İyilik ile Kötülüğün Ötesi

… 5.2.1. Nietzsche’nin dahiyane eleştirilerinin ilki, yani, hiyerarşik olarak birinci öncelikli olanı, iyilik ve kötülükle ilgili betimle­meleri ve anlamlandırmalarıdır. Bu bağlamda sorunsallaştırdığımız kavram; SumMum Bonum’dur. Summum bonum’un; Grek ve bir miktar farklı bağlamları olsa da Latinlerden bu yana; en yüksek-en yüce iyilik, en kut­sal iyilik, en güzel-tatmin edici iyilik gibi anlamları vardır. Böyle yazılınca kavram […]

Takdir Edilmiş Kategorilerin Değerlendirilmesi

… 4.3.7.  İnsan varlığı, tüm diğer canlı varlıklardan farklı olarak, dış dünyayı, zihnindeki işletim sistemi dolayımıyla algılamaktadır. Zihinsel işletim sisteminin aparatları kategoriler ve değer yargı­larıdır. Nietzsche’nin de değişik vesilerle söylediği gibi, herhan­gi bir varlık hakkında, kişilerde teşekkül eden kanaatler; onla­ra daha önce benimsetilen kategorilerin ve bu kategorileri nasıl değerlendireceklerine dair onlara benimsetilmiş olan değer yar­gılarının […]

Kurum – Kamu ilişkileri ve Anlaşmazlık Perdesi

… 4.2.1.   Modernizmin anahtar kavramlarının başında rasyonalizasyon gelmektedir. Onlara göre eski toplumun tümüne nüfuz eden gelenekler rasyonel değildi ve onların yerini akla uygun olarak kurulacak yapılar almalı, geleneğin işlevlerini kurumlar üstlen­meliydi. Ayıp, günah, haram gibi bireyi içten kuşatan mekaniz­malar; hem bireyin özgürlüğünün ve self-aktüalizasyonunun önündeki engellerdi hem de toplumun gelişmesi ve ilerlemesi­ne set çekiyordu. Dolayısıyla […]

Modernitenin Kurumsal Geist Teorisyeni Olarak Hegel

Her şeyden önce belirtmek gerekir ki Hegel ile Kant ve özellikle Nietzsche ve hatta Marx, diğer pek çok düşünür gibi, eserlerine atıflarla özetlenebilecek düşünür ve bilim insanları değildir. Onların lafızlarını kullanarak, anlaşılır bir cümle ortaya çıkartmak mümkün değildir. Bu dört düşünürün kasıtlarından anlaşılanlar, anlaşılabilir lafızlar haline getirildiği takdirde, kendi içinde bütünlüğü Ve tutarlılığı olan bir […]

Proje Olarak Beden

  Pazar, ürettiği mutsuzluktan beslenir: Zygmunt Bauman Beden, hakkındaki tüm takdirin taşıyıcısı olan bireyin omuzlarındaymış gibi göründüğü, ancak işin iç yüzünde küresel ağlarca kumanda edilen politik bir projedir. Her an pazarlanmaya hazır olan bu proje, öldürdüğü Tanrı’nın yerine kendi Ben’ini ikame eden modern bireyin kendi başına seçtiğini sandığı şeyleri de tayin eder. Proje olarak bedenin […]

Modernitenin Avrupacı Evrenselliği (Euroversalism)

      Modern, Avrupa’nın kuzeybatısında başlayan ve farklı çeşitlilik dü­zeyleri ile beraber tüm dünyaya yayılan tarihî bir süreç olarak değer­lendirilir (Wittock 2000; Eisenstadt 2002; Therborn 1992; Giddens 1990). Modern gelişmenin çeşitlilikleri modernite alanındaki çağdaş ilim insanları tarafından yeterince tanınsa da, tarihî ve bilimsel araş-tırma veçhesi büyük oranda Avrupamerkezcidir ve kurumsal açıdan birleştirilmiş bir dünya […]

Deizm ve Dinî Hayat

Yazan: Mehmet ÖZTAŞ ÖZET Modernite olgusu Avrupa Aydınlanmasıyla birlikte yükselişe geçen ilahilikten arındırma projesidir. Bu projenin en başat paradigması sekülerizmdir. Sekülerizm ise, kapsamlı bir dünya görüşü olarak ortaya çıkmış bir süreçtir. Bu süreç insanı yerinden eden, onu, kendisine, Tanrı’ya ve tabiata yabancılaştıran, insanın ben idrakini parçalayan; varoluş kaygılarını anlamsızlaştırıp, yeryüzündeki varoluşu yemek, içmek,barınmak vb. temel ihtiyaçlara indirgeyen bir […]