Modern Dünyanın Ahlak Krizi

İletişim araçlarının dünyayı küresel bir köy haline getirmesi nedeniyle ahlak sorunu küresel bir sorun haline gelmiş, manevi buhranlar hızla yayılmış, müspet ahlakî değerler sarsılmış, insanlık ciddi bir değer sorunu ile karşı karşıya kalmıştır. Günümüzde adalet, merhamet, vefa, doğruluk, samimiyet, diğergamlık, hasbilik gibi ahlakî değerlerin erozyona uğraması sonucu ortaya çıkan manevi buhranlar, sadece bir bölge ya […]

Kitle Teorisi ve Ideolojik Aygıt Olarak Spor Kitle Teorisi ve Ideolojik Aygıt Olarak Spor

XX. yüzyıl spor ve ideoloji arasındaki sıkı ilişkinin alenen ifşa olduğu bir dönem olmuştur. Özellikle kitleleri arkasından sürükleyen tüm dünyadaki futbol tutkusu, toplumsal, siyasi, ekonomik sorunların Önüne geçmeye başlamış, yaşanan en büyük kaoslar, karşısında tuttuğu ekibin (ki neden tutulduğunun da mantıklı bir açıklaması yoktur) galibiyeti tüm sorunları unutturmaya yetmektedir. Ülkelerde yaşanan siyasi, ekonomik bunalımlar toplumsal […]

Kapitalizm ve Boş Zaman

Ömer Aytaç Kapitalizm bir üretim sistemi olarak çalışma kadar boş zamanı da organize etti. Çalışmayı katı bir kodlanmışlık içine hapsettiği gibi boş zamanı da terminolojik anlamından  sıyırarak,  kârlı  bir  alan  olarak  düzenleme  çabası  içinde  oldu.  Bu bağlamda, boş zamanlar, birey inisiyatifinden uzaklaşarak, kurumsal aygıtlar ve araçsal hegemoninin etkisine girdi. Boş zaman, artık bireysel dinginlik, düşünsel […]

Takdir Edilmiş Kategorilerin Değerlendirilmesi

… 4.3.7.  İnsan varlığı, tüm diğer canlı varlıklardan farklı olarak, dış dünyayı, zihnindeki işletim sistemi dolayımıyla algılamaktadır. Zihinsel işletim sisteminin aparatları kategoriler ve değer yargı­larıdır. Nietzsche’nin de değişik vesilerle söylediği gibi, herhan­gi bir varlık hakkında, kişilerde teşekkül eden kanaatler; onla­ra daha önce benimsetilen kategorilerin ve bu kategorileri nasıl değerlendireceklerine dair onlara benimsetilmiş olan değer yar­gılarının […]

Kurum – Kamu ilişkileri ve Anlaşmazlık Perdesi

… 4.2.1.   Modernizmin anahtar kavramlarının başında rasyonalizasyon gelmektedir. Onlara göre eski toplumun tümüne nüfuz eden gelenekler rasyonel değildi ve onların yerini akla uygun olarak kurulacak yapılar almalı, geleneğin işlevlerini kurumlar üstlen­meliydi. Ayıp, günah, haram gibi bireyi içten kuşatan mekaniz­malar; hem bireyin özgürlüğünün ve self-aktüalizasyonunun önündeki engellerdi hem de toplumun gelişmesi ve ilerlemesi­ne set çekiyordu. Dolayısıyla […]

Modernitenin Kurumsal Geist Teorisyeni Olarak Hegel

Her şeyden önce belirtmek gerekir ki Hegel ile Kant ve özellikle Nietzsche ve hatta Marx, diğer pek çok düşünür gibi, eserlerine atıflarla özetlenebilecek düşünür ve bilim insanları değildir. Onların lafızlarını kullanarak, anlaşılır bir cümle ortaya çıkartmak mümkün değildir. Bu dört düşünürün kasıtlarından anlaşılanlar, anlaşılabilir lafızlar haline getirildiği takdirde, kendi içinde bütünlüğü Ve tutarlılığı olan bir […]

Emperyalizmin Klasik Çağı

  Ellen Meiksins Wood Britanya kapitalizminin yükselişi kuşkusuz diğer önemli Avrupalı güçlerde, her ne kadar onların Britanya’daki iktisadi kalkınmayı sürükleyen içsel zorunlulukları olmasa da, sanayileşmeyi teşvik etmiştir. Ama bu etki ilk önce jeopolitik askerî rekabetin yerine iktisadi rekabetin geçmesini sağlamadı. 19. yüzyılda, klasik emperyalizm çağında, Avrupalı devletler daha da şiddetli sömürgeci yayılma kampanyaları yürüttüler ve […]