Allah’a ve Resulü’ne Itaat

Al-i İmran 31- De ki, siz gerçekten Allah’ı seviyorsanız bana uyun ki, Allah da sizi sevsin ve suçlarınızı bağışlasın. Çünkü Allah çok esirgeyici ve bağışlayıcıdır. 32- De ki, Allah’a ve Peygamber’e itaat edin! Eğer aksine giderlerse, şüphe yok ki Allah kâfirleri sevmez. Mahabbet (muhabbet, sevgi), insan ruhunun yücelik ve güzellik sezdiği bir şeye öyle bir […]

Daha fazla oku
İslâm’ı yaşama sanatını Sünnet’ten meşk etmek

Geçmişte Ümmet konulu konuşma ve yazılarda şöyle bir tespite yer vermiştik: Ümmet-i Muhammed, Kur’an-ı Kerim ekseninde Sünnet-i Muhammed tarafından inşa edilmiş sosyal bir yapı ve gerçekliktir. Bu tesbitin amacı ve temel anlamı, ümmetin İslâm’ı yaşama san’atını Sünnet’ten meşk etmiş olduğunuvurgulamaktı. Bu amaç ve anlamın farkına varan dinleyici ve okuyucuların memnuniyet ve beğenileri, peşinden de biraz daha açıklama […]

Daha fazla oku
Vahyin Bağlayıcılık Boyutu

Yüce Allah’ın, vahiy yoluyla Hz. Peygamber’i uyarması, ona bir şey yapmayı emretmesi, bazı şeyleri yapmasını yasaklaması veya ona bazı konularda bilgi vermesi, vahyin bağlayıcılığı açısından önem arz eden bir husustur. Çünkü “Allah Teâlâ’nın vahyetmekle ne yaptığı” sorusunun cevabı, mutlak manada bu bağlayıcılığa işaret eder. Bu durum aynı zamanda, Hz. Peygamber’in fiillerini, vahiy ile irtibatlı olarak […]

Daha fazla oku
Kur’an Dışı Vahyin İmkanı

Kur’ân’ın, vahyi yazılı bir kitap ile sınırlandırıp sınırlandırmadığı, Kur’ân dışı vahyin mümkün olup olmadığı ve mümkün ise hangi alanları kapsadığı gibi konuların tespiti, Kur’ân dışı vahiyden söz eden hadislerin anlaşılması açısından son derece önemlidir. Geçmişte Hz. Peygamber’in Kur’ân dışında vahiy aldığı görüşünde olan âlimler tarafından, Allah Teâlâ’nın, Resûlullâh’a itaati emretmesi,757 Hz. Peygamber’e itaati kendisine itaat […]

Daha fazla oku
Sünnet ve Hadis Konusundaki Kafa Karışıklığını İzale

1:Peygamberimizden bize 3 şey aktarılmıştır. Kur’an, sünnet ve hadisler. Sünneti müctehid sahabe, tabiun ve etba bize aktarmıştır. Bundan dolayı hadisçiler hadisi, fakihler sünneti (sistemi) bilirler. Değilse sünnet daha sonra, hadislerin tedvini ile ortaya çıkmış bir şey değil. Hadisler toplanmadan önce de Müslümanlar abdest alıyor, namaz kılıyorlardı. Hadisler daha çok ihtilaflı konularda nakledilen rivayetlerdir. Ama bunlar […]

Daha fazla oku
Gayr-i Metluv Vahiy Var Mıdır?

“Gayr-i Metlûv (Kur’ân/Kitap Dışı) Vahiy yoktur” diyenler, bunu isbat etmek sadedinde bir sürü yazılar, makaleler, kitaplar türlü görseller ve videolar hazırlıyorlar, ellerinde bunu isbat edecek açık ve net hiçbir delil olmadığı halde. Tüm yaptıkları; bazı varsayımlar, kurgular ve şahsî zanları, yorumları üzerine iddia binâ etmekten ibaret. Bu zümrenin bu konuda yazdıklarına, konuştuklarına tek tek bakın, […]

Daha fazla oku
İş Döndü Dolaştı Kur’an’a Geldi

Yakın zamanlara kadar hadislere karşı çıkanların en temel argümanları şunlardı: 1. Hadislerde mitolojik unsurlar barındıran ifadelere rastlıyoruz. Bunları peygamber söylemiş olamaz. 2. Hadislerde yer alan muamelata ilişkin kimi hükümler insaf ve vicdan sınırlarını zorluyor. Bir peygamber böyle şey söylemez. 3. Hadisler, akıl ve bilime aykırı unsurlar barındırıyor. Peygamberimiz böyle şey söylemez. Bu argümanlara karşı sünnetin […]

Daha fazla oku
Cimâ’u’l-İlm – Haber-i Vahid Savunması

A. [GİRİŞ] Bismilllhirrahmanirrahim 1- Rebi b. Süleyman’ın(1) (ö. 270/883) bize(2) naklettiğine göre Muhammed b. İdrîs eş-Şâfiî (150-204/767-819) şöyle de­miştir: İnsanların âlim olduğunu düşündüğü veya kendisini ilim ada­mı olarak tanıtan hiç kimsenin, Resûlullah’ın emirlerine uyup ver­diği hükümlere teslim olmanın, Allah tarafından farz kılındığına itiraz ettiğini duymadım. Allah, insanlar için, Hz. Peygambere tâbi olmaktan başka bir yol […]

Daha fazla oku
Hz. Peygambere Uymanın Farz Oluşu

Bil ki uymak, tâbi olmak, gerek sözleri ve gerekse fiilleri hususunda Hz. Peygamber’e tâbi olmayı içine alır. Sözleri hususunda uymaya gelince bu, mükellefin, Hz. Peygamber (s.a.s)’in gerek emir ve nehiy, gerekse terğîb ve terhib hususunda söylemiş olduğu buyruklara uymasıdır. Fiilleri hususunda O’na uymaya gelince, bu da ister yapma, isterse yapmama hususunda olsun, kendisine tâbi olunan […]

Daha fazla oku
Sünnete Yöneltilen İtirazlar

İslam tarihi içinde sünneti kaynak olarak kabul etmeyip inkar eden herhangi bir mezhep mevcut olmamıştır. Sünnetin şer’î delillerden olduğu herkes tarafından kabul edilmiştir. Ancak sünneti prensip olarak kabul etmekle beraber, onun yazılı belgeleri demek olan hadislere yer yer itiraz eden kişi ve gruplara rastlanagelmiştir. Bu itirazlara gerekçe olarak da Kur’an-ı Kerîm’in ön plana çıkarıldığı görülmektedir. […]

Daha fazla oku