Uygarlık ve Suç

Önce şu aşağıdaki satırları okuyalım: ”… medeniyetin gelişmesi örf ve adetlerdeki yumuşamalarla sonuçlandığından ve ayrıca Batı’nın ileri toplumlarında etkili bir suç politikası da uygulanabildiğinden, şiddet belirten adam öldürme, ırza tecavüz, yağma, nâsrı izrar, isyan, kamu otoritesini temsil edenlere mukavemet gibi, şiddetle birlikte işlenen suçluluğun gerilemesine neden olmak gerekirdi. Medeniyet ilerledikçe mutavassıtlık, hırsızlık, karşılıksız faydalanma, dolandırıcılık, […]

Okuma Neyin Göstergesi?

Bizler, çok kitap okumanın meziyet olduğuna inandırılarak yetiştirildik. Daha ilkokul sıralarından başlayarak bize kitabın en iyi arkadaş olduğu belletildi. Hayatımızın önemli bir kısmını, en azından kendi payıma rahatlıkla söyleyeceğim gibi, belletilen bu sözlerin doğruluğuna inanarak geçirdik. Bu sözlere uzun süreler inanabildiğim için kuşkusuz şimdi kalkıp kendimi suçlamıyorum. Nasıl inanmayabilirdim ki, yılda hiç olmazsa bu konuda […]

Kapitalistik Tasarruf:Israf

Tasarruf, şimdilerde bizde ve genelde tüm dünyada harcamamak diye anlaşılıyor. Oysa harcamamak her zaman tasarruf etmek anlamına gelmeyebilir; öyle durumlar olabilir ki harcamamak israf haline dönüşebilir. Konu, ayrıca, işletmeler ve bireyler düzeyinde ayrı ayrı ele alınmaya müsaittir. Tüketim ekonomilerinde, israf yapısal bir olaydır. Dolayısıyla bu tür ekonomilerde üretilen her tür malın bol bol tüketilmesi (israf […]

Çağdaş Insanın Yüzü

Dünyanın neresinde yaşıyor olursanız olun, yanınızdaki insanın yüzüne bir bakın. O endişeyi yakalarsınız. Korkuyla karışık bir endişedir bu. Bu, kendi ekseninden sapmış bir korkudur. Ne olacağım korkusu, bana ne yapacaklar korkusu, yarınıın ne olacak korkusu… Sürekli olarak kendini bir belânın ortasındaymış gibi duyumsama korkusu. Kararsızlık, tedirginlik, endişe… Sokaktaki insan, kökenini bilmediği böyle bir karışık ruh […]

İnsanın Kadim Gerçekliği: Hak ve Bâtıl Çatışması

Sağlıklı insanın özlediği toplum düzeniyle gerçeğin yaşandığı toplumsal düzen arasında her zaman bir açıklık bulunmuştur. İnsan, bir uçtan bu açıklığı kapamaya çalışırken, bir yandan da bu açığın sürüp gitmesini sağlayan toplumsal gerçeklik “ben buradayım, burada duruyorum” demeye devam eder. Bu durum, insanoğlunun kadim gerçekliğidir ve galiba kıyamete değin de sürüp gidecektir. Kadim retoriğin jargonuyla söylersek, […]

Aşk ve Zillet: Şeyh-i Sana’nın Hikâyesi

Feridüddin-i Attar, Mantık Al-Tayr adlı mesnevisinde, padişahlarını aramak üzere bir araya gelen kuşların serüvenini hikâye eder. Kuşlar böyle bir heves içindeyken Hüthüt gelir ve onlara zaten bir padişahları olduğunu, fakat o padişahın “binlerce nur ve zulmet perdeleri ardında bulunduğunu ve adının Simurg olduğunu” bildirir ve: “Gelin onu arayıp bulalım” teklifinde bulunur. Uzun müzakerelerden sonra kuşlar […]

Rasim Özdenören’in ‘İki Dünya’ Adlı Eserinden Alıntılar

İslam, ulaşılmaz bir hedef gibi telakki ediliyorsa, bilinmeli ki, bunun sebebi, insanların kendilerine yeteri kadar zaman (sabır) tanımamış olmasından ileri geliyor. Sosyal/siyasal şartlara tekabül etmek üzere ileri sürülen mantık kurgusu paradoksal bir açmaz olarak ileri sürülse bile, İslam’ın, yaşanılan gerçeğin içinden fışkıracağı unutulmamalıdır. Fakat yazık ki, çoğu kez, hepimiz aynı unutuş içine düşüyoruz. Ülkenin “kurgusal […]