Suçlu Bulundu:Fıkıh İlmi ve Fukaha

Fıkıh ilmi ve bu ilmin kurucu aktörleri olan fukaha, gerek tarihte gerekse günümüzde kimi çevrelerce farklı sebep ve sâiklerle eleştirilmiş / eleştirilmektedir. Klasik dönemlerde kimi tasavvuf çevreleri fıkhı ve fukahayı “dinin kabuğunda kalmak”, “zâhire önem verdiği halde bâtına önem vermemek”, “Allah’a kulluğu bir takım şekil şartlarına endekslemek” gibi gerekçelerle eleştirmişlerdi. Bu eleştirilerin bir noktaya kadar […]

Kimler İlim Öğrenemez?

Eski âlimlerimiz “her şeyin bir engeli vardır, ilmin ise birçok engeli vardır” diyerek ilim öğrenmenin sabır, gayret ve emek isteyen bir süreç olduğunu ve ilim talibini bekleyen pek çok engelin olduğunu belirtmişlerdir. İlim öğrenmenin engelleri arasında ilim tâlibini aşan çeşitli dış engeller olabilir. Bu yazıda ilim tâlibinin kendisinden kaynaklanan iç engellerin bir kısmından söz etmek […]

Hakiki Alimlerin İlmi Derinliği ve Günümüzün Sözde Kur’ancıları!

Yusuf aleyhisselam’ın kıssasında ilginç ayrıntılardan biri, onun ana-babası ve kardeşleri Mısır’a geldiklerinde söylediği sözdür. Âyet bize bu olayı şekilde anlatır: … “Ana ve babasını tahtının üstüne çıkartıp oturttu ve hepsi onun için (ona kavuştukları için) secdeye kapandılar. (Yusuf) dedi ki: “Ey babacığım! İşte bu, daha önce (gördüğüm) rüyanın yorumudur. Rabbim onu gerçekleştirdi. Doğrusu Rabbim bana […]

İş Döndü Dolaştı Kur’an’a Geldi

Yakın zamanlara kadar hadislere karşı çıkanların en temel argümanları şunlardı: 1. Hadislerde mitolojik unsurlar barındıran ifadelere rastlıyoruz. Bunları peygamber söylemiş olamaz. 2. Hadislerde yer alan muamelata ilişkin kimi hükümler insaf ve vicdan sınırlarını zorluyor. Bir peygamber böyle şey söylemez. 3. Hadisler, akıl ve bilime aykırı unsurlar barındırıyor. Peygamberimiz böyle şey söylemez. Bu argümanlara karşı sünnetin […]

Kıskaçtaki ”Ehl-i Sünnet”

Bugün “ehl-i sünnet” iki yönlü bir kıskaç altındadır. Bir tarafta “ehl-i sünnet”in bir mezhep olmadığını, Allah Resûlü (s.a.v.) ve onun ashabının yolu olduğunu iddia ettiği halde basbayağı ehl-i sünneti mezhepleştirerek ideolojik bir kalıba dökmeye çalışan ve kendi döktükleri bu kalıba uymayan herkesi “ehl-i sünnet dışı / karşıtı” ilan edenler… Ehl-i sünnete mensup olmayı, çoğu zaman […]

Hadisler Eleştirilemez mi ?

Bir rivayetin, gerçekten kendisine izafe edildiği şahsa dair doğru bir bilgi içerip içermediği meselesi bugünün meselesi değildir. Dahası sadece İslam toplumunun da meselesi değildir. İnsanlık tarihi boyunca “doğru haber”, insanlığın gündemini hep meşgul etmiştir. Hz. Süleyman’ın, kendisine Sebe melikesi ve halkı hakkında bilgi getiren Hüdhüd kuşunun verdiği habere ilişkin “Doğru mu söylüyorsun yoksa yalan mı […]

Tarihselcilik Tartışmasını Doğru Zemine Çekmek

(Biraz uzun, ama gerekli bir yazı) *** 1.GİRİŞ Bir önceki yazımda “kendi kavramlarımızla düşünmek ve kendi terimlerimizle konuşmak” gerektiğinden söz etmiş, aksinin bizi biz olmaktan çıkaracağını söylemiştim. Buna en iyi örnek olabilecek meselelerden birisi “tarihsellik” tartışmasıdır. Bu yazıda tarihselcilik ile ilgili herhangi bir değerlendirmede bulunmayacağım, yalnızca bu tartışmanın doğru zeminine işaret edeceğim. Konunun muhteva analizini […]