İsra ve Miraç ile İlgili 10 Mesele


(Mekke’den Kudüs’e ve Kudüs’ten Göklere Yükseliş)

MEKKE DÖNEMİNİ üç kısma ayırmak mümkündür:

1-Gizli tebliğ dönemi,

2- Açıktan tebliğ dönemi,

3-Müslümanlara işkence, saldırı ve muhasara dönemi.

Bu son dönemde Mekkeli müşrikler İslâm davetini durdurmak ve susturmak için her türlü şiddete başvurdular. En sonunda Müslümanlarla alışveriş dahil bütün ilişkileri kesmek ve onları boykot/muhasara altında tutarak ölümle pençeleşecek kadar aç ve çaresiz bırakma, dinlerini değiştirmeye zorlama stratejisine yöneldiler. Ebu Talib mahallesinde toplanan Müslümanlara bir buğday tanesinin bile satılmasına/verilmesine izin vermediler. Açlık o kadar artmıştı ki, çocukların çığlıkları-ağlamaları her taraftan duyuluyordu, insanlar çok zayıflamışlar; ağaç kabukları, deve derileri dahil ne bulurlarsa yeyip hayatta kalma mücadelesi veriyorlardı. Sonunda Müslümanların müşrik akrabalarından bir kısmının müdahalesi ile bu muhasara kaldırıldı. Ancak o yıl Hz. Hatice ve Ebu Talib vefat ettiler. Bazı alimler onların açlıktan dolayı daha sonra dayanamayıp öldüklerini söylüyorlar.

Müslümanlar bu büyük imtihanı da başarıyla, fire vermeksizin atlatmışlardı, hiç kimse cahiliye dinine dönmemişti. Belki de bundan dolayı Allah Teâlâ elçisi Hz. Muhammed’i bir anda mucizevi olarak Mekke’den Kudüs’e, oradan da göklere yükseltmiş, ötelerin sırlarını göstermişti.

1- İSRA VE MİRAÇ MUCİZELERİ; TEBLİĞ EDERKEN BÜYÜK SIKINTILAR ÇEKEN HZ. PEYGAMBER’E BİR İKRAM VE DESTEKTİR.

2- İSRA MUCİZESİ HZ. PEYGAMBER’İN KUDÜS’E BİR ANDA GECE GİDİŞİDİR.

Bu mucize Kur’ân’da açıklanmaktadır.

“Kulu (Muhammed’i) bir gece Mescid-i Haram’dan, AYETLERİMİZİ GÖSTERMEK İÇİN etrafını mübarek kıldığımız (Filistin’deki) Mescid-i Aksa’ya götüren ALLAH ne kadar mükemmeldir/münezzehtir.” (İsra, 1)

3- BU MUCİZENİN İKİNCİ KISMI İSE; MİRAÇ OLUP HZ. PEYGAMBER’İN CEBRAİL İLE BİR ANDA KUDÜS’TEN GÖKLERE YÜKSELİP GAYBIN SIRLARINA MUTTALİ OLMASIDIR:

Miraç mucizesi mütevatir sünnet ile sabit olmuştur. Ayrıca Kur’ân’da Allah, Hz. Peygamber’in Cebrail’i (asli suretiyle) iki defa gördüğünü beyan eder. Birisi ilk vahiy geldiğinde (Hira mağarasından inerken) ve diğeri de (göklerdeki) Sidre-i Münteha’nın yanındadır. Şöyle buyurur: “O (meleği) bir başka iniş esnasında (göklerdeki) Sidre-i Münteha’nın yanında gördü. Onun yanında da Me’va cenneti vardı. O anda Sidre’yi öyle bir şey sarıp kuşattı ki, göz(ü) ne başka tarafa kayabildi ne de dönebildi (oraya kilitlendi kaldı). Rabbinin çok büyük ayetlerini gördü.” (Necm, 13-18)

4- İSRA VE MİRAÇ MUCİZESİ BİZE KUR’ÂN VE MÜTEVATİR SÜNNET İLE NAKLEDİLMİŞTİR.

5- İSRA VE MİRAÇ; RUH VE CESET İLEDİR:

Eğer SADECE ruh ile, rüyada olsaydı, bunlar mucize olmazdı, müşrikler bu kadar tepki vermezlerdi. Çünkü diğer insanlar da rüyalarında uzak mesafelere bir anda gidiyorlar, göklere yükseliyorlardı. Ama uyanıkken, bedeni ile bu kadar uzak mesafeyi ve gökleri bir anlık zaman dilimde gidip bir çok olaylar yaşadığını ve geldiğini söyleyince müşrikler buna büyük tepki verdiler. Ellerine büyük bir koz geçtiğini düşünerek Müslümanlarla tartışmaya başladılar, Hz. Ebu Bekir’e; “Senin arkadaşın bir anda Kudüs’e gittiğini ve oradan da göklere yükseldiğini iddia ediyor” deyince, o şöyle cevap verdi: “O söylediyse doğrudur (çünkü o yalan söylemez).” Sonra Hz. Ebu Bekir Peygamberimizin yanına gidip bu durumu sorunca, O “Evet” dedi. Bunun üzerine Hz. Ebu Bekir şöyle dedi: “Sen doğru sözlü bir insansın. Ben şahidim ki sen Allah’ın Rasulüsün.” .(İbni Hişâm, Sîre: 2/40; İbni Sa’d, Tabakât: 3/170)

6- İSRA MUCİZESİNİN GERÇEKLEŞTİĞİ MESCİD-İ HARAM MEKKE’DEDİR:

Çünkü daha sonra inen kıble ayetinde de “Yüzünü Mescid-Haram tarafına çevir” (Bakara, 144) denilmekte; ayrıca Fetih suresinde “(Umre veya hac sebebiyle) saçlarınız tıraş olmuş bir şekilde Mescid-i Haram’a gireceksiniz” (Fetih, 27) şeklinde bir açıklama bulunmaktadır. İcma ile bu mescit Mekke’deki Mescid-i Haram ve Kabe’dir.

