Kendimizle Barışık Olamadığımız İçin Tarihimizle Kavgalıyız

Dergah,s.204,cilt:XVII,Şubat 2007 1- Günümüzde, dünyada ve Türkiye’de tarih ilgisi azımsanamayacak ölçüde fazlalaştı. Burada küreselleşme bağlamında ortaya atılan “kimlik, kişilik” meselelerinin deşilmesinin de rolü var. Siz bu konuda ne düşünüyorsunuz? Tarihin sonunun ilan edildigi bir donemde tarihe duyulan ilginin artmasi bir tesaduf degil. Bunun basilica iki sebebinden bahsedebiliriz. Birincisi Fukuyama ve onun Amerikadaki okuyuculari disinda kimse […]

Avrupa Felsefesi ve Oryantalizm

Oryantalist yargı kalıpları sadece oryantalistlerin ve İslâm uzmanı Bâtılı ilim adamlarının eserleriyle sınırlı kalmamıştır, 17, yüzyıldan itibaren, Avrupa felsefesinin belli başlı kulvarlarında ve tartışmalarında karşımıza çıkan felsefî oryantalizm, Avrupa’nın akıl, bilim ve hür düşüncenin merke­zi olduğu; buna karşı Doğu’nun ve İslâm dünyasının kaderciliğin, dini fa­natizmin ve mutlakçılığın vatanı olduğunu ileri sürer. Leibniz, kader inan­cının Müslümanların […]

Napolyon Bonapart’ın Mısır Macerası

Aslında bu, Hindistan’la sınırlı bir durum değildi. Avrupa sömürgeciliği, elinin uzanabildiği bütün dünyaya bir hayal, arzu ve tahakküm nesnesi ola­rak bakıyordu. Bunun çarpıcı örneklerinden biri, Fransa İmparatoru Napol­yon Bonapart’ın 1798 Mısır çıkartması ve buna Mısırlı tarihçi Abdurrahman el-Cebertinin (1753-1825) verdiği cevaptır. İngilizlere karşı harekete geçe­rek büyük bir donanmayla İskenderiye’ye giden Napolyon, Mısır’ın işgali için kapsamlı planlar […]

Hasan el-Vezzân yahut Afrikalı Leo’nun Maceraları

  1483’te Granada’da doğup Fez’de büyüyen ve Kahire’den Fez’e dönerken İspanyol korsan Bobadilla tarafından 1518’de kaçırılan Hasan el-Vezzân 16. yüzyıl Akdeniz dünyasında yaşanan paralel tarihlerin, iç içe geçişlerin, kültü-, rel alışverişlerin ve çok katmanlı insan hikâyelerinin canlı şahitlerinden biri­dir. Cervantes’in hikâyesini andırır bir şekilde Hasan el-Vezzân da bir esir ola­rak başka bir kültür dünyasına intikal […]

Avrupa ve Türkler

…… Bir Portrenin Hikayesi Fatih Sultan Mehmed’in Avrupa’ya olan siyasî, ticarî ve kültürel ilgisi İstanbul’un fethinden sonra da artarak devam etmiştir. Bunun çarpıcı örneklerinden birini Venedik Kralına yaptığı bir davette görüyoruz. Kralı oğlunun düğününe davet eden Fatih, İstanbul’a bir ressam, heykeltıraş ve bronz dö­kümcüsü de göndermesini ister. Venedik Konseyi derhal toplanır ve dönemin en büyük ressamlarından […]

Ortaçağ Avrupası ve Hz.Muhammed

Avrupa ortaçağları boyunca Hz. Muhammed’in hayatı hakkında kaleme alınan eserler,muayyen bir yekün tutar.İslam Peygamberine doğrudan atıfta bulunan ilk Hristiyan düşünürü,daha önce işaret ettiğimiz Yuhanna ed-Dimeşki idi. Fakat Hz. Peygamber hakkında Avrupa dillerinde kaleme alınan ilk kapsamlı eserler, Haçlı seferlerinin başladığı ve Kur’ân’ın Latinceye ter­cüme edildiği 11. ve 12. yüzyıllarda ortaya çıkar. Mainz’li Embricco’nun (ö. 1077) Vîta Mahutnetiy […]

Arapçadan Latinceye (Tercüme Faaliyetleri)

İspanya, İngiltere ve İberya Yarımadasında yoğunluk kazanan Arapçadan Latinceye tercüme faaliyetleri, Ortaçağ Avrupa tarihinin önemli kırılma nok­talarından biridir. 12. ve 13. yüzyıllarda büyük bir ivme kazanan tercüme ha­reketi, Kur’ân-ı Kerim’in Latince tercümesinden felsefî ve bilimsel eserlerin tercüme ve şerh edilmesine kadar geniş bir literatürün ortaya çıkmasına im­kân sağlamıştır. Lâkin Arapçadan yapılan tercümeler sayesinde Avrupalı ay­dınlar, […]