Yasin Pişgin Hoca’dan, Mehmet Okuyan’a Reddiye…

Şimdi diyor ki; “Kur’an’da kabir azabını ima eden bir ayet yok…” Haydi sünnