Ekran Objesi Olarak Beden

Bugün kitleleri harekete geçiren şey kopma değil, bulaşmadır. Jean Baudrillard(1) Toplumsal gözün aynı anda hem izleyip hem de izlendiği sayısız ekran, bedene dair kolektif beklentinin artiküle edildiği bu çağın ortak havuzudur. Beden meselelerinin hastane, klinik ya da spor salonu gibi tipik mekânlardan taşarak; yaşamın her an ve alanına yayılmasını organize eden ekranlarda, -ki bunların içine […]

Ayna-Vitrin Olarak Beden

Bazen şeylerin değerini büyütür, bazen yadsır ayna. Aynanın yüzeyinde değerli görünen her şey yansımaya dayanamaz. Italo Calvino‘ Beden politikasında herkes bir diğerinin kaderidir. Bu noktada beden, Foucault’un birçok kere söylediği gibi gözetlenen olsa da; daha da fazla gözetleyendir. Çünkü beden-gözü kendisinden çok başkasına dönüktür. Bu monitorizasyon amaçsız bir fantezi değildir; aksine başkaları üzerinde/n yansıyan ayna, […]

Proje Olarak Beden

  Pazar, ürettiği mutsuzluktan beslenir: Zygmunt Bauman Beden, hakkındaki tüm takdirin taşıyıcısı olan bireyin omuzlarındaymış gibi göründüğü, ancak işin iç yüzünde küresel ağlarca kumanda edilen politik bir projedir. Her an pazarlanmaya hazır olan bu proje, öldürdüğü Tanrı’nın yerine kendi Ben’ini ikame eden modern bireyin kendi başına seçtiğini sandığı şeyleri de tayin eder. Proje olarak bedenin […]

Modernitenin Avrupacı Evrenselliği (Euroversalism)

      Modern, Avrupa’nın kuzeybatısında başlayan ve farklı çeşitlilik dü­zeyleri ile beraber tüm dünyaya yayılan tarihî bir süreç olarak değer­lendirilir (Wittock 2000; Eisenstadt 2002; Therborn 1992; Giddens 1990). Modern gelişmenin çeşitlilikleri modernite alanındaki çağdaş ilim insanları tarafından yeterince tanınsa da, tarihî ve bilimsel araş-tırma veçhesi büyük oranda Avrupamerkezcidir ve kurumsal açıdan birleştirilmiş bir dünya […]

Rönesans’ı Yeniden Şekillendirmek

Avrupa Rönesans’ını -tamamen “Avrupalı” ve özellikle Italyan bir fe­nomen ve zihinler ile değerler üzerinde daha sonra Batı tarihinde derin etkiler bırakacak olan devrim niteliğinde bir hareket olarak gören gele­neksel algılanma biçimi- bizatihi on dokuzuncu yüzyılın bir ürünüdür. Fransız tarihçi Jules Michelet, İsveçli tarihçi Jacob Buckhardt ve İngiliz edip Walter Peter, yukarıda tasvir edilen “Rönesans’ın ne […]

Şarklı Globalleşme: Geçmişi ve Bugünü

Jan Nederveen Pieterse Avrupamerkezcilik eleştirisi birden fazla aşamadan geçmiştir. Bunlar­dan birincisi, öncelikle bir Oryantalizm eleştirisi içermektedir. Diğer düşünürlerin yanı sıra, özellikle Edward Said ve Martin Bernal Avru- pamerkezci tarihte ırkçılık ve kültürel ön yargı meselelerine yoğunlaş­mışlardır. Diğerleri ise ilerlemeci düşünce (Samir Amin, Paul Bairoch, Stavrianos) ve tarih yazımında (Eric Wolf, James Blaut, Jack Goody) Avrupamerkezci […]

Özne ve Hakikat

Hakikat kaygısı, hakikat anlatılarının küçümsendiği çağımızda bile öznenin hâlâ en temel kaygısı sayılmalı. Öyle, zira insan hakikate farklı adlar verebilir, hakikat yokmuş gibi davranabilir, dahası hakikat diye bir şeyi inkar edebilir, ama hakikatte yine de ondan vaz geçemez: Hakikat (ve eksikli kipi hakikatsizlik), insanı, insanın insanlığını örtük veya belirtik bir biçimde belirlemeye devam eder daima. […]