7- İSRA MUCİZESİNİN GERÇEKLEŞTİĞİ MESCİD-İ AKSA KUDÜS’TEDİR:

Çünkü a-İsra suresinde, Mescid-i Aksa için, “Etrafını mübarek kıldığımız” şeklinde bir sıfat bulunmaktadır. Bu sıfat ile Kur’ân’da Lut ve Süleyman peygamberlerin yaşadığı yerler ianlatılmaktadır. Onların yaşadığı yerler; Filistin ve civarıdır. (Bk. Enbiya, 71, 81). Ayrıca bütün Siyer ve tarih kaynaklarında MESCİD-İ AKSA, Kudüs’teki beyt-i makdis olarak tanımlanır. Bu konuda Müslümanların ittifakı var. Bir başka gerçek Kudüs, Müslümanların ilk kıblesi olmasıdır. Şimdi birileri çıkıyor ve Müslümanların bu hassasiyetini yok etmek için Mescid-i Aksa, Kudüs’te değildir, gibi garip iddialar ortaya atıyorlar, tıpkı Mescid-i Haram Kabe değildir, iddiaları gibi. Bunlar asılsız, bilimsel delili ve alt yapısı olmayan sözlerdir. Maalesef birçok kişi meşhur olmak için yalan yanlış bir şekilde din üzerinden konuşuyorlar. İlim hiç bu kadar ayağa düşmemiştir.

8- ÖNCE 50 VAKİT NAMAZ FARZ KILINMIŞTI:

Bütün ulemanın kabul ettiği sahih hadislerde geçtiğine göre; Peygamberimiz miraç dönüşünde, Hz. Musa ile karşılaşır. Hz. Musa: “Allah sana neyi emretti?” diye sorunca ”Peygamberimiz ona: “Elli vakit namazı” der. Hz. Musa “Ümmetin buna güç yetiremez. Dua et de Allah bunu azaltsın” der. Peygamberimizin duaları ile namaz ibadeti günde beş vakte iner. Allah Teâlâ şöyle buyurur: “Beş rekat namaz kılana elli vakit sevabı verilecektir.” (Buhari, Salat, 1; Müslim, İman, 263 (163)). Şimdi bazıları şöyle diyor: “Benim Peygamberim, Hz. Musa’dan akıl mı alıyor?” Öncelikle bilinmelidir ki bu haber sahih hadislerle gelmiş ve ulema tarafından ittifakla kabul edilmiştir. Ayrıca Hz. Musa asırlar önce yaşamış, İsrail oğullarının durumunu gören tecrübeli bir insandır, peygamberdir. Bu istişare/rehberlik Peygamberimizin büyüklüğüne bir halel getirmez. Unutulmamalıdır ki Cebrail de Peygamberimize bazen rehberlik ediyordu. Bunda garip bir şey yoktur.

9- PEYGAMBERİMİZ DÖNÜŞTE DİĞER PEYGAMBERLERE KUDÜS’TE NAMAZ KILDIRDI:

Rivayetlere göre, Peygamberimiz bu gece Mescid-i Aksa’da diğer Peygamberlere namaz kıldırmıştır. Bu olay miraç dönüşü olsa gerek, çünkü miraçtan önce Peygamberimiz onları tanımıyordu ve görmemişti. Miraç yolculuğunda göklerde onların ruhlarını gördü, her biri kendi suretindeydi. Daha sonra dönüşte Kudüs’e kadar onlar Peygamberimize eşlik ettiler ve orada Peygamberimiz onlara namaz kıldırdı. İbn Kesir de es-Siretü’n-Nebevi’de bu olayı anlatırken, doğrusunun böyle (dönüşte) olması gerektiğini açıklamaktadır.

10- NAMAZ MÜMİNİN MİRACIDIR, SÖZÜ HADİS DEĞİLDİR:

Bazı kitaplarda geçen bu söz hadis kitaplarında bulunmamaktadır. Bu söz kelam-ı kibardır (büyüklerin hikmetli bir sözüdür). Çünkü insan namaz kılarken Allah’a yaklaşır. Allah’a en yakın olduğu an, secdeki anıdır, sanki namaz ile o kişi Allah’a yükselmektedir. Bu açıdan alimler tarafından mecazi olarak, namaz müminin miracıdır, denilmiştir.

Kur’ân’da MEARİC SURESİNDE şöyle buyrulur: “Miraçlar (göklerdeki yollar) sahibinden (Allah’tan) kafirlere verilecek olan o azabı engelleyecek hiç kimse yoktur/olamaz. Melekler ve ruh, O’na (Allah’a), (sizin) 50.000 yılınıza denk bir günde (hemen) yükselirler (miraç ederler).” (Mearic, 2-4)

Rıfat Oral Hoca

Yazar: Muhammed Ali

Bir Cevap Yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir

*