi nefsini bilmesi farzdır.” dediler. Ehli kelam ve diğer bazı hukemâya göre, en evvela vacib, Hâlık’ın varlığını bilmektir, ihtilafları lafzî bir nizâ’dan ibarettir. Çünkü Ma’rifetullah en şerefli bir ilimdir. İttifakla Allah’ı bilmek farzdır. Ha müessiri […]

Daha fazla oku
Akıl Vazifeyi,Vicdan Mesuliyeti Tayin Eder

İmam Mâverdî’nin buyurduğu gibi her faziletin bir esası var, her edebin bir menbaı var, her güzelliğin bir kaynağı vardır. Öyle ise faziletin de esası ve edebin temeli de akıldır. Allah Teâlâ din ve dünya işlerinde aklı insana bahşetmiş, ona tahsis etmiş ve onu esas olarak tayin etmiş­tir. Tekliflerin yönelmesine sebeb de akıldır. Öyleyse Allah’ın bildirmiş […]

Daha fazla oku
Bir Hadis ve Şerhi

“Şübhesiz Allah Teâlâ ben-i Âdem’i, İçinde (sinir sistemi içinde duygu olarak) zinadan bir pay olduğu halde yaratmıştır. Âdem oğlu ona ulaşacaktır, bunda şübhe bile yoktur. Şu halde gözün zinası bakmak, dilin zinası konuşmaktırn. Nefs de temenni ediyor ve şiddetle arzuluyor; haya yeri de bunu (duyuların arzusunu) bazan tas­dik eder, bazan da yalanlar.” mealindeki hadîs-i şerîfin […]

Daha fazla oku
Ahlakın Menşein Akıl Düsturunu Vicdan Görenlerin Reddiyesi

Felsefecilerin içerisinde en mükemmel görüşleri ortaya koyan Kant diyor ki: “Vazife veya vicdanî mesuliyet ahlaktır. Bunun menşei akıl, düs­turu emr ve vicdandır.” Bu görüş, diğer felsefecilere nazaran birçok mes­leklerden üstündür. Lâkin Kant’ın ortaya koymuş olduğu “Ahlak, vicdanî mesuliyettir, menşei akıl, düsturu emrdir.” tarifi birçok cihetlerden isabetli değildir. Kant’a göre bile akıl ve vicdanın hakîkaten ahlaka […]

Daha fazla oku
Tekâmüliyye Mezhebinin Tahlil,Tesbit ve Tenkidi

Allah Teâlâ insanı yaratmıştır; ilk yarattığı insan Adem Peygamber’e beraber Tevhid dînini de bildirmiş, dînin icab ettiği ahlakı, amel ve ibadeti ve itikadı sınırlandırmıştır. Ancak her bir peygamberin zamanında muayyen şeriatleri bildirmiştir. Tevhid müstesna olmak üzere zaman zaman peygamberlere şerit ahkâmı değişik sûretlerde bildirmiştir. Son Peygamber’e mükemmel bir din bildirmekle vahye son vermiştir. Artık son […]

Daha fazla oku
Güzel Ahlakın Tahsilinde Iradenin Kullanılması

“Güzel ahlakın tahsil edilmesinde azimli iradenin kullanılması üç şekildedir. Yerine göre azimle iradenin kullanılması güzel semere verir. 1 -Melekiyye kuvvetiyle azim derecesindeki iradeyi kullanmakla güzel ahlak tahsil edilir. Melekiyye kuvvet, nefs-i nâtıkanın kuvvetlerinden bir askerdir. Yerine göre nefs-i nâtıka en evvela bu kuvvetle düşünür; işini yapmakta veya terk etmekte iki taraftan bilisini tercih eder. Melekiyye […]

Daha fazla oku