Peygamberliğin Delili Olarak Mucize ve Evliyanın Kerametleri

Nesefî * çev. Fadıl Ayğan Ebu’l-Muin en-Nesefî (ö. 508/1115) Tebsıratü’l-edille isimli eseriyle Sünnî bir kelam ekolü olarak Mâtürîdîliğin sistemleşmesinde önemli bir role sahiptir. Bu eserinde Nesefî, genelde peygamberliğin özelde ise Hz. Peygamber’in risâ- letinin ispatına genişçe yer ayırmıştır. Eserin ilgili bölümlerinde peygamberli­ğin imkânı ve gerekliliği, peygamberliği ispat yöntemleri ve bu bağlamda mu­cize ve türleri konularını […]

Daha fazla oku
Peygamberin Gerekliliği

  Mâtürîdî [*] çev. Bekir Topaloğlu Ebû Mansûr el-Mâtürîdî’nin (ö. 333/944) Kitâbü’t-Tevhîd’inden iktibas edilen aşağıdaki metin, peygamberliğin gerçekliğine ilişkin kavrayışla Tann’nın varlığının ispat edilmesi arasında bağ kurması ve konuyu dinî bilginin ge­rekliliği bağlamında şeriatların varlığıyla irtibatlandırması açısından dikkat çekicidir. Tanrılık (ulûhiyyet) ve peygamberliğin (nübüvvet) ispatı noktasında mucizenin konumuna kısaca atıf yapmakla yetinerek konuya başlangıç yapan […]

Daha fazla oku
Hüsün-Kubuha Dair Terimlerin Analizi

    Gazzâlî [********] çev. Osman Demir  Mutezile’nin özellikle ta’dil ve tecvir bahsinde ahlaki kavramlar olan iyi vekötünün İlâhî fiile nisbetini sorgulaması,Ehl-i Sünnet’in konuya ilgi duymasını ve buna bağlı olarak hüsün,kubuh,adalet, cevr/zulüm,hikmet ve sefeh gibi kavramların tartışılmasını sağlamıştır. İlahi fiili, mahiyetini ve onun varlıklarla ilişki biçimini bilmek insanın davranışının değeri üzerinde düşünmeye teolojik bir zemin […]

Daha fazla oku
Akıl Bir Şeyin İyi veya Kötü Olduğuna Hükmedebilir mi?

  Fahreddin er-Râzî   çev. M. Cüneyt Kaya Mutezile’nin, bir şeyin iyiliği veya kötülüğü hakkında hüküm verme yet­kisini akla vermesiyle birlikte kelâmın en önemli tartışma konularından biri haline gelen bu meseleye dair Fahreddin er-Râzî (ö. 606/1210), el-Metâ- libü’l-âliye’den alıntılanan aşağıdaki metinde analitik bir ayının yaparak aklın bir şeyin iyilik ve kötülüğü konusunda hüküm verme yetkisinin […]

Daha fazla oku
İrade Hürriyeti ve İyi ile Kötünün Din Tarafından Belirlenmesi

    Sadrüşşerîa çev. Süleyman Tuğral Hanefî-Mâtürîdî ekolün önde gelen fakîh ve kelâmcılanndan olan Sadrüşşerîa (ö. 747/1346), et-Tavzîh şerhu’t-Tenkîh adlı eserinde din-ahlâk ilişkisiyle ilgili olarak hem irade hürriyetine hem de iyilik-kötülük (hüsün ve kubuh) mese­lelerine değinmektedir. Her iki meseleye değindiği kısımları bir bütün olarak alıntıladığımız bu metinde yazar öncelikle iyilik ve kötülük (hüsün ve kubuh) […]

Daha fazla oku
Faruk Kazan – Molla Câmî’nin Kelam Anlayışı ”Notlarım”

  Allah’ın kelamı, ses ve harf türlerinden değildir. Bilakis Allah’ın zâtına kaim ezeli bir sıfattır. Allah, bu sıfatla emreder, nehiy eder, haber verir. Bunun dışında ibare, yazı veya işaret ile delalet eder. Allah bunlara Arapça tabir ettiğinde Kur’an’dır. Süryanice olunca İncîl’dir, İbranice olunca da Tevrât olur. Farklılık anlam üzerine değil de ibare üzerine olur. 650 […]

Daha fazla oku
Fiillerin Ortaya Çıkış Aşamaları Üzerine: Razi’nin Eylem Teorisi

Prof. Dr. Eşref Altaş Giriş Psikolojide davranışların ortaya çıkış süreçleri irade öncesi veya iradeli, bilinçaltı ya da bilinci esas alan teori­lerle dürtü, bağlanma, ihtiyaçlar gibi birçok kavram etra­fında açıklanır. Burada davranışlar için belli bir arka plan oluşturma, davranışları açıklama, eğitme, değiştirme, yön­lendirme ve manipüle etme gibi çeşitli amaçlar güdülür. Klasik îslam düşüncesinde hem kelami hem […]

Daha fazla oku
Yolcular ve Mir’aclar

  ÜÇÜNCÜ Mİ’RAC Oluş ve bozuluş âleminde, muhdes olan cisimlerin var ol­ması için bir müsebbibi olması konusunda ittifak vardır. Bu müsebbib ya bir yaratıcı olabilir ya da beş duyumuzla algıla­dığımız tabiat ve ay altı âlemi olabilir. İhtilafa düşülen konu ise ay üstü âlemdir. Filozoflar gök cisimleri, galaksiler ve yıl­dızların durumlarının önemli bir konu olduğu hakkında […]

Daha fazla oku
Garânîk Safsatası

Hicretten bir müddet sonra, Mekke’deki atmosfer değiş­mişti. Birkaç senelik gayretin neticesinde tabir caizse güç bela iman dairesine giren Müslümanların çok büyük bir kısmı ar­tık Resûlullah’ın yanından ayrılmış, Peygamberimiz yeniden yalnız kalmış, kendisine ve davetine karşı bilenmiş azılı bir ahaliye karşı âdeta tebliğ mücadelesine sıfırdan ve yeniden başlamak zorunda kalmıştı. Üstüne birde Mekke kabileleri ara­larında anlaşarak […]

Daha fazla oku
Haberi Sıfatlar

Medine dönemi, Müslümanlarla “ötekiler” arasında fiilî savaşların başladığı ve devamla sürdüğü bir dönemdir. Sa­vaşlar, sebepleri, hikmetleri, ahkâmı vb. yönlerden daha çok fıkhî ve tarihî müktesebata dâhil görülüp oraya katkı sunsa da zaman zaman itikâdî meselelere de malzeme sunduğu ol­muştur. Meselâ bu örneklerden biri ve belki de en meşhuru, Müslüman olduğunu beyan edip, küffarla kahraman bir […]

Daha fazla oku