Kadir Gecesi Hakkındadır

 

Kadir Gecesi Hakkındadır

1-KADİR GECESİNİN FAZİLETİ

Yüce Allah şöyle buyurmuştur:

1- Biz onu (Kur’anı) Kadir gecesinde indirdik.

2- Kadir gecesinin ne olduğunu sen bilir misin?

3- Kadir gecesi, bin aydan hayırlıdır.

4- O gecede, Rablerinin izniyle melekler ile Ruh (Cebrail), her iş için iner dururlar.

5- O gece, esenlik doludur. Ta fecrin doğuşuna kadar. Kadir sûresi

Süfyan İbn Uyeyne şöyle demiştir: Kur’an’da “ve mâ edrâke / sana ne bil­dirdi?” denilen yerleri Allah bildirmiştir. “Ve mâ yüdrîke / sana ne bildirir?” dediği yerleri ise bildirmemiştir.

2014- Ebû Hureyre radıyallâhu anh, Hz. Peygamber’den  aleyhi ve selam şunu rivayet etmiştir:

“Kim (vaadine) inanarak ve sevabını Allah’tan umarak Ramazan ayını oruç­lu geçirirse onun geçmiş günahları affedilir.[Buhari]

Kim (vaadine) inanarak ve sevabını Allah’tan umarak Kadir gecesini ihya ederse onun geçmiş günahları affedilir”.(Buhari)

 

Açıklama

 

Kur’an’ın belirli bir zamanda indirilmesi, bu zamanın faziletli olmasını gerek­tirir. Kadir suresinde geçen “Biz onu kadir gecesinde indirdik” âyetindeki “onu” sözcüğü Kur’an’ı ifade etmektedir. Çünkü Yüce Allah bir başka âyette “Ramazan ayı, içinde Kur’an’ın indirildiği aydır” buyurmuştur. Kadir suresinde kadir gecesi­nin faziletini gösteren unsurlardan biri de o gece meleklerin indirilmesidir.

Kadir Gecesi İfadesindeki “Kadir” Ne Anlama Gelmektedir?

“Kadir gecesi” ifadesindeki “kadir” kelimesinin ne anlama geldiği konusunda farklı görüşler İfade edilmiştir. Bu görüşlerin bir kısmı şunlardır:

* Bundan kastedilen “yüceltme”dir. Nitekim kadir kelimesi bu anlamda “Al­lah’ı hakkıyla takdir edemediler” âyetinde kullanılmıştır. Bu durumda, Kur’an’ın bu gece indirilmesi yahut meleklerin İnmesi sebebiyle bu gece “kıymetli bir gece” olmaktadır.

* Burada “kadr” kelimesi “daraltma ve sıkıştırma” anlamına gelmektedir. Ni­tekim kadir kelimesi “/cimin rızkı kendisine daraltıhrsa” âyetinde de bu anlamda kullanılmıştır. Daraltma ve sıkıştırma, bu gecenin hangi gece olduğunun açıkça belirtilmemiş olmasından, yahut da o gece inen meleklere yeryüzünün dar gel­mesinden dolayıdır.

*   Burada “kadr” kelimesi “kader” anlamındadır. Bunun anlamı, o sene meydana gelecek olaylara dair hükümlerin o gece takdir edilmesidir. Nitekim Yüce Allah “Her hikmetli iş o gece birbirinden ayrılır” buyurmuştur.

Nevevî söze bu görüşle başlayarak şöyle der: Âlimler şöyle demişlerdir: “Her hikmetli iş o gece birbirinden ayrılır” âyetinde ifade edildiği üzere melekler o gece insanların kaderlerini (Allah’ın emriyle) yazdıklarından bu geceye “kadr” gecesi denilmiştir. Bunu Abdürrezzak ve diğer hadis alimleri sahih senetle Mücâhid, İkrime, Katâde ve diğer tefsir alimlerinden nakletmişlerdir.

