Abdulhamid Han Said Nursi’yi tımarhaneye attırdı mı?

Bediüzzaman Said Nursî, Yıldız Sarayı Mabeyn dairesine, Şark’ta geleneksel ve modern bilimleri bünyesinde birleştirecek bir üniversite açılmasını havi dilekçeyle başvurduktan sonra neden birdenbire Toptaşı Tımarhanesi’ne gönderilmiştir? Genellikle lafını budaktan esirgemeyen söylemi veya acayip kıyafetlerinden dolayı saray tarafından ‘deli’ muamelesi gördüğü izlenimi hâkimdir. Peki bu ‘izlenim’ ne kadar doğru? Başbakanlık Osmanlı Arşivi’nde bulunan bir mektup, Van […]

Namazda Huzura Vesile Olabilecek Bir Kaç Hakikat

Arkadaş! Vaktin evvelinde, Kâ’be’yi hayalen nazara almakla namaz kılmak mendubdur ki, birbirine giren daireler gibi Beyt’in etrafında teşekkül eden safları görmekle, yakın saflar Beyt’i ihata ettikleri gibi, en uzak safların da âlem-i İslâmı ihata etmiş olduğunu hayal ile görsün. Ve o saflara girmekle, o cemaat-ı uzmaya dâhil olsun ki, o cemaatın icma ve tevatürü, onun namazda söylediği her […]

Namazın tarifi

Arkadaş! Namaz, kul ile Allah arasında yüksek bir nisbet ve ulvî bir münasebet ve nezih bir hizmettir ki, her ruhu celb ve cezbetmek namazın şe’nindendir. Namazın erkânı, Fütuhat-ı Mekkiye’nin şerhettiği gibi, öyle esrarı hâvidir ki, her vicdanın muhabbetini celbetmek, namazın şe’nindendir. Namaz, Hâlık-ı Zülcelal tarafından her yirmidört saat zarfında tayin edilen vakitlerde manevî huzuruna yapılan bir davettir. Bu […]

Şimşirgil, Bediüzzaman’ın gayrimüslimlerin şehitliği görüşünü anlamamış

  Bediüzzaman, Kastamonu’da sürgünde olduğu 2. Dünya Savaşı sırasında talebelerine bir mektup yazmış ve bu mektubunda Alman orduları tarafından öldürülen masum ve mazlum insanlar hakkında bir tahlil yapmıştır. Mektubunun başında; “Böyle musibetlerde, kâfir de olsa, hakkında bir nevi mükâfat ve merhamet vardır ki, o musibet ona nispeten çok ucuz düşer. Böyle musibet-i semaviye masumlar hakkında […]

Bediüzzaman ve Sultan 2.Abdülhamid Han

    Bediüzzaman’ın hürriyet hakkındaki ilk nutkunun son bölümünde Sultan Abdülhamid’in ismi ve ahvâli geçmesi münasebetiyle; Bediüzzaman’ın tımarhaneye ve tarassuthaneye zahiren onun tarafından sevk edildiği veya onun namına Mabeyn hükûmetinin tedbiriyle o gibi muameleler ona reva görüldüğü ve şark’tan Medreset‑üz‑Zehra’sı için Padişaha müracaat azmiyle gelmişken, hiç bir mülayim karşılık görmediği, fikir ve düşüncelerine cevab verilmemekle […]

Anne ve Baba Hakkı

İhtiyar anne ve babaya veya akrabaya karşı şefkat ve güzel muamelenin ehemmiyetini izah eden güzel bir tefsirdir.   YİRMİ BİRİNCİ MEKTUP  Her türlü noksan sıfatlardan yüce olan Allah’ın adıyla. “Hiçbir şey yoktur ki Allah’ı hamd ile tesbih etmesin.” İsrâ Sûresi, 17:44. “Onlardan biri veya her ikisi senin yanında ihtiyarlık çağına erişecek olursa, onlara sakın ‘Öf’ […]

Değişen paradigmalar ve Risale-i Nur

Metin Karabaşoğlu 07.02.2011 İman-küfür mücadelesinde yeni bir dönemecin içindeyiz. Küfür ile iman arasındaki mücadele yeni bir aşamaya giriyor ve yeni bir çehre kazanıyor. Bu dönüşümü doğru okumak ve bu okuma dâhilinde doğru bir mücahede sergilemek, ehl-i dinin boynuna borçtur. Bu süreci doğru okumayıp “kurdu gövdenin içine alarak” içselleştirmek de büyük vebaldir. Bediüzzaman Said Nursî, Risale-i […]