Kuran İslamı Kavramı

İlk mealcilik hareketini İngilizlerin İslam ülkelerine enjekte ettiğini biliyoruz.

Batı oryantalizminin hedefi; “Hz. Muhammed’siz (s.a.v.) bir din ve hadissiz bir yaşam”dır. Hayattan Hz. Peygamber’i (s.a.v.) uzaklaştırmaya çabalamışlardır, Hz. Peygamber’i (s.a.v.) etkisizleştirip, bütün dinlerden derleme yeni bir din çıkarmak ve Hz.Musa, Hz. İsa veya Hz.Muhammed’den (s.a.v.) birine inanmak yeterlidir.
Dilediğini seç! Noktasına meseleyi getirmek istemişlerdir. “İbrahimi dinler” faaliyetinin nihai hedefi budur.

Hz. Peygamber’i (s.a.v.) tarihin tozlu sayfalarına hapsedip hayattan silmek.
Bunu yapabilmek için de sinsi bir şekilde Kuran-ı Kerim’i istismar etmişlerdir. “Kuran’daki İslam”, diyerek, “Kuran İslamı” diyerek sahih sünneti ve sahih hadisleri ortadan kaldırmaya çalışmışlardır. “Bütün hadisler uydurmadır” diyerek hadisleri ve sünneti hayattan silmeye çabalamışlardır.

Kuran İslamı veya Kuran’daki İslam her müminin tereddütsüz kabul edeceği bir kavramdır.

İmanı olan her mümin bu kavramın altına imzasını atar. Kuran’sız İslam olur mu?

Kim bunu söyleyebilir.

Kuran ebedi vahiydir.

Harfine dokunulmamış, şeytanlardan ve şeytanlaşmış beşerden korunmuş bir rahmettir. Yeryüzünde Kuran-ı Kerim’i tartışmış bir Müslüman var mı?
Ama bu kavramı asıl hedefinden çıkarıp sinsi bir ideolojinin basamağı yapmaya çabalayanlar, bu sözün arkasından şunu söylüyorlar: Kuranı Kerim ortada. Hadislere, Hz. Peygamber’in (s.a.v.) sözlerine, mesajlarına esasen Hz. Muhammed’in (s.a.v.) kendisine ne ihtiyaç var ki! Bize Kuran yeter.
Hz. Muhammed’e (s.a.v.) gerek yok. O’nsuz bir din düşünün!

Dert bu. Mesele bu.

Hedef bu. İşte bu nedenle bizler, Kuran’daki İslam kavramının doğru olduğunu, ama yanlış amaçla istismar edildiğini söylüyoruz.

Çünkü biliyoruz ki; Hz.Muhammed’siz (s.a.v.) bir Kuran iddiası, esasında Kuran’ı inkâr demektir.

Kuran-ı Kerim in tümünü inkâr demektir. Hem Kuran’a inanacaksın ve hem bize Kuran’ı ileten büyük Peygamber’i (s.a.v.) yok sayacaksın. Bu ne yaman bir çelişki bu nasıl bir akıl tutulması? Bu imanın İslam’da yeri olur mu?

Hz. Peygamber’siz (s.a.v.) bir İslam isteyenler onun içindir ki namazları üçe indirmiş, cuma namazı yerine cuma vakti Allah’ı tesbih etmek yeter demiş, ayetleri keyiflerine göre yorumlayıp fitneye düşmüş ve hatta düşürmüş bidat ve hurafe ehline dönüşmüşlerdir.

Kuran-ı Kerim’e karşı işlenebilecek en büyük tahrifat elbette budur.

Sahih hadisleri ortadan kaldırdığınızda, Kuran-ı Kerim’i hevesinize, zevkinize, keyfinize göre yorumlayabilirsiniz. Dini, din olmaktan çıkarırsınız.
Unutulmasın ki Kuran’ın ilk tefsiri, yorumcusu yine Hz. Muhammed’dir (s.a.v.).

Hadisler de Kuran’ın tefsiridir.

İslam dinini tahrif ve tahrib etmek isteyen ve Kuran-ı Kerim’i tartışma konusu yapmak isteyenlerin yol haritası; önce hadisleri, sonradan Hz.Peygamberi Müslümanların hayatından silmek şeklindedir. Bu çirkin ve ürkütücü yolun sonunda, Kuran-ı Kerim ayetlerinin çoğunu tarihsel olarak ilan edip Kuran’ı etkisizleştirmek hedefi vardır. Kısacası, oyunun ve tuzağın farkındayız.
Dilerim ki, İslam adına konuşmak sorumluluğu olanlar da bu tuzağın farkında olurlar ve gerek vaaz ve gerekse de hutbelerle halkımızı uyarırlar.

Nihat Hatipoğlu – Sabah (25.04.2014)

Gelen arama terimleri:

  • arif tekin makaleleri
  • kuran islamı
  • kuran islami kavramı
  • kuranda bidat kavramı
  • kuranda islam kavrami
  • islam kavramı
  • KURANDA EBEDİ KAVRAMI
  • kurandaki inkar kavramı
  • peygamber (s a v) kavramı

Yazar Hakkında: Yusuf Aslan

Tarih talebesi ve ilme pek meraklı.

Bir Cevap Yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir

*