Ölümsüz Hayatın Şiirini Yakalamak

İnsanlık tarihinin her döneminde toplumla» içe ve dışa dö­nük dünyada, Dergah kültürüyle seven gönüllerin, düşünen akılların, veren ellerin ölümsüz şürini yakalayanlar dönüş­türmüştür. İki dünyayı şiire, şiiri iki dünyaya taşıyanlar, şiirler şiirini bularak, iç dünyaların derinliklerini, dış dünyaların zen­ginliklerine yansıtmışlardır. Geleceğin dünyasının mimarları, Al­lah sevgisinde yok olmayı Yunus’tan, Peygamber sevgisinde var olmayı Süleyman Çelebiden öğrenenler olacaktır. […]

Daha fazla oku
Elleri Yalnızca Her Şeyi Bilene Her Şeyi Görene Açmak

Güzel olmanın güzel insanlara benzemenin en güzel yolu, bilinen bütün dillerin ötesinde bir dille Allah’a inan­mak, bilinen bütün sevgilerin üstünde bir sevgiyle, Al­lah’ın Son Peygamberini sevmektir. Allaha inananlar Peygam­berlerini severler, Kitaplarına saygı gösterirler. Hayatın hiçbir alanında, inanmadan sevme uzun ömürlü olmaz. Sevgi inan­maya, inanma sevgiye yeni açılımlar kazandırır. Sevilenler say­gı görürler, saygı görenler sevilirler. Gönül […]

Daha fazla oku
Ellerin Üzerindeki Elleri Tutmak

Dergahların katılmaya çağırdığı, “Sonsuzluk Kervanrnın başında, Son Peygamber sevgisinde ve Son Peygambere bağlanmada, kimsenin kendilerine yetişemediği, Birin­ci ve Dördüncü Halife vardır. Bilginin ve bilgeliğin kaynağından yararlananların, herkesin yardımma koçanların, Allah dışında kimseden yardım istemeyenlerin oluşturduğu gizemli kervan, sınavlarla dolu çileli yoluna, çevresini dönüştüre dönüştüre de­vam etmektedir. Onları izleyenler yüzyılların içinde, çoğala ço- ğala bütün insanlara, […]

Daha fazla oku
Küreselleşme ve Kimlik Tahayyülü

Tahayyül etmek, başlangıçta rasyonel sınırları zorlamayı ve estetik kaygılanmayı akla getirse de, modernlik bağlanımda yeni rasyonel bütünlükler inşa etmenin yolunu açma anlamında kul­lanılmaktadır. “Çünkü tahayyül gücü, günümüzdeki temel işlevi­ni akim emrine sokarak kazanmaktadır. Bunu açıklayabilen temel durum ise modernliğin hareket tarzı olan farklılaştırmayı dengeleme arayışıdır” (Rundell, 1994:10). Modernliğin farklılaş- tırıcı işlevi, özellikle eski ve kozmopolit […]

Daha fazla oku
Çoksatanlar

Kestirmeden söylemem gerekirse “çoksatan kitaplar”a hep ihtiyatla yaklaşmışımdır. Bu çeşit bir kitaba çok zaman ihtiyatla hatta kuşkuyla baktığımı söyleyebilirim. Böyle bir kitaptan söz edildiğinde uzaktan izlerim önce, geride dururum. Bir edebiyat sevdalısı değil de gönülsüz bir yol acemisi rolünü oynarım. Okumam kolay kolay bu türden kitapları. Haklarında bir şey söylemekten sarfınazar ederim. Geçmişte yaşadığım birkaç […]

Daha fazla oku
Tenezzüh ve Eğlence “Yerleri

  Tepebaşı Bahçesi- Taksim Bahçesi Tepebaşı ve Taksim Bahçeleri, yaz aylarında İstanbul halkının din­lenme ve gezinti yerleridir. Ercüment Ekrem, söz konusu mekânları “yaz akşamlan kibar halkın toplantı ve piyasa yeri” olarak tanımlar; her iki bahçede “şehrin kadın erkek kalburüstü yabancılarının ve “Beyoglu’nun yadırgamadığı yerli şahsiyetlerin yürüyüş yaparak temiz hava aldıklarını ifade eder.[166 Tepebaşı Bahçesi, İngiliz […]

Daha fazla oku
Bilimsel Ufkun Sınırı

“Her ilim sahibinin üzerinde daha iyi bilen biri vardır.” (Yû­suf, 76) “Size ilimden ancak az bir pay verilmiştir.” (İsrâ, 85) “Bilimin herşeyi başarması mümkün değildir. Bu nedenle bü­tün problemleri halledecek bir yol bulacağı varsayımı, insan­lığı nihayetinde kaosa sürükleyecektir.” Nobel Fizik ödülü sahibi Polykarp Kusch Aşırı bir ateist olan kimyager Peter Atkins şöyle der: “Dindar­lar, evrende […]

Daha fazla oku
İnsan İnsandan Çekilince

  Sohbet konuşmaktan ibaret değil, konuşmanın öte­sinde insanın ruhunu saran ve onu tesir altına alan, in­sanı değiştiren, dönüştüren, kelime ve duygu dağarcı­ğını geliştiren hisli bir dildir. Her sohbetin karakteri ve kendine ait dokusu başka başkadır. İnsan herkesle konuşur ama hakiki sohbet, can kulağıyla dinlediği ve içinden gelerek konuştuğu o nadide insanla olur. Ger­çek bir sohbet, […]

Daha fazla oku
Acıyı Karşılamak

  Sevdiği bir şeyi kaybedenin ümidi ve kendine gü­veni azalır, dünyanın hâllerine tahammül eşiği düşer. Yitirmenin acısı, insanın omuzlarına, kalbine, adımla­tma ağır bir taş gibi oturur ve hareket etmesine mâni olur. Acılı insan kendini umutsuz, ürkek, çaresiz his­seder. Dış dünyaya ilgisi zayıflar. Dünyanın sonuymuş hissine kapılır. Konuşmak da susmak da onun en bü­yük ihtiyacıdır. Acılar […]

Daha fazla oku
Deneyim/Müşahede

  Öğrenmek yaşamayı öğrenmektir. Öğrenmek nihayetinde yaşamayı öğrenmektir, kıylükal değil. Maddeden tamamen uzaklaşan metafizik felsefe çalışıyor olsanız dahi nihai maksat hakikati keşfedip o hakikate göre yaşamak ve bunu insanlara salık vermektir. Gerçekte öğrenmek özü itibariyle güzeldir. Yani hiçbir ek fayda veya sonuç getirmese dahi bilmek, bilmemeye nazaran güzel bir şey olurdu. Buna rağmen öğrenmek neredeyse […]

Daha fazla oku