Necip Fazıl ve Cemil Meriç’e Göre “Yarı” Türkler

Dosto kendi dilini tahrip eden, kötü kunuşan Yahudilere karşı haklı olarak acımasızca tenkit eder. Nefret ettiğini açıkça da beyan etmekten çekinmez. Sadece o mu? Değil! Bir sürü Batı’lı filozof ve şairler, bu ırkın çarpık zihniyet ve karekterleri hakkında yazı yazmışlardır. Mesela belki en düşündürücü ve en çarpıcı ifadeyi hiçte Yahudi düşmanı olmayan, bilakis dostu olan […]

Psodologi:Oryantalizm

‘Oryantalistler getto zekânın çocuklarıdırlar. Emperyalist Batı hem insanı öldürdü, hem de ilimleri bayağılaştırıp, gettolaştırdı. Sonsuz mekanlardaki pınar tazeliğini, kristal, billur örgünün mana ve rayihasından haberi yoktur. Tekniğine gelince, ufukta ve istikbalde ölümün nefesi kokuyor. Batı tekniğinin yüzde yüz bir “Epimetos” olduğunun, Batı’da da farkında olan ciddi ilim adamları ve düşünürleri bu dişi canavarın dehşeti içindeler. […]

Nesillerin Iğdişleştirilmesi ve Melezleştirilmesi

Sosyolog Mannheim meşhur”Ideologie und Utopie, 1929” adlı bu eserinden önce bir sosyoloji dergisinde “Das Problem der Generationeri” adlı meşhur bir Traktat/Risâlesini yayınlar, İslam’ın çok önem verdiği bu nesiller, kuşaklar meselesine, o da çok önem verir. O na göre”Nesiller meselesi ciddiye alınması ge­reken, çok önemli bir meseledir: Onun anlamı pratikte direk, bariz olarak anlaşılır, “diyor. Mannheim okuyucusuna bunu […]

Kelam’ı Yeniden Yükseltmek: Bir Vahiy Medeniyeti Olarak İslam ve Batı Medeniyeti

Prof.Dr.Tahsin Görgün Montesquieu Kanunların Ruhu’nun hemen başında zeki varlıkların mevcut olduğu bir dünyayı “kör bir fatum”un oluşturmuş olamayacağını; bir düzenin, bir kanunun varlığının bütün bunları belirli bir şekilde düzenleyen bir düzenleyicinin varlığına bağlı olduğunu ifade etmektedir. Bu çerçevede toplumsal hayatın esasını teşkil eden kanunların da Tanrı tarafından insana, insan tabiatının bir parçası olarak verildiğini; insanın […]

Medyatik Oryantalizm: Kültürel sömürgecilik

Modernliğin bütün dünyaya çeki düzen vermeye başladığı üç yüzyıldan bu yana başka bir dünyanın eşiğine fırlatıldık. Bütün insanlık olarak. Batı uygarlığının modernlikle birlikte geliştirdiği meydan okuma, medeniyetlerin, dinlerin, toplumların, hatta bir toplum içindeki etnik azınlıkların birbirleriyle ilişkilerini alt üst etti. Sadece birbirleriyle değil, birbirlerinin zihinleriyle, kültürleriyle, hatta kendileriyle, kendi kültürleriyle ilişkilerini de tepe taklak etti. […]

Hakikat Tekliği ve Çokluğu

Günümüz insanını belirleyen en belirgin niteliklerin başında “hakikat algısı” gelmektedir.Günümüz insanının hakikate ilişkin yargısı, hakikati ele alış biçimi ve hakikat ile olan ilişkisi onu kendinden önceki insan ve çağ özelliklerinden ayırır. Günümüz insanı hakikati bulamadığından hakikat arayı­şına girmediğinden daha kötüsü günümüz insanı hakikatin varlığı konusunda endişeli olduğundan onun varlığına inan­mıyor. Hakikati ister varolanlar içerisinden ayrı […]

İslam dünyasında protestanlığa ihtiyaç var mıdır

Yıllar önce İslam dünyasındaki gelişmelerin tartışıldığı uluslararası bir kongrede batılı bir katılımcının “İslam dünyasında protestan bir harekete ihtiyaç olduğuna inanıyor musunuz?” şeklinde bir sorusuna muhatap olmuştuk. Farklı tarihi tecrübeye sahip iki medeniyet birikiminin ulaştığı sonuçları düz bir mantık ile birleştirmeye çalışan bu yaklaşıma cevabımız “katoliklik gibi mutlak hakikati tekeline alan bir kilise kurumsallaşmasının olmadığı bir […]