Ruhun Mertebeleri ve Ruhu’l Kudüs

Felsefe dalında her birinin taraftarı ve savunucuları bulunan çeşitli nazariyelerden şimdilik vazgeçerek şu kadarını söyleyelim ki ruhun, cevheri ve öz varlığı ne olursa olsun, nev’inin hakikatı, hatta bir tek nevi içinde çeşitli mertebeleri bulunduğu şüphe götürmez bir gerçektir: İnsanların diğer canlılardan farkı, ruhlarının kendi nev’ine mahsus özelliğinden dolayı olduğu gibi, beşerin çeşitli sınıf ve fertleri […]

Beka-i Ruh ve Melaike ve Haşre Dairdir

Yirmi Dokuzuncu Söz   اَعُوذُ بِاللّٰهِ مِنَ الشَّيْطَانِ الرَّجٖيمِ بِسْمِ اللّٰهِ الرَّحْمٰنِ الرَّحٖيمِ تَنَزَّلُ الْمَلٰٓئِكَةُ وَالرُّوحُ فٖيهَا بِاِذْنِ رَبِّهِمْ ۞ قُلِ الرُّوحُ مِنْ اَمْرِ رَبّٖى Şu makam, iki maksad-ı esas ile bir mukaddimeden ibarettir. Mukaddime Melaike ve ruhaniyatın vücudu, insan ve hayvanların vücudu kadar kat’îdir, denilebilir. Evet, On Beşinci Söz’ün Birinci Basamak’ında beyan edildiği gibi: […]

Beden Öldükten Sonra Nefsin Ölmediğinin Açıklanması

Beden Öldükten Sonra Nefsin Ölmediğinin İkna Yöntemiyle Açıklanması Onuncu Fasıl Fahreddin Râzî (ö. 1210) [1]Birinci delil: Akıllı kimselerden büyük bir grup, insanların en fazi­letlisinin peygamberler, veliler ve metafizikçi filozoflar olduğu hususun­da anlaşmışlardır. Fizik ve matematikle uğraşan filozofların varlığındaki fayda ise dünya hayatını yoluna koymak içindir. Mademki bu hayat baya­ğıdır, ona hizmet edenler de şerefli sayılamaz. [2] […]

Ruhun Devamlılığı

Emr âlemini, bir televizyon yayın merkezine benzetir, insan bedenini de televizyon alıcısı yerine koyarsak, ruh; stüdyodan yayılan TV dalğalarına ben­zer. Nasıl ki TV olayında bu dalgalar TV stüdyosunun bir parçası değilse ve an­cak mönitöre yansıdığı zaman televizyon merkezindeki görüntüyü bize iletiyor­sa ruhlar da Allah’ın bir parçası değildir. Ancak O’nun sıfatının bir tecellisidir. Böylece ruhun ilahi […]

İnsan Sadece Bedenden İbaret Değildir…

Azizim, insan bu görülen ve algılanan heykelden ibaret değildir. Ruh denilen İlâhi sırdan ibarettir. Nefse hakim ol ve onun faziletlerini tamamlayıp ge­liştir. Çünkü sen bedeninle değil ruhunla insansın, İnsanın nefsinin şuuruna sahip olması ilk olarak ka­bul edilmesi gereken apaçık hakikatlardandır. Yani bütün mülâhazalardan, bütün düşüncelerden önce gelir. İnsanın (Burada insandan maksat ruhtur) kendi varlığını inkâr […]

Ruhun Bedenden Ayrıldıktan Sonrası

Ruh bedenden ayrıldıktan son­ra: Eğer dünyada bir hak veya bir bâtıl kesbetmemiş ise kurtu­lanlardandır. O, ne azap görür, ne de nimetlere garkolur. Sâbîler ve deliler bu gruptandır. Eğer vehmi, fasit ve hakka zıt olan inançlara saplanmış, ay­rıca şeriate muhalif ameller işlemiş ise o, elem verici bir azabın içindedir. Eğer yakinî delillere istinad etmemekle birlikte hak […]

Ruh Hakkında

Ruh öyle bir varlıktır ki, insan onu tezkiye ettiğinde felaha erer, onu kirlettiğinde hüsrana uğrar. O mevcudatın hülasasıdır, ahiret âleminde zübde-i kainâttır. Bedenin ölmesiyle ölmez. Eğer ruh marifetlerle bezenirse Allah-u Tealâ’ya kavuşmanın müjdesini alarak ferahlar ve saadet-i ebediyeye kavuşur. Nitekim Allah-u Tealâ: “Onlar diri(hayy)dırlar ve Rableri indinde rızıklanmaktadırlar. Allah’ın fazl-ı keremiyle kendilerini verdikleriyle ferihtirler.’’ buyurmuştur. […]