Sen Bir Az-Gelişmişsin

Kıt’aları ipek bir kumaş gibi keser biçerdik. Kelleler damlardı kılıcımızdan. Bir biz vardık cihanda, bir de küffar… Zafer sabahlarını kovalayan bozgun akşamları. İhtiyar dev, mazideki ihtişamından utanır oldu. Sonra utanç, unutkanlığa bıraktı yerini, “Ben Avrupalıyım” demeğe başladı, “Asya bir cüzamlılar diyarıdır.” Avrupalı dostları, acıyarak baktılar ihtiyara, ve kulağına: “Hayır delikanlı” diye fısıldadılar, “sen bir-az gelişmişsin.” […]

Avrupalılaşmak Mı, Avrupalılaştırılmak Mı?

Batı dillerinde karşılığı olmayan bir mefhum: Çağdaşlaşmak; cı­vık, korkak, murdar… Bu habis kelimeyi, lugat hâzinemizden tardetmedikçe, düşünce selâmetine ulaşamayız. Gerçi Avrupa da şuurumuzu bulandırmak için, nice lâfızlar icad etmiş. Ama hiç bir emperya­lizm, çağı tek başına temsil etmek gibi abes bir iddiaya kalkışmamıştır. Hıristiyan dünyanın son keşfi, «azgelişmişlik». Asırlık hezimetlerin öcünü almak için uydurulmuşa benzeyen […]

Cemil Meriç ve İmam-ı Gazali

  İnsan okudukça neler öğreniyor. Yıllarca merhum Cemil Meriç’in yanında bulundum. Kendisine koca koca kitaplar okudum. Mesela Şehbenderzade Filibeli Ahmet Hilmi’nin o meşhur eserini –ki yedi yüz sayfadan fazladır – kıraat ettim. Özel sohbetlerini büyük bir zevkle dinledim. Sert bir üslupla yaptığı eleştirilere kulak verirken yeni yeni bilgilere ulaştım. Merhum, hem batı kültürüne, hem doğu […]

Biz Batı’yı Bütün Olarak Tanımadık

1960’lardan sonra Türkiye’yi salgın bir hastalık gibi istilâ eden Marksizm, anarşizm, komünizm vs. gibi izm’ler, doğrudan doğruya siyasî irfanımızın yokluğundan faydalanmışlardır. Biz Batı’yı bütün olarak tanımadık. Tanzimat devrinde tanımak istemiştik. Bizim dikkatimiz Batı’nın sadece dikenlerine yapraklarına takıldı. Yani ağaçla meşgul olmadık. Ormanla hiç meşgul olmadık. Rüzgârın tesadüfen önümüze serptiği birkaç kuru yaprakla uğraştık. Bir kelime […]

Osmanlı için Edebiyat Eğlenceydi

Osmanlı’nın Batı’dan alacağı herhangi bir edebiyat nevi yoktu. Çünkü şiirde biz büyük bir merhale idik, şahika idik. Batı şiirinin bize vereceği bir şey yoktu. Roman ise bir eğlence unsuruydu. Geniş halk kitlelerine hitap eden, okumaya alıştıran, maceranın cazibesinden istifade eden ikinci derecede bir nevi idi. Batı’da da öyleydi. Balzac’a kadar Batı’da roman ciddiye alınmaz, hiçbir […]

Teraküm Olmadan Medeniyet Olmaz

19.asrın fikir adamları toydular. Batıyı gerçek çehresi ile tanımıyorlardı. Ama kendi medeniyetlerinden kopmamışlardı henüz. Kendi mukaddeslerine bağlıydılar. Bocalayacaklardı, aldanacaklardı, hata edeceklerdi. “İlim Çinde de olsa alınız ve hikmet müminin yitik malıdır” a dayanıyorlardı. Oysa Avrupa lütuflarını çok pahalıya mal etti. Biz seçmedik maruz kaldık. Son yüzyılın düşüncesi el yordamıyla yapılan bir arayış. Ama harf ve […]

Yunan Mucizesi-Altın Çağ Masalı

İlk ceddimiz hür, günâhsız ve bahtiyar yaratılmış. Ama kötüye  kullanmış hürriyetini: iştihasını dizginliyememiş. Cenneti bu yüzden kaybetmişiz. Kitâb-ı Mukaddes öyle diyor. Sonra günâh günâhı  kovalamış. İnsan gitgide artan bir hızla yozlaşmış. Eski edebiyatlar dörde ayırır zamanı: altın çağ, gümüş çağ, tunç çağ, demir çağ.. İsâ’dan beş yüz yıl önce yaşıyan Yunan komedi yazarlarına inanmak gerekirse, […]