Ruh Dünyamızı Aydınlatan Nurlar

İnsan, maddî ve manevî iki yöne sahiptir. Maddî yönü, beden; manevî yönü, ruhtur. Buna insanın zâhiri ve bâtını da denir. İn­sanın zâhirî kısmı; toprak, hava, su ve ateş unsurlarının terkibiy­le oluşmuştur. Bedenin et, kemik, ilik, sinir, kan ve diğer dokuları bu kısma dâhildir. Maddî âleme; dünya âlemi, halk âlemi, müşa­hede âlemi, hikmet âlemi, sebepler âlemi, […]

Daha fazla oku
Ali Ömer Akbulut – Hû Konşu ”Alıntılar”

İrfanın varlıktan devşirdiği diriltici nefeslenme, İnsan’ı hep harikuladeliğiyle görünür kılmıştır bu diyarda. İnsan; kardeşleriyle birliğinde, muhabbetinde, yapıp eylediklerinde, imar ettiklerinde, taşında toprağında, dahası tarlaya soğan dikişinde; her türlü hâl içinde bu eşsiz güzelliğiyle seyr olunmuştur. Ve [hâlâ baki kalanla bu kubbede] seyrine doyulmamıştır bu güzelliğin. Hâkim söylemin yeteneksizliği onu ifadeden acizdir. İnsanlık macerası, gecesi de, […]

Daha fazla oku
Nefsi Tanımaya Dair

el-Kavlü ’l-Eşbeh fî Hadîsi men Arefe Nefseh fe-kad Arefe Rabbeh İmam Suyuti (r.a) Rahmân ve Rahîm olan Allah’ın adıyla! Allah’a hamdolsun. O her şeye kâfidir. Selâm O ’nun seçilmiş kulları üzerine olsun. Dillerde şöhret bulmuş olan ”Nefsini bilen Rabbini bilir” hadisinin manası hakkında sorulan soruların sayısı oldukça arttı. Bu hadisten bazan sıhhatli olmayan birtakım manalar […]

Daha fazla oku
Fıkhı Açıdan İnsan Kavramı

Bezm-i Elestten Kabire İnsanın Mükellef Oluşunun Serüveni Tuba Erkoç Baydar İlk bakışta insanın mahiyetinden ziyade muhatap oldu­ğu şer’î amelî hükümler ile ilgilenen fıkıh İlmî aslında in­sanın kendi iç dünyasını anlama sürecidir. Zira fıkhî bir bükme ulaşmada kritik noktayı oluşturan “mükellefiyet kavramı” ancak insanın mahiyetini anlamak ile mümkün olur. Nitekim Hz. Peygamberden (s.a.v) itibaren bilfiil Müslümanca […]

Daha fazla oku
Kemal Sayar,Sadettin Ökten – Dünyaya Geldim Gitmeye ”Alıntılar”

Sadettin Ökten: O kadar geniş bir mana denizi ki gönül, uçsuz bucaksız. Hayatta her şeyin bir sınırı var, dünyanın bir sınırı var. Bedenimizin, hayatımızın, bilgimizin, duyularımızın bir sınırı var. Gönlümüzün bir sınırı var mı? Sevgimizin, muhabbetimizin, hüznümüzün, şevkimizin bir sınırı var mı? Gönül deyince insanın sonsuzluğa açılması, sonsuzla olan muaşeret, muhasebe ve muarefesinden söz ediyoruz. […]

Daha fazla oku
İnsan Doğası Üzerine

Herhalde koskoca dinî ve felsefî bir meseleyi face sayfasında halledecek değiliz. Ancak bir ucundan tutabilirsek ne ala! Malumdur ki, insanın bir doğası var mı? Var ise değişir mi, değişmez mi tartışmaları söz konusu. Öz mü önce gelir varlık mı sorusu da bir açıdan bu tartışmayla ilgili. Bazı felsefi akımlar insan doğasının olmadığı kanaatinde. Onları şekillendiren […]

Daha fazla oku
Şeriat ve Aklın Hakikat ve Sırlarını Hatırlatma ve Bu Konuda Tenbih

Nizâmüddîn Fahru’l-Mülk’e Emir, Hüsam ve bu türden resmî ve ağdalı bütün lakab ve hitabların layığı olan sîzsiniz. Ancak Peygamber (s.a.v) şöyle buyurmuştur: “Ben ve ümmetimin takva sahipleri, tekellüften (ağdalı, samimiyetsiz konuşmalardan) uzağız.”(Darekutni) Emir kelimesinin hakiki manasını bilmek ve bunu istemek önemli olandır. Kimse ona emir diye hitab etmese de zâhir ve bâtın yönünden kim kendini […]

Daha fazla oku
Kınalızâde Ali Çelebi – Ahlak-ı Alai Adlı Kitabından Alıntılar

Sebebi akli lezzet olan ilahî sevgiden aşağı olan sevgi, iyilerin birbirlerine karşı besledikleri iyi kaynaklı sevgidir. İyi genellikle devamlı olduğu için iyilerin sevgisi de kayboluşa maruz kalan diğer sevgilerin aksine devamlı olur. Nitekim ayet-i kerimede şöyle buyrulmuştur: “O gün muttakiler dışındaki bütün dostlar birbirine düşman kesilecektir.” Bu sevgi iyi insanlara mahsustur. Ama sebebi lezzet veya […]

Daha fazla oku
Ruhu Arıtmanın ve Olgunluğa Eriştirmenin Yolu

Ey saadet yolcusu! Şu gerçeği iyi bil ki güzel ameller işleyerek nefse karşı sürdürülen amansız savaşın ana gayesi, iyi ahlâk sahibi olmak için ruhu tüm kötülüklerden arıtmak ve olanca olgunluğa eriştirmektir. Ruh ile nefsin gelip geçici istekleri arasında bir münasebet var mıdır? diye bir soru akla gelebilir. Hemen cevap vererek söyleyeyim ki vardır. Fakat eserimizin […]

Daha fazla oku
Ruhlar berzah aleminde nerede kalmaktadır?

Alimler ruhların berzah aleminde nerede kaldığında ihtilaf etmişlerdir. -Ancak şehitlerin ruhları bunun dışındadır. Çünkü Yüce Allah onları yeşil bir kuşun içine yerleştirmiştir. Bu kuş cennet meyvelerinden yer, cennet nehirlerinden içer, arşa asılı kandillerde barınır. Bir gruba göre ruhlar kabirlerin içinde bulunurlar. Bu sebeple Hz. Peygamber (s.a.v.) onlara selam vermiş ve bizim de selam vermemizi emretmiştir. […]

Daha fazla oku