Osmanlı medeniyeti bir iman ve hamle medeniyetidir

Osmanlı medeniyeti bir iman ve hamle medeniyetidir. Ciddi olan her hakikat, her bilgi Kur’an’da toplanmıştır.

Edebiyat, Batı’daki gibi bir kavga silahı değil, fatihler için eğlencedir…

Osmanlı’da felsefe yoktur. Çünkü felsefe, şüphelerin çocuğudur. Mutlak hakikate eren kimseler için böyle bir zihin çabasına ne ihtiyaç var? Cetlerimiz, hayat tecrübelerini, düşünce ve intibalarını kah sözle, kah yazıyla aktarmışlardır. Bu fikir mahsullerinin bütününe irfan diyoruz. İrfan Kur’an’da temelini bulan, yani beşer idrakine sunulan, büyük ve ezeli hakikatlere insanoğlunun hayat tecrübesinden aldığı derleri ilave etmesi, onları yeni baştan düşünmesi, çağa göre yorumlaması ve anlatmasıdır.

Kültür ile irfanı kıyaslayacak olursak…

Bence kültür, bir Batı mefhumudur. Bu itibarla Batı’dan aldığımız bilgiler için, başka bir deyişle irfanımızın sığlaşmış, soysuzlaşmış, yabancılaşmış kısımları için kullanılmalıdır. Yani bir Osmanlı irfanından, bir de Cumhuriyet kültüründen söz edebiliriz.

Tekrar ediyorum: İrfan, hem Doğu’dandır; hem de terbiye ile derinleşmiş, zenginleşmiştir. Gerçeği bölmez, Batı’da olduğu gibi, insanı insan yapan bütün vasıfları kucaklar. Nedim, “Belki söz bilmeziz amma biraz irfanımız vardır” derken, bu hakikati işaret ediyordu. Ziya Paşa’ya göre “Kişi noksanını bilmek gibi irfan olmaz.”

Mustafa Armağan – Bulutları Delen Kartal(Cemil Meriç ile Konuşamalar)

Gelen arama terimleri:

  • osmanlı medeniyetinin tevessül

Yazar Hakkında: Yusuf Aslan

Tarih talebesi ve ilme pek meraklı.

Bir Cevap Yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir

*