Kur’an-ı Kerim’e İman

Şüphesiz Kur’ân Allah’ın kelamıdır, O’ndan söz olarak keyfiyetsiz sadır olmuş, elçisine vahiy olarak indirmiştir. Müminler de onu böylece hakk olarak tasdik ederek, onun gerçekten Allah Teâlâ’nın kelamı olduğuna ve mahlûkatın kelamı gibi yaratılmış olmadığına yakinen iman etmişlerdir. Onu işitip de, onun beşer sözü olduğunu iddia eden kesinlikle küfre girer. Allah Teâlâ, bu kimseyi kınamış, ayıplamış […]

Kutlu Kitap

Bin dört yüzyıldan beri bir tek harfi bile yıpranmamış bir mucizedir,hayat fışkıran bir mucizedir Kur’an-ı Kerim.Dünya,haşr gününde hesaba çekilse,kur’an-ı Kerimin kendisine gönderilmesini bir kurtuluş belgesi,bir şan belgesi olarak ileri sürer ve beraat eder.Ruhları Kur’anın mehtabıyla aydınlanmış Müslümanlar ,ölümü,kristal camı geçen ayışığının kolaylığı ile aşarlar ve hesap masasının önünde gülümseyerek dururlar.Kur’an-ı Kerim,inananlara,Allahın güzelliğinden bu dünyada gösterilşmiş […]

Sürekli Mucizeler

  Öbür peygamberlerin mucizeleri kendi çağlarında görünmüş ve tamamlanmış, doğup batmış mucizeler­dir. Gerçi mucizenin tesiri sürüp gitmiştir kendisi sür­mese de. Hz. Musa’nın mucizesi büyü ve büyücüler, kâ­hinler devrini kapamıştır. O mucizeden sonra büyücü­lük bir daha dirilmemecesine ölmüştür. Hz. İsanın ölü­yü diriltme mucizesi de ancak kendi çağdaşları tara­fından görülebilmiş, tesiri de sembolik bir tesir olarak dinin […]

Şaban Teoman Durali Hoca ile Mülakat

Ebubekir Sifil: Sizin de malumunuz olduğu üzere İslam tarihi boyunca felsefe ile İslâmî ilimler arasında en azından genel itibariyle çok uyumlu bir ilişki olmamış. Felsefeden bahseden, İslam tarihine felsefe açısından bakan insanlar İslâmî ilimleri; İslâmî ilimler açısından bakanlar ise genelde felsefeyi ihmal ederek yaklaşmışlar; Tarafgir bir gidişat söz konusu. Fakat biz biliyoruz ki, en azından […]

Yankı

Bu ramazan, Kur’an-ı Kerim’in insanlığa inişinin 1400. yıldönümüdür. Kur’an, bundan bin dört yüz yıl önce bir kadir gecesinde indi. Ve onun bize gelişinin üzerinden bin dört yüz kadir gecesi geçti. Arı, kendi­ne gelen vahiyle nasıl peteğini örer ve balını yaparsa, müslümanlar da kendi peygamberlerine gelen vahiyle, Kur’an’dan yayılan ışıklarla eşsiz bir medeniyet kur­dular. Yeryüzünde Kur’an şehirlerini yaydılar. […]

Kur’an’ın Anlamını Çarpıtmanın İki Yolu

Kur’an, ilahî vahyin anlamını çarpıtan üç gruptan söz eder: a) Ehl-i kitab: Kur’an, ehl-i kitabı “sözü, bağlamından saptırdıkları / çarpıttıkları” gerekçesiyle eleştirir. b) Bedevîler: Kur’an bedevîlerin Allah’ın indirdiğinin hududlarını bilmeme konusunda herkesten daha önde geldiklerini belirtir. c) Kalplerinde eğrilik olanlar: Kalplerinde eğrilik olanların, müteşabih âyetleri kendi arzularına göre yorumlamanın peşine düştüğünü söyler. Her üç grubun […]

Kur’ân’ın Harfen Tercümesi Mümkün Değildir

Allah Teâlâ Kur’ân’ı Arabî olarak Rasûlü’ne indirmiştir. Arabcayı öğrenmek için evvelâ iki kaynak olarak lafız ve mana tabirini öğrenmek lazımdır. Sonra ıstılah, teşbih, vadı’-i mahsus, ilm-i nahuv, ilm-i sarf, ilm-i mantık, ilm-i meânî, ilm-i usûl-i fıkıh, ilm-i usûl-i din, ilm-i usûl-i hadis, ilm-i kelam, ilm-i fıkıh, ilm-i lügat, ilm-i hadis, ilm-i te’vil, ilm-i ahlak ve […]