Kudüs’ü Konuşmak

D.Mehmet Doğan Tarihimizin Kudüs’ünü bilmeden, İslâm tarihinde Türklerin rolünü dikkate almadan işi hamasete boğmakla, edebiyata bulamakla bir yere varılamaz. Hayali değil, gerçek Kudüs üzerinden konuşmamız gerekiyor. Bugünün Kudüs gerçeğini görmezden gelerek, tarih yok sayılarak bu yapılamaz. Malazgirt zaferinden bir yıl önce Uvak oğlu Atsız Kudüs’ü Fatımilerden aldı… Yani Selçuklular Anadolu’dan önce Kudüs’ü aldılar. İslâm dünyasının […]

Mahremiyete Hayır!

Devrimler veya inkılâplar… Kiminin sekseninci, kiminin doksanıncı yılındayız… Fakat hâlâ oturup dosdoğru konuşamıyoruz. Neden? Türkiye, Cumhuriyet’ten sonra zecrî bir yola sokuldu. Bin yıldır hıristiyanlık için, emperyalist batı için tehdit teşkil eden, devlet olarak varlığı ile tehlikeli görülen bir halkın mukavemetini ortadan kaldırmaya yönelik operasyonlardı bunlar.  Kılık kıyafetten, toplumu ayakta tutan kurumlardan, yazıya, dile, mûsıkîye kadar […]

Mecburi Öğretime Kim Mecbur?

Dünya mecburi öğretimi tartışıyor. Mecburi (zorunlu) öğretimin 19. Yüzyılın programı olduğu, yüzyılımızın dünyasında zorunlu öğretim yerine daha esnek, kabiliyetleri daha fazla değerlendiren ve ihtiyaçları karşılayan “okulsuz toplum” projeleri ilgi topluyor. İlgi toplamakla kalmıyor, mecburi öğretim dışında uygulamalar yaygınlaşıyor. Mecburi öğretim, bilim ve eğitim zeminlerinde tartışılmak yerine, bilimi ve eğitimi yönlendirme merkezlerinde şekillendiriyor. Bu yüzden, geniş […]

Mağlubiyet İdeolojisi Öğretimi

Batılılar, batıcıların yaptığını hiçbir zaman yapmıyorlar! Babalar, halkı 1920’lerden beri zorunlu ve ömür boyu batılılaşma dersine tâbi tutuyorlar. Mağlubiyet ideolojisi tedris ettiriyorlar. Türkiye’de gerçek örgün eğitim bundan ibarettir! Bu dersin gönülsüz dinleyicisi olan halk hep teneffüse çıkmayı bekliyor! 1923’te ders başladı. 1930’da teneffüs yapılacakmış gibi oldu. Başöğretmenin teneffüs zilini çalmasıyla ders zilini çalması bir oldu. […]

Bitmeyen Zorunlu Eğitim

Batılılaşma tam mânâsıyla bir mağlubiyet ideolojisidir (Cengiz Aktar, “Batılılaştırma” diyor, Türkiye’nin Batılılaştırılması kitabında). Batılılaştırılma ister istemez bir dışarıdanlığı, bir müdahaleyi, zorlayıcılığı, dayatmayı gündeme getiriyor. Ancak mağlûplar böyle bir dayatmaya maruz kalabilir! Meselenin bir yönü bu. Diğer yönü: İmkânsızı mümkün kılmanın beyhude gayreti! Çünkü, ancak batılılar batılı olabilir; bugüne kadar da batılılardan başka hiçbir toplum batılı […]

Hilafet kaldırılmasa, İngilizler Lozan’ı tasdik eder miydi?

90 yıl sonra Hilafet’in ilgası meselesini soğukkanlılıkla ele almamız gerekiyor. İnkılap-cumhuriyet tarihi müfredatının sığ yorumları Hilafet’in kaldırılmasını gerçek mahiyetini açıklayabilecek muhtevadan yoksundur. Hiç şüphe yok ki, Millî Mücadele, altı yüz yıllık devlet ve onun uhdesinde bulunan müslümanların manevî birliğini de temsil eden Hilafet adına yürütülmüştü. Bilhassa Millî Mücadele’nin başında bunun hassasiyetle vurgulandığı, bütün temel metinlerde […]