Adalette Ayrımcılığın Pozitifi Olamaz

Zengin birisi cinayet işliyor fakat sonra diyor ki “Bana hapis cezası vermeyin, benim ülke ekonomisine çok katkım var.”  Affedilmesi uygun mudur? Engelli biri suç işliyor ve sonra diyor ki “Benim zaten bir sürü derdim var, engelim var beni affedin.” O kişiyi affetmek adalete sığar mı? Bir kadın hırsızlık yapıyor ve sonra diyor ki: “Biz kadınlar yıllarca […]

Malumat,Bilgi,Bilinç ve Duruş

Soru açıktır. Bilgi nedir ve hangi bilgi bizi doğru bir bilince ve duruşa yöneltir? öncelikle, bilginin mahiyetine ve kavramsal çerçevesine bir açıklık getirmek gerekiyor. Genellikle düşülen hata, bilginin, elde edilmesi gereken dışsal bir potansiyel olduğu varsayımıdır. Bu görüşe göre bilgi, dışımızda varolan nesnel bir şeydir; biz onu elde ederek evrendeki gerçekliği kavrar ve bize lazım […]

Bir Hadis-i Kudsi ve Şerhi

Hz. Peygamber (s.a.s.) Cenâb-ı Allah’ın şöyle buyurduğunu nakl etmiştir: “Salât Sûresini (Fatiha Sûresi’ni)kulum ile aramda ikiye bölüştürdüm. Kul, besmeleyi okuduğunda Cenâb-ı Allah: “Kulum Beni zikretti “der. Kul, dediğinde, Cenâb-ı Allah, “Kulum bana hamdetti” der Kul dediğinde. Cenâb-ı Allah: “Kulum Bana tazim etti” der. Kul: dediğinde, Allah: -Kulum Beni yüceltti” der. -Diğer bir rivayette de- “Kulum […]

Eleştiri

Husumete varmayan eleştiriler, sorumluluk duygusundan kaynaklanan uyarılar, yıkmaktan ziyade yapmayı önceleyen fikirler her zaman başımızın tacıdır. İnsan atasız ve hatasız olmaz. Kendimizi tam manasıyla göremeyiz. Eleştiri, bize tutulan aynadır. Dışarıdan nasıl görünüyoruz, onu söyler. Her eleştiri sahibini ötekileştirmek, istenmeyen ilan etmek, bizi daha korunaklı ve doğru yapmaz. En yıkıcı yalnızlık, çevremizde yanlışımızı söyleyecek kimsenin kalmamasıdır. […]

Anadolu “Vahhabiler”i

“Anadolu’daki Vahhabilik”, “Kilise”nin Anadolu’daki mütekabilidir; “Kilise”ye, Anadolu’da karşılık gelendir. Hatırlanacağı üzere, “Kilise”, “Grek-Latin-Kilise diyarı”nda “düşünceyi (rasyonaliteyi) ve algıyı aşan” bazı konulara işaret ederek, “birey”in bizzat “kendi esası”na yönelmesini engelleyen, “bireyin bizzat kendisinde derinleşme imkanı”nı ortadan kaldıran ve, “birey”i bir “yığınsal birey”e dönüştürerek “yığınsal birey” lerden “yığınsal toplum” düzenleyen “kendinden menkul” bir “mevzuat manzumesi”dir. Her ne […]

Öğrenmeyi Öğrenmek

“BENDEN FELSEFEYİ öğrenmiyeceksiniz” demiş örgencilerine Immanuel Kant, “ama benden nasıl felsefe yapılacağını öğrenecek, tekrar edilecek düşünceleri değil, düşünmeyi öğreneceksiniz. Kendi payınıza düşünün, kendi payınıza inceleyin, kendi ayaklarınız üzerinde durun.” Bu sözler isabetli bir tavsiyeyi, yerinde bir uyarıyı içinde barındırır gibi görünüyor. Ama bu sözler insanlar için ancak belli bir aşamadan, belli bir gelişme basamağından sonra […]

Televizyon Ya Da Görüntü Çöplüğü

Gün kararmaya başladığında gri renkli cam ekran, titrek ışığını, ay ışığına nazire yaparcasına, oturma odalarının camlarından çevreye yayar. Titrek ışığın gri cam üzerinde oluşturduğu görüntüler, ekranın kendi sınırlı yüzeyi içinde, nasıl ve ne amaçla hazırlandığının bilincindedir. Ekran, kendinden öncekilerin bütün iyiliklerini ve kötülüklerini bir mirasyedi edasıyla sergilerken, hem geniş kitlelere ulaştığının, hem de bu kitlelere […]