Selefi Kimdir?

Bir kimsenin ‘Ben Hanefîyim’ demesi o kimsenin aslında ben ‘Selefe tabiyim’ demesi anlamındadır. Ben selefe ittiba ediyorum diyen bir kimse mutlak surette fıkhî bir mezhebe intisap edecek. Çünkü sahabenin fıkhî istinbatları bu kitaplarda kayıtlıdır ve kitaplarda kayıtlı bu görüşler kesintisiz bir biçimde mezhep imamlarına kadar gelmiştir. Ben İmam Ebû Hanîfe’ye tabiyim dediğimde İmam Ebû Hanîfe’nin Hocası Hammad b. Ebî Süleyman, Hocaları Alkame ve Esved kanalıyla Abdullah b. Mesûd Hazretleri’ne (r.anh) ulaşan içtihadî tercihlerine tâbîyim demiş oluyorum. Bu durumda benden âlâ Selefî mi var??

Abdullah b. Mesud Hazretleri’nin (r.anh) Hoca talebe ilişkileri içerisinde içtihadları Ebû Hanîfe’ye kadar geliyor, mezhep kitaplarına kaydediliyor ve bana kadar ulaşıyor. Böyle bir mezhebî irtibat olmadan eline bir kitabı alıp “falan böyle demiş ben de böyle yapayım” diyen adam selefî değildir.

Buna bir sened silsilesi içerisinde tâbî olan kişidir asıl selefî. Bunu itikadî alana da teşmil etmeniz gerekir. Kim “İmam Ebû Hanîfe falan konuda Sahabeden farklı düşünüyordu” diyebilir ki?

Mesele şudur: Şu anda 15. hicri asırda ben kendimi sened silsileleri vasıtasıyla kesintisiz bir biçimde Sahabe-i Kiram’a ve oradan Efendimiz (s.a.v.)’e bağlayabiliyorsam işte Selefîlik budur. Yoksa eline bir kitap alıp o kitaptan selefî görüşler öğrenip onları insanlara dayatmak Vehhabîlikten başka bir şey değildir.
Ebubekir Sifil Hoca

Yazar: Muhammed Ali

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir

*

This site uses Akismet to reduce spam. Learn how your comment data is processed.