Mizân’ın Ve Amellerin Tartılmasının Mahiyeti

  Tartıdan kasıt, kutların amellerinin Mizan ile tartılmasıdır. İbn Ömer der ki: O gün kulların amel sahifeleri tartılacaktır. Sahih olan budur. İleride ge­leceği üzere haber de böylece vârid olmuştur. Şöyle de denilmiştir: Mîzan, kulların amellerinin içinde bulunduğu hitap­tır. Mücahid ise, şöyle açıklamaktadır: Mizan, bizzat hasenatın ve seyyiatın kendileridir. Yine Mücahid’ten, ed-Dahhâk ve el-A’meş’den de şöyle […]

Daha fazla oku
Dinlerini Parça Parça Edenler

159- Dinlerini parça parça edip fırka fırka ayrılanlar var ya, senin – onlarla hiç bir ilişkin yoktur. Onların işi ancak Allah’a aittir. Sonra O, yaptıklarını kendilerine haber verecektir. Hz. Ali, şöyle derdi: Allah’a yemin ederim, onlar dinlerini parça parça et­mediler. Kendileri dinlerinden ayrıldılar. Diğerleri ise, “re” harfini şeddeli olarak (“fe”den sonra “elif koymaksızın) okumuşlardır. Şu […]

Daha fazla oku
Uymamız Gereken Dosdoğru Yol

Yüce Allah’ın: “Şüphesizki bu, Benim dosdoğru yolumdur. O halde ona uyun”(En’am 153)   Bununla yüce Allah, Peygamberi Muhammed (sav) vasıtası ile açıklamış ve açmış olduğu geniş bir yol olarak teşri buyurduğu, sonu da cennete ula­şan yoluna tabi olmayı emretmektedir. Bu yoldan bir çok yollar ayrılmıştır. Kim o doğru yolu izlerse kurtulur, kim bu ayrılan yollara […]

Daha fazla oku
Allah’ın Görülmesi Hakkında

Gözler O’na erişemez. O İse bütün gözleri kuşatmıştır. O, lütuf sahibidir, herşeyden haberdardır.(En’am 103.ayet meali) Yüce Allah: “Gözler O’na erişemez” buyruğu ile, kendisinin yaratılmış-lığın niteliklerinden münezzeh olduğunu beyan etmektedir. Bu niteliklerden birisi de kuşatmak ve sınırlandırmak anlamı ile diğer yaratıkların görülüp id­rak edildiği gibi idrak edilmektir. (O bundan münezzehtir). Ama rü’yet (mü’minlerin ahirette Allah’ı görmeleri) […]

Daha fazla oku
Hz.İbrahim’in ” Bu benim Rabbim (En’am 76) ” Demesi Hakkında

Şöyle de açıklanmıştır: Hz. İbrahim’in “bu benim rabbim”demesi, kav­mine karşı delili ortaya koyması içindi. O, zahiren onlara uygun düşündü­ğünü göstermişti. Fakat yıldız kaybolunca delili ortaya koyup: Değişen bir şeyin Rabb olması mümkün değildir, dedi, Halbuki kavmi yıldızları ta’zim edi­yor, onlara tapınıyor ve yıldızlara göre hüküm veriyorlardı. en-Nehhâs der ki: Bu hususta söylenen en güzel açıklama, […]

Daha fazla oku
Bid’at Sahiplerine Karşı Takınılması Gereken Tavırlar

  Hüccet olan imamlarla onların peşinden gidenlerin, takiye olmak üzere fasıklarla beraber oturup kalkabileceklerini ve onların görüşlerinin doğrulu­ğunu ifade edebileceklerini iddia edenlere karşı bu âyet-i kerimede aziz ve celil olan Allah’ın Kitabındaki bu âyette açık bir red bulunmaktadır. Taberî, Ebu Cafer, Muhammed b. Ali (r.a)’dan şöyle dediğini zikretmek­tedir: Çeşitli davalar ileri sürerek birbirine düşmanlık eden […]

Daha fazla oku
Kâfirlerle İlişki ve Onlara Mağfiret Dilemek

Bu âyet-i kerime(tevbe,113), hayatta olanlarıyla, ölmüşleriyle kâfirler ile dostluk ilişkilerinin kesilmesi gereğini ihtiva etmektedir. Çünkü yüce Allah, mü’minlere, müşrikler için mağfiret dileme hakkını vermemektedir. Buna göre müş­rik bir kimseye mağfiret talebinde bulunmak caiz olmayan şeylerdendir. Denil­se ki: Peygamber (sav)ın Uhud günü küçük azı dişini kırıp yüzünü yaraladık­ları esnada “Allah’ım, kavmime mağfiret buyur. Çünkü onlar bilmiyorlar” […]

Daha fazla oku
Sadakaları da Tövbeleri de Kabul Eden Allah’tır

“Sadakaları alanın ancak kendisi olduğunu…” buyruğu sadakaları alıp kabul edenin onların mükâfatını verenin ve hakkın yüce Allah’ın hakkı ol­duğunu, Peygamber (sav)’ın bu hususta bir aracı olup, vefat etmesi halinde onun yerine geçen görevlinin ondan sonraki aracı olduğunun, yüce Al­lah’ın ölmeyen, diri olduğunun açık delilidir. Bu aynı zamanda yüce Allah’ın: “Mallarından bir sadaka al” buyruğunun Peygamber […]

Daha fazla oku
Tevbe Suresi 100.Ayet Tefsiri

Tevbe:100 İleriye geçen Muhacir ve Ensar İle onlara güzellikle uyanlar­dan Allah razı olmuştur. Onlar da O’ndan hoşnut olmuşlardır. Bunlar İçin orada ebediyyen kalmak üzere altından ırmaklar akan cennetler hazırlamıştır. İşte bu, en büyük kurtuluştur. Bu buyruğa dair açıklamalarımızı yedi başlık halinde sunacağız:[1]   1-Ashab-ı Kiram ve Ensar: Yüce Allah, bedevî arapların çeşitlerini sözkonusu ettikten sonra […]

Daha fazla oku
Münafıklık ve Çeşitleri

“Nifak” kalpte olursa küfürdür. Eğer amellerde olursa masiyettir. Peygam­ber (sav) şöyle buyurmaktadır: “Dört şey var ki, onlar kimde bulunursa, o ki­şi katıksız münafık olur.   Kimde bunlardan bir tanesi bulunacak olursa, onu terkedinceye kadar o kimsede münafıklıktan bir haslet (özellik) bulunur: Kendisine birşey emanet verilirse hainlik eder, konuştuğu zaman yalan söyler, ahidleştiği zaman ah­dinde durmaz […]

Daha fazla oku