Hadisler Konusunda Önemli Bir Uyarı

Hanefî mezhebi ulemasından hadisçiliğiyle tanınan Molla Aliyyü’l-Kârî, Tezkiratü’l-mevzûât adlı kitabında “Kim Ramazan ayının son Cuma gününde farz namazlardan birini kaza ederse bu kaza namazı ömründe kılmadığı namazları yetmiş yıla kadar telafi eder” şeklindeki rivayete yer verir. Kimilerinin hadis diye aktardığı bu rivayetin bâtıl ve asılsız olduğunu ifade ettikten sonra şöyle der: “en-Nihâye eserinin yazarının [yani […]

Üç Aylara Dair

Yarın, “üç aylar” başlıyor. Halkımız arasında Receb, Şaban ve Ramazan ayları “üç aylar” olarak isimlendirilerek bu aylara, diğer kamerî aylara göre daha fazla önem verilir. Bu ayların “kutsal”, “mübârek”, “faziletli” olduğuna inanılır. Dahası bu aylarda yer alan kimi gecelerin (Reğâib, Mirac, Berat, Kadir ) özel bir takım ibadetlerle ihyâ edilmeye çalışıldığı görülür. Örfte bu şekilde […]

Fakiflerin Ihtilaf Etme Sebeplerinden Önemli Bir Sebep

Kur’an ve sünnette çoğu zaman hükümler bazı vasıflara bağlanır. Ancak nasslarda bu vasıfların tanımına, sınırlarına, içeriğine dair bir bilgi verilmez. Bu meseleye birkaç örnek verelim: 1. Kur’an ve Sünnet’te, “içnizden âdil iki kişiyi şahit tutun” (Talak, 2) buyrularak şahitlerin âdil [güvenilir] olması gerektiği ifade edilir. Ancak adalet vasfının nasslarda bir tanımı olmadığı gibi dilde de […]

Cuma Namazı – Daru’l Islam ve Daru’l Harp

Zaman zaman Müslümanların azınlıkta olduğu ülkelerde ve hatta kimilerince Türkiye gibi ülkelerde bile (!) “darulharpte Cuma namazı kılınmaz” denilerek Cuma namazının kılınmayacağı ile ilgili görüşler ortaya konulabilmektedir. Bu soruya cevap verebilmek için önce klasik fıkıhta Daru’l-İslam ve Daru’l-harp kavramlarına temas edip sonrasında Cuma namazı meselesini ele alacağım. 1. Dâru’l-İslam ve Dâru’l-Harb Kavramları 1.1. Kavramsal Çerçeve […]

Çok Karıştırılan Bir Mesele:İllet ve Hikmet

Usul ilminde kıyas bahsi ele alınırken temas edilmesi zorunlu olan konulardan biri de “illet – hikmet ilişkisi” konusudur. Zira çoğu zaman illet ve hikmet birbirine karıştırılmakta, zaman zaman biri yerine diğeri kullanılabilmektedir. 1. En basit / yalın tanımıyla illet, “hükmün kendisine dayandırıldığı vasıftır.” Kur’an ve Sünnet’te çeşitli meselelerle ilgili farz, vacip, sünnet, mübah, mekruh, haram […]

Esas,Usûl ve Üslûb Üzerine

İslam’ın bir esas, bir usul ve bir de üslûbu vardır. İslam’ın esası onun iman, amel ve ahlakî hükümleri yani bizatihi İslam’ın mahiyetidir. Bu mahiyetin düzgün bir şekilde kavranılması, öğrenilmesi bir usulü gerektirir. Düzgün bir şekilde öğrenilen bu esasın kitlelere mal edilmesi ise sahih bir üslubu gerektirir. Esas sahih değilse ortada dine “bağlanma” problemi, usul sahih […]

Dil Bilmeden Kur’anın Inceliklerini Vakıf Olmak Mümkün müdür?

“Kur’an’ı anlamak” deyince insanların akıllarına farklı farklı şeyler gelir. Kimisi bunu duyunca bir mealden âyetlerin tercümesini okumayı anlar. Zanneder ki bunu yapınca Kur’an anlaşılacak… Kimisi ise uzun uzadıya tefsirlere dalmayı anlar. Gerçekte “Kur’an’ı anlamak” farklı boyut, katman ve tonları bulunan bir zihinsel işlemdir. Kur’an’ı anlamada bu farklılığı gerektiren temel husus ise “dil” ve “tarih” bilgisidir. […]