 

2- Kadir Gecesinin, Ramazanın Son Yedi Gecesinde Aranması

 

2015- İbn Ömer radıyallâhu anh şöyle demiştir:

Hz. Peygamber’in sallallahu aleyhi ve sellem ashabından birkaç kişiye kadir gecesi rüyalarında Ramazan ayının son yedi gecesinde gösterildi. Bunun üzerine Resûlullah aleyhi ve selam şöyle buyurdu:

“Rüyalarınızın son yedi gece üzerinde birleştiğini görüyorum. Öyleyse kadir gecesini araştıran kişi onu son yedi gecede araştırsın”.(Buhari)

2016- Ebû Seleme şöyle demiştir:

Arkadaşım Ebû Said’e (kadir gecesini) sordum. Bana şunları anlattı:

Hz. Peygamberle sallallâhu aleyhi ve sellem birlikte Ramazan’m ortasındaki on gün­de itikâf yaptık. Hz. Peygamber aleyhi ve selam yirminci günün sabahında minbere çıkarak bize hitap ederek şöyle dedi:

“Bana kadir gecesi gösterildi, sonra da unutturuldu (yahut ben unuttum). Kadir gecesini Ramazan’ın son on gününün tek gecelerinde araştırın. Ben (rü­yamda kadir gecesinde) su ile çamur içinde secde ettiğimi gördüm. Benimle birlikte itikâf yapanlar, itikâfıma geri dönsün”.

Bunun üzerine biz itikâfa geri döndük. Gökyüzünde hiçbir bulut görmüyor­duk. Sonra bir bulut geldi ve yağmur yağdı. O kadar yağdı ki mescidin tavanın­dan aktı. Mescidin tavanı hurma dallarından yapılmıştı. Namaz için kamet geti­rildi. Resûlullah’ın su ve çamur içinde secde yaptığını gördüm. Öyle ki çamurun izini onun alnında gördüm.

 

Açıklama

 

Bu ve bundan sonraki konu başlıkları, kadir gecesinin hangi gece olduğunu açıklamak için konulmuşlardır. İlim adamları bu konuda farklı görüşlere sahiptir­ler. Biz bunu, iki konuya ait hadisleri açıkladıktan sonra belirteceğiz.

Hadisten Çıkan Sonuçlar

Rüya önemlidir. Dinin kurallarına aykırı olmamak şartıyla meydana gelen olaylarda rüyaları delil olarak göstermek caizdir. Bu konuda Rüya tabirleri bö­lümünde geniş bilgi verilecektir.

Ebû Said’in rivayet ettiği hadislerde şu hususlar yer almaktadır: Namaz kılan kişi, alnını silmeyi bırakır.

Bir engel üzerine secde edilir. Çoğunluk bunu hafif bir iz şeklinde yorumla­mışlardır.

Çamura secde etmek caizdir.

Evla olanını talep etme emredilmiş, daha faziletli olan ameli elde etme hu­susu tavsiye edilmiştir.

Hz. Peygamber sallallâhu aleyhi ve sellem hakkında unutma söz konusu olabilir. Bu, özellikle de tebliği İle ilgili olmayan konularda onun için bir eksiklik sayılmaz. Hatta bunda, hüküm koyma konusu ile ilgili bir maslahat bile bulunabilir. Nite­kim namazdaki yanılması sebebiyle “sehiv secdesi” hükmü konulmuştur. Yahut da bu hadiste olduğu gibi bunun bir yararı, ibadeti yapmak için elden gelen gayreti göstermeye vesile olmasıdır. Nitekim kadir gecesinin zamanı kesin olarak belirtilmiş olsaydı, diğer gecelerde ibadet yapma (azalacak yahut) ortadan kal­kacaktı. Hz. Peygamber’in sallallâhu aleyhi ve sellem “belki de bu sizin için hayırlıdır” sözü ile kastedilen de bu olmalıdır.

“Ramazan ayı” demeksizin sadece “Ramazan” denilebilir.

Ramazan’da itikâf müstehaptır, bu itikâfın son on günde yapılması tercih edilir.

Rüyalardan bir kısmı, yapılan yorumdaki gibi aynen çıkar. Peygamberlerin rüyalarına hükümler bağlanabilir.

