Sabır İnsanı Kötülükten Alıkoyar

Evdeki kadın onu kendine çağırdı, kapıları sıkıca kapadı ve “Gelsene” dedi. Yûsuf: “Günah işlemekten Allah’a sığınırım, doğrusu kocan benim efendimdir; bana iyi baktı. Haksızlık yapanlar (zâlimler) felah bulmaz (Yûsuf, 23)

And olsun ki, kadın Yûsuf’a arzulu  idi. Rabbinden bir işaret olmasa Yûsuf da onu isteyecekti,işte ondan kötülüğü ve aşırılığı engelledik. O bizim çok içten kullarımızdandır” (Yûsuf, 24)

 

Kanadını yolma, onun sevgsini gönlünden sök çıkar. Çünkü savaşmak için düşmanın bulunması şarttır.

Düşman olmadıkça savaş imkânı yoktur. Şehvetin olmaksa, ondan kaçınma emrine uyman mümkün değildir.

Meylin (eğilim) olmaksa sabrın mânâsı yok. Düşman yoksa ordu sahibi olmana ne hacet?

Kendine gel de kendini hadım etme, papaz olma. Çünkü çekinmek ve temiz durmak, şehvetin zıddıdır.

Hevâ ve heves olmadıkça hevâ ve hevesten çekinin denmesi mümkün değildir. Ölülere gâzilik taslanmaz ya! Yine böyle o padişah “Sabredin!” buyurdu. Bir istek olmalı ki ondan yüz çeviresin.

Şehvet olmasa ondan kaçınmaya imkân olabilir mi?

Sabretme esâsına uğramadıkça karşılığında bir hayır ve mükâfât elde edemezsin.

Sınamada şart ihtiyar sahibi olmaktır. Kudret elde olmadıkça da ihtiyâr olamaz.

İhtiyarına sahib olmak “Sakının” emrine uyan ve kendisine sahib olan adam için iyidir.

Sabır sahibi, kendi kanadını yok farzeder, bu suretle kanadı da onu kötü düşüncelere sevk etmez.

(Mevlânâ Celâleddin Rûmî, Mesnevi,\ çev. Veled Izbudak, Abdülbâkî Gölpınarlı (haz.), İstanbul: Millî Eğitim Basımevi, 1991, c. 5, beyit. 574-577, 581, 583, 584,625,649,652)

Yazar Hakkında: Muhammed Ali

Bir Cevap Yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir

*