Tartışmalarımız Niye Sonuçsuz Kalıyor?

Bir konuda tartışma yapabilmek için tartışma yapacak olanların ortak bir zeminde, ortak kavramlarda buluşması gerekir. Mesela sizinle havanın sıcak mı soğuk mu olduğunu tartışabilmem için her ikimizin “sıcak”, “soğuk” ve “hava” kavramlarından aynı şeyi anlamamız gerekir. Ben hava deyince bir şeyi kastediyor, siz başka şeyi anlıyorsanız, ben sıcak dediğimde siz soğuğu anlıyorsanız kıyamete kadar tartışsak […]

Daha fazla oku
(S)indirilmiş Din

Dine ilişkin tartışmaların son zamanlardaki hit söylemi: “İndirilmiş din”, “uydurulmuş din”. Bu ayrım bugün mü çıkmış? Elbette hayır. İslam’ın ilk döneminden beri âlimler, dine herhangi bir ekleme ve çıkarma yapılmasını engellemek, bid’at ve hurafeler konusunda insanların dikkatini çekmek için çeşitli uyarılarda bulunmuşlardır. Bu uyarıları en yoğun tarzda yapanlardan birisi de hicrî 728 yılında vefat etmiş […]

Daha fazla oku
Soner Duman – Usul Yazıları ”Alıntılar”

Kimileri dinin kesin hükümleriyle sabit alanlarında “bana göre” diye başlayan cümleler kurarak kendi düşüncelerini dinin önüne geçirirken, kimileri de tamamen kendi yorumlarını, beğeni ve tercihlerini kendilerine ait bir yorum olduğunu“bana göre” diye belirtmeksizin sanki dinin emriymiş gibi takdim etmektedirler. Her ikisi de sonuçta dindekini bertaraf etme, kendi görüşünü din yerine ikame etme sonucuna yol açabilecek […]

Daha fazla oku
Ehl-i Sünnetin İtikadi Alandaki Mutedil Yaklaşımı

Dün paylaştığım yazıda ehl-i sünnetin tarih boyunca mutedil bir yaklaşımı benimseyen, bünyesinde farklı grupları barındıran bir şemsiye kavram olduğundan söz etmiştim. Bu söylemin kuru bir slogan olmadığını ortaya koyma sadedinde bu yazıda ehl-i sünnetin mutedil yaklaşımının itikat (usulüddin) alanındaki tezahürlerinden söz edeceğim. (Kısmetse bir başka yazıda ehl-i sünnetin usul-i fıkıh alanındaki ortayolcu yaklaşımının temel özelliklerini […]

Daha fazla oku
Aklıma Yatmıyor !

Son zamanlarda dine ilişkin bir meseleden söz edildiğinde en sık duyduğumuz cümleler şu tip ifadeler oluyor: “Bana pek de mantıklı gelmiyor”, “aklıma yatmıyor”, “böyle şey mi olur?” Bu tip bir ifadeyi söyleyen kimse şunu demek istiyor: “Neyin doğru neyin yanlış olduğunun ölçüsü benim aklımdır. Aklımla ölçüp biçerim, aklıma uyuyorsa kabul eder, uymuyorsa reddederim.” Bu ifadenin […]

Daha fazla oku
Hadisler Konusunda Önemli Bir Uyarı

Hanefî mezhebi ulemasından hadisçiliğiyle tanınan Molla Aliyyü’l-Kârî, Tezkiratü’l-mevzûât adlı kitabında “Kim Ramazan ayının son Cuma gününde farz namazlardan birini kaza ederse bu kaza namazı ömründe kılmadığı namazları yetmiş yıla kadar telafi eder” şeklindeki rivayete yer verir. Kimilerinin hadis diye aktardığı bu rivayetin bâtıl ve asılsız olduğunu ifade ettikten sonra şöyle der: “en-Nihâye eserinin yazarının [yani […]

Daha fazla oku
Üç Aylara Dair

Yarın, “üç aylar” başlıyor. Halkımız arasında Receb, Şaban ve Ramazan ayları “üç aylar” olarak isimlendirilerek bu aylara, diğer kamerî aylara göre daha fazla önem verilir. Bu ayların “kutsal”, “mübârek”, “faziletli” olduğuna inanılır. Dahası bu aylarda yer alan kimi gecelerin (Reğâib, Mirac, Berat, Kadir ) özel bir takım ibadetlerle ihyâ edilmeye çalışıldığı görülür. Örfte bu şekilde […]

Daha fazla oku
Fakiflerin Ihtilaf Etme Sebeplerinden Önemli Bir Sebep

Kur’an ve sünnette çoğu zaman hükümler bazı vasıflara bağlanır. Ancak nasslarda bu vasıfların tanımına, sınırlarına, içeriğine dair bir bilgi verilmez. Bu meseleye birkaç örnek verelim: 1. Kur’an ve Sünnet’te, “içnizden âdil iki kişiyi şahit tutun” (Talak, 2) buyrularak şahitlerin âdil [güvenilir] olması gerektiği ifade edilir. Ancak adalet vasfının nasslarda bir tanımı olmadığı gibi dilde de […]

Daha fazla oku
Cuma Namazı – Daru’l Islam ve Daru’l Harp

Zaman zaman Müslümanların azınlıkta olduğu ülkelerde ve hatta kimilerince Türkiye gibi ülkelerde bile (!) “darulharpte Cuma namazı kılınmaz” denilerek Cuma namazının kılınmayacağı ile ilgili görüşler ortaya konulabilmektedir. Bu soruya cevap verebilmek için önce klasik fıkıhta Daru’l-İslam ve Daru’l-harp kavramlarına temas edip sonrasında Cuma namazı meselesini ele alacağım. 1. Dâru’l-İslam ve Dâru’l-Harb Kavramları 1.1. Kavramsal Çerçeve […]

Daha fazla oku
Çok Karıştırılan Bir Mesele:İllet ve Hikmet

Usul ilminde kıyas bahsi ele alınırken temas edilmesi zorunlu olan konulardan biri de “illet – hikmet ilişkisi” konusudur. Zira çoğu zaman illet ve hikmet birbirine karıştırılmakta, zaman zaman biri yerine diğeri kullanılabilmektedir. 1. En basit / yalın tanımıyla illet, “hükmün kendisine dayandırıldığı vasıftır.” Kur’an ve Sünnet’te çeşitli meselelerle ilgili farz, vacip, sünnet, mübah, mekruh, haram […]

Daha fazla oku