Ebû Seleme’nin Ebû Said ile arasında geçen olayda ilim öğrenmek için bir yerden bir yere gitmek, soru sormak için kalabalık olmayan yerleri seçmek, soru sorana cevap vermek, birinden yararlanırken zorluk çıkarmamak, Önce öğren­mek İsteyenin soru sorması gibi hususlar vardır.

Bir şey öğretmeden önce hutbe okumak (konuşma yapmak),

Yumuşak davranma ve tedricilik esasına bağlı kalmak suretiyle uzak görülen İtaat ve ibadeti yaklaştırmak, zorluğu kolaylaştırmak gerekir.

Bu hadisten şu hükmün de çıkarılabileceği söylenmiştir: Vakıf binalarının, daha güçlü ve daha yararlı olanı ile değiştirilmesi caizdir.

 

3- Kadir Gecesini, Ramazanın Son On Gününün Tekli Gecelerinde Aramak

 

Bu konuda Ubâde’den bir rivayet vardır.

2017- Hz. Âişe radıyallâhu anh, Resulullah’in sallallâhu aleyhi ve sellem Şöyle  söylemiştir: “Kadir gecesini, Ramazan’ın son on gününün tekli gecelerinde arayınız”.[Buhari]

2018- Ebû Said el-Hudrî radiyallâhu anh şöyle demiştir:

Hz. Peygamber aleyhi selam,Ramazan ayının ortasındaki on günde İti­kâf yapardı. Yirminci gece bitip de yirmi birinci gün başlayınca evine gider, ken­disi ile birlikte itikâfta olanlar da evlerine dönerdi. Bir Ramazan ayında, daha önce evine döndüğü zamanda itikâfta kaldı. İnsanlara hitap ederek onlara bazı hususları emretti. Sonra şöyle buyurdu:

“Ben (ayın ortasındaki) bu on günde itikâf yapardım. Sonra aklıma bu son on günde de itikâf yapmak geldi. Benimle birlikte itikâf yapanlar, itikâf yaptıkları yerde kalmaya devam etsinler. Kadir gecesi(nin hangi gece olduğu) bana göste­rildi, sonra unutturuldu. O halde kadir gecesini son on günde arayın. Onu son on günün tekli gecelerinde arayın. Ben, (kadir gecesinde) su ve çamur içinde secde yaptığımı gördüm.”[Buhari]

Hz. Peygamber’in bunu söylediği gece şiddetli bir yağmur yağdı ve Rama­zanın yirmi birinci gecesi Hz. Peygamber’in namaz kıldığı yere mescidin tava­nından yağmur suları akü. Ben gözlerimle Resûlullah’ı sallallâhu aleyhi ve seüem gör­düm, ona baktım. Sabah namazını bitirdiğinde çamur ve su alnını kaplamıştı.

2019- Âişe radıyallâhu anh Hz. Peygamber’den “Kadir gecesini Ramazanın son on gününün tekli gecelerinde araştırınız” dîye rivayet etmiştir.[Buhari]

2020-Hz. Âişe radıyallâhu anh şöyle demiştir: Resûlullah sallallâhu aleyhi ve sellem ramazanın son on gününde itikâfa girer ve şöyle buyururdu: “Kadir gecesini Ramaza­nın son on gününde araştırınız”.[Buhari]

2021- İbn Abbas radıyallâhu anh, Hz. Peygamber’in sallallâhu aleyhi ve sellem şöyle de­diğini söylemiştir: “Kadir gecesini Ramazanın son on gününde; dokuz gün kaldı­ğında, yedi gün kaldığında ve beş gün kaldığında araştırın”.[Buhari]

2022- İbn Abbas radıyallahu anh, Hz. Peygamber’in sallallâhu aleyhi ve sellem şöyle de­diğini söylemiştir:

“Kadir gecesi Ramazanın son on günündedir; Dokuz gün geçince veya yedi gün kalınca.”[Buhari]

İbn Abbas şöyle demiştir; Kadir gecesini Ramazanın yirmi dördüncü gü­nünde arayın.

 

Açıklama

Kadir Gecesinin Alametleri

 

Kadir gecesi ile ilgili pek çok alamet zikredilmiştir ki bunların bir çoğu ancak kadir gecesi geçtikten sonra anlaşılmaktadır.

