Hint Kur’ancılığından sonra Türk Kur’ancılığı

Öyle anlaşılıyor ki, hadis düşmanı kitaplar belli bir çevreden kasıtlı olarak piyasaya sürülüyor. Yukarıda bahis konusu ettiğimiz “Kur’an’daki Din” adlı uyduruk bir kitaptan sonra elimize “Allah’a Öğretilen Din” adlı kepaze bir kitap geçti. Kepaze diyorum, çünkü ilim adına en ufak bir kırıntı bile yok kitapta! (Ha! Hakkını yemeyelim, tek iyi tarafı -Kur’an’daki Din dandik kaynak […]

Siz hadisleri inkar mı ediyorsunuz?

Ateş olmayan yerden duman çıkmıyor anlaşılan! Bu soru bir röportajda Islamoğlu’na sorulmuş ve şu cevabı vermiştir: “Hadîs konusunda ne toptan süpürüp atan ne de toptan süpürüp alan bir tavrı doğru görmüyorum. Adam kalkıyor diyor ki; “Bana 500 tane de ayet okusan nafile, Buhari çökerse İslam çöker”. Müslüman bunu nasıl söyler? Bunu söyledikten sonra hala nasıl […]

İplerin koptuğu an: Namaz

Şimdi aktaracaklarımıza acaba fikir denilebilir mi? Fikir deni­len şey bu kadar basit, bu kadar delilsiz, bu kadar tarihinden ko­puk olabilir mi? Artık bu iddia dalaletin zirvesini temsil ediyor, diyebiliriz. Bu iddia; iddia edenlerin niyetlerini açık bir şekilde ele veriyor. Hadîse, hadis imamlarına duyulan nefretin tavan yaptığı anlaşılıyor. Bunlara nefret duyuluyor duyulmasına da, üstüne üst­lük, göreceksiniz […]

İslamoğlu ve Tarihselcilik

‘İslamoğlu, Kur’ana olması hasebiyle tarihselci olamaz. Acaba gerçekten öyle mi? Önce “Maksad eksenli okuma” dediği şeye üç örnek verir. Sonuncusu hırsızlık cezasıdır. Sorular sorar. Cezanın kendisi mi, maksad mı diye… Ardından bu cezayı Kur’an’ın ihdas etmediğini söyler. Hz. Peygamber in geleneksel cezayı olabilidiğince sınırladığını ifade eder. Mesela seferde bu cezanın uygulanmayacağını buyurmuştur. (Not: Ona göre […]

İsrailoğulları olmasaydı, et kokmayacak mıydı?

Islamoğlu, Buharî’de Kur’an’a aykırı gördüğü -ama esasen muhtemelen zahiri tecrübe ve akla aykırı olan bir Buharî hadisi vardır. Bunu da Buharî’de sahih senedli bir iftira olarak ballandıra ballandıra anlatmaktadır. Bu hadis şöyledir: Hz. Peygamber şöyle buyurmuştur; “Eğer İsrailoğulları olmasıydı, et kokmazdı…” (Buhârî, Enbiyâ, 2) Peki, gerçekten bu hadis akla ve tecrübeye aykırı mıdır? Hadîsin zahirinde […]

İslamoğlu’ndan bazı inciler!

Bilemiyorum, insan bir noktaya kilitlendi mi, artık gözü başka bir şey görmüyor. Kesin tarih vermek zor, ancak en iyi tahminle Üç Muhammed’den sonra bariz bir dönüşüm ortaya çıktıktan sonra bü­tün himmetler hadisleri delil olmaktan nasıl çıkarırız ateşine odun toplamaya sarfedilmiş gözüküyor. İşte onlardan bir kaçı: “Sünnet/ hadisi vahiy ilan etmek cerh-ta’dil ulemasına bir sözün vahiy […]

Bir milyon hadis sayısı hadislerin uydurma olduğunun en büyük delili midir?

İddia şu ki, muhaddislerin, eserlerini oluştururken 600.000 hadîsten, 1.000.000 hadîsten seçim yaptıkları ifade edilmektedir. Bu kadar hadis olmaz. Bu durum hadislere el atıldığına, onların uydurma olduğuna, hadislerin güvenilmez bir tarihe sahip olduğuna işarettir. İslamoğlu’na göre hadislerin sayısı konusunda Ebu Davud çok ciddi bir emek vermiştir. Bundan anlıyoruz ki 4500 ile 6300 arasında bir hadis var. […]