Hz. Âdem ve Hz, Havva’nın Yeryüzüne İnmesindeki Hikmetler

Söz bizi buraya kadar getirdiğine göre, bu olayda Hz. Â-dem’e (a.s.) bahşedilen faydaları ve özellikleri görelim ve böylece havâssın Allah katında başkalarının sahip olmadığı hâllere sahip olduklarını öğrenelim. Allah’ın onlar hakkında öyle bir tedbiri vardır ki onlardan başkasına bu tedbiriyle yönelmez. Hz. Âdem’in (a.s.) ağaçtan yemesinde ve yeryüzüne in­mesinde bazı faydalar vardır: 1.Âdem ve Havvâ […]

Velînin Kerameti, O Velînin Kendisine Tabi Olduğu Peygamberin Mucizesidir

Evliyanın Kerameti Bilmelisin ki, evliyanın kerametine dâir sözler iki mesele­de toplanır: ·         Kerâmetin câiz olması ·         Kerâmetin meydana gelmesi Kerametin câiz olmasına gelince: Evliyâdan kerâmetlerin zuhûr etmesi meselesi, mümkün olan işlerdendir. Şayet bu, gerçekleşmesi mümkün olan işler­den olmasaydı bu takdirde gerçekleşmesi zorunlu olan yahut gerçekleşmesi asla mümkün olmayan işlerden biri olurdu. Kerametin gerçekleşmesi asla mümkün […]

Hikemi Ataiyye Şerhinden Bir Kıssa

Ebu Abdullah el-Basrî Hazretleri Suriye’de korkunç bir dağda, irfan ehlinden olduğu tavırlarından anlaşılan bir adama rastladı. Ona: “Neden burada yalnız oturuyorsun?” diye sordu. Adam dedi ki: “Öyle bir hakikat soruyorsun ki, onu istersen anlayamazsın, anlarsan gerçekleştiremezsin.” Ebu Abdullah yine: “Bu dediğin hakikat nedir?” deyince: “Allah’la birlikte olmanın ebedî cennet nimetlerini kapsadığını kesinlikle bilmemdir.” cevabını verdi […]

Allahu Teala, Kulunun İbadetinden Fayda Sağlamaz

Allah kulunun ibadetinden fayda sağlamaz, masiyetinden de zarara uğramaz. Hiç ihtiyacı olmadığı halde kullarına ibadet etmekle emredip mecburiyet zincirleriyle kulluğa sevk etmesi, onların tabiatlarındaki zayıflık ve tembellikten dolayı gönüllü olarak ibadet etmekte gevşek davranacaklarını bildiğindendir. Bu yüzden onları azaba uğratmakla korkutarak kulluk zorlama zincirleriyle sürüklemiştir. Cenab-ı Mevlâ sanki şefkatli bir babanın çocuklarına davrandığı gibi muamele […]

Mevlana ve Şems’in ilk Konuşması

Ledün ilimlerine anadan doğma istidatlı olmakla beraber zahir ilimlerle de fevkalade şöhretli olan Hak lisanının tercümanı Şems Tebrizî Hazretleri, Mevlâna Celâleddin Rûmî Hazretlerini irşad etmek için Tebriz’den ta Konya’ya gelmiş, irşad etmeden önce Mevlana’nın medresesinden hücresine döndükleri sırada yol üzerinde bekliyordu. Hazreti Mevlâna mehtabın etrafında çevreleyen hâre gibi yanlarında toplanan talebelerle birlikte büyük bi debdebe […]

Ataullah İskenderi, Hikemi Ataiyye Şerhinden Alıntılar

Duanın kabulünün gecikmesi ümitsizlik ve usanç vermemelidir. Mademki Mü’min suresi 60. ayetinde duaya icabet edeceğini vaat etmiştir, kabul eserlerinin erken veya geç ortaya çıkmasında başka hikmet bulunduğu düşünülmelidir. Hekim hastanın istediği gibi değil, hastalığın gerektirdiği şekilde tedavi eder. Cenab-ı Hak da bu hikmet şifahanesinde tabii hallerin ve nefsanî arzuların hastası olan kullarına tedavi kabilinden olan […]

Cenab-ı Hakk’ın Her Şeyden Evvel Zâhir Olması

Cenab-ı Hakk’ın her şeyden evvel âşikâr olması, ez-Zâhir isminin ezelî ebedî olarak gerçekleşmesinden dolayıdır. Çünkü Hakk’ın zuhuru, Hak için zâtîdir; sonradan kazanılmış bir şey değildir. Bir başka şeyden faydalanmadığı gibi illetli de değildir. Yaratılmış olan âlem ve içindekilerin ortaya çıkması ise Hakk’ın zuhur sıfatı ile tecellisinden meydana gelmiştir. Bu halde varlıkların yaratıcısı, her şeyin varlığından […]