Bunlardan birisi Müslim’in Übey İbn Kâb’dan rivayet ettiği şu hadistir: “Gü­neş o gün, ışığı olmadığı halde doğar.

Ahmed İbn Hanbel, Übey’den “taş gibi doğar” şeklinde rivayet etmiştir.

Ahmed İbn Hanbel, Avn aracılığıyla İbn Mesud’dan “saf olarak doğar” diye rivayet etmiştir. İbn Abbas’tan da buna benzer rivayette bulunulmuştur.

İbn Huzeyme, İbn Abbas’tan merfu olarak “Kadir gecesi ılıktır, ne sıcak ne de soğuktur. O günün sabahında güneş zayıf bir şekilde kızıl olarak doğar” ha­disini nakletmiştir.

Yukarıda İbn Abbas’tan yapılan rivayete şu açıdan itiraz edilmiştir: Bu hadi­sin merfu olan (Hz. Peygamber’e ait olan) kısmını Abdürrezzak mevkuf (sahabe sözü) olarak rivayet etmiştir. Ma’mer, Katâde ve Âsim, İkrime, İbn Abbas aracılı­ğıyla şunu rivayet etmiştir:

Hz. Ömer radıyallahu anh, Resûlullah’ın sallallâhu aleyhi ve sellem ashabını çağırarak on­lara kadir gecesi hakkında sordu. Onlar kadir gecesinin Ramazanın son on gü­nünde olduğunda icma ettiler,

(İbn Abbas dedi ki): Ömer’e: “Ben kadir gecesinin hangi gece olduğunu bili­yorum (veya zannediyorum)” dedim.

Ömer: Hangi gece? diye sordu.

Ben: Son on günden yedi gün geçtiğinde yahut yedi gün kaldığında, dedim.

Ömer: Bunu nereden biliyorsun? Diye sordu.

Ben: Allah yedi kat gök ve yedi kat yer yarattı. Bir haftada yedi gün vardır. Bir yıl yedi gün içinde (hafta hafta) deveran eder. İnsan yedi şeyden yaratıldı, yedi şey yer, yedi azası üzerine secde eder. Tavaf ve şeytan taşlama sayısı yedi­dir (bunun dışında başka şeyler de var), dedim.

Ömer: Sen bizim aklımıza gelmeyen bir şeyi düşünmüşsün, dedi.

Buna göre yukarıdaki hadisteki sözün Hz. Peygamber’e mi yoksa İbn Ab-bas’a mı ait olduğu konusunda ihtilaf edilmiştir. Buharı bunun Hz. Peygamber’in sözü olduğu görüşünü tercih ederek bunu rivayet etmiş, İbn Abbas’ın sözü oldu­ğuna dair rivayeti ise almamıştır.

 

Kadir Gecesinin Zamanı

 

Alimler kadir gecesinin zamanı hakkında çok farklı görüşler ileri sürmüşler­dir. Cuma namazında duaların kabul edildiği an konusunda olduğu gibi bu me­selede de onların görüşlerinin sayısı kırkı bulmaktadır. Hem Cuma günündeki bu an hem de kadir gecesi, bunu talep etme konusunda insanların ciddi olmala­rını sağlamak amacıyla gizli tutulma noktasında birleşmişlerdir.

Kadir gecesinin zamanı hakkında yirmi birinci görüş bunun yirmi yedinci gece olduğudur. Bu Ahmed İbn Hanbelln ve (kendisinden rivayet edildiğine göre) Ebû Hanife’nin görüşüdür. Übey İbn Kab bu görüşü kesin olarak kabul edip, Müslim’de yer aldığına göre bunun üzerine yemin bile etmiştir. Yine Müslim, Ebû Hâzim aracılığıyla Ebû Hureyre’den radıydiâhu anh şunu rivayet etmiştir:

Aramızda kadir gecesinin zamanını müzakere ettik. Hz. Peygamber sallallâhu aleyhi ve sellem şöyle buyurdu: “Ayın tabağın yansı gibi doğduğu zamanı hanginiz zikrediyor (hatırlıyor)?”

Ebû’l-Hasen el-Fârisî bunun “yirmi yedinci gece” anlamına geldiğini söyle­miştir. Çünkü ay, yirmi yedinci gecede bu şekilde doğar. İbnü’l-Münzir “Kadir gecesini araştıran, yirmi yedinci gecede araştırsın” şeklinde rivayette bulunmuştur. Şâfiîlerden eî-Hilye isimli eserin yazan bunu alimlerin çoğundan nakletmiştir. İbn Abbas’ın Ömer’in yanında, bu görüşü nasıl çıkardığı ve Ömer’in de bunu onayladığı yukarıda geçmişti.

Yirmi besince görüş, kadir gecesinin son on günün tekli gecelerinde oldu­ğudur. Hz. Âişe ve diğer sahabilerin rivayetleri de bunu göstermektedir. Bu en çok tercihe şayan olan görüştür. Ebû Sevr, Müzeni, İbn Huzeyme ve farklı mezheplere mensup alimlerden bir grup bu görüşü kabul etmektedir. Naklettiğimiz şu görüşlerin tümü yirmi üçüncü geceden sonrasındaki tekli gecelere denk düşer. Bu görüşler bunun bu gecelerde olabileceğini anlattığı gibi kadir gecesini bu günlerde arama konusunda ittifak etmektedir.

İbnü’l-Arabî “doğrusu bu gecenin hangi gece olduğu bilinmemektedir” de­niştir. Bu, son görüştür. Nevevî bunu reddederek şöyle demiştir: “Hadisler bunu silmenin mümkün olduğu konusunda birbirini destekler mahiyettedir. Bazı salih kimseler de bu konuda bilgi vermişlerdir. Bunu inkâr etmenin ve hangi gecede olduğunu bilmenin mümkün olmadığını söylemenin bir anlamı yoktur.”

Kadir gecesi ile ilgili görüşler hakkında benim vakıf olduklarım bunlardan ibarettir. Bunlar birbirinden farklı gibi görünüyorsa da aslında bir kısmını birbiri le birleştirmek mümkündür. Bunlar içinde tercihe şayan olan kadir gecesinin on on günde olmasıdır. En çok ümit edileni son on günün tekli gecelerinde olmasıdır. Bu tekli geceler içinde Şâfiîlerce en çok umut beslenen, Ebû Said ve Abdullah İbn Üneys hadisi sebebiyle yirmi bir veya yirmi üçüncü gecedir. Çoğunluğa göre kadir gecesi olduğu en çok ümit edilen gece yirmi yedinci gecedir.

 

Kadir Gecesinin Zamanının Gizli Tutulmasının Hikmeti

Alimler şöyle demişlerdir: Kadir gecesinin zamanının gizli tutulmasının hikmeti, onu araştırma konusunda insanların çaba harcamasını sağlamaktır.

Şayet bunun hangi gece olduğu belirtilseydi insanlar bu gece ile yetinirlerdi.(Bu)durum Cuma günündeki “duaların kabul edildiği an” hakkında da geçerlidir.

Bu hikmet, “kadir gecesi senenin tümündedir”, “Ramazanın tümündedir”, “Ramazanın son on günlerinin tümündedir”, “son on günün tekli gecelerindedîr” diyenlerin görüşlerine de uymaktadır. Ancak bu hikmet birinci ve ikinci görüşe daha çok uymaktadır.

 

4- Kadir Gecesinin Zamanına Ait Bilginin, İn­sanların Tartışması Sebebiyle Kaldırılması

 

2023- Ubâde İbnü’s-Sâmit radıyallâhu anh şöyle dedi: Hz. Peygamber sallallâhu alehi ve sellem kadir gecesinin zamanını bildirmek için yanımıza geldi. Bu sırada Müs­lümanlardan iki kişi birbiri ile tartıştı. Bunun üzerine Hz. Peygamber sallallâhu aleyhi vesellem şöyle buyurdu: “Size kadir gecesini bildirmek için çıkmıştım. Ancak falan ile falan tartışma yapınca buna dair bilgi kaldırıldı. Bunun sizin için daha hayırlı olmasını umarım. Kadir gecesini (Ramazandan yirmi gün geçtikten sonra) doku­zuncu, yedinci ve beşinci gecede arayın”.[Buhari]

 

Açıklama

Hz. Peygamber, tartışma yapan kişiler ile meşgul olunca kadir gecesine dair

bilgiyi unutmuştur. Diğer bir görüşe göre o sene, kadir gecesinin bereketinin kaldırılmasıdır.

Subkî el-Halebiyyât adlı eserinde bu olaydan, kadir gecesini gören kimsenin bunu gizlemesinin müstehap olduğu sonucunu çıkararak şöyle demiştir: Bunun delili şudur: Allah, peygamberinin bu geceyi ümmetine bildirmemesini takdir etmiştir. Hayrın tümü, Hz. Peygamber için takdir edilendedir. O halde bu konu­da ona uymak müstehaptır.

el-Minhâc’m şerhinde bu olay el-Hâvîden şu şekilde aktarılmıştır: Bunun hikmeti şudur: Kadir gecesi bir keramettir. Kerametin saklanması gerektiği konu­sunda ise tarikat ehli arasında görüş ayrılığı yoktur. Aksi taktirde kişi kendinde bir büyüklük görür, bunun elinden alınmasından emin olamaz. Yine kişi riyadan emin olamaz. Edep açısından da böyledir. Kişi Allah’a şükretmeyi bırakıp nimete bakmak ve bunu insanlara anlatmakla meşgul olmamalıdır. Yine kişi kerametini anlattığında kıskanılma ve böylece başkasını kötü fiillere yönlendirme ihtimali de söz konusudur. Hz. Yakub’un oğlu Yusuf’a (a.s.) söylediği şu söz de bunu çağrış­tırmaktadır: “Ey oğlum rüyanı kardeşlerine anlatma…’.

Hz. Peygamber’in “dokuzuncu, yedinci, beşinci gecede arayın” sözü, son on günden dokuzuncu geceyi yani yirmidokuzuncu geceyi kastetmiş olabileceği gibi, ayın bitmesine dokuz gün kala demek istemiştir ki bu da yirmibirinci yahut yirmi ikinci geceye tekabül eder. Bu da ayın tam veya noksan olmasına yani ayın yirmidokuz yahut otuz gün olmasına göre değişir.

 

5- Ramazanın Son On Gününde (Salih) Amel Yapmak

 

2024- Hz. Aişe radiyallâhu anh şöyle demiştir: Ramazanın son on günü geldiğin­de Hz. Peygamber sallallâhu aleyhi ve sellem kemerini sıkı bağlar (sıkı ibadette bulunur ve hanımları ile cinsel ilişkiyi terk eder), geceyi ihya eder ve hanımlarına (bu gecelerde ibadete daha çok yönelmeleri için) uyarıda bulunurdu.[Buhari]

 

Açıklama

Hattâbî şöyle demiştir: Kemerini sıkı bağlamak ifadesi ibadette ciddi olmak anlamına gelebilir. Nitekim bu anlamda “falan iş için kemerimi bağladım” denilir. Bu ifadeden hem ibadette ciddi olmak hem de cinsel ilişkiyi terk etmek anlaşıla­bilir.

“Geceyi ihya etmek” hem itaat ederek geceye hayat vermek, hem de uyanık kalmak suretiyle kendisine hayat vermekle olur. Nitekim uyku, ölümün kardeşidir.

Hadiste Ramazanın son on gününde geceleri ihyaya devam etme konusun­da hırs göstermek gerekir ki bu da amellerin sonunu iyi geçirmeye işaret etmek­tedir.

Allah sonumuzu hayırlı kılsın. Âmin.

——————

İbn Hacer – Fethul Bari,cilt:4.cild

 

Gelen arama terimleri:

  • ibni abbas kadir gecesi
  • gizli ilimlerde kadir gecesi
  • kadır gecesı ıle ılgılı alimlerin görüşü
  • kadir gecesi tartismasi
  • kadir gecesinin alametleri

Yazar Hakkında: Muhammed Ali

Bir Cevap Yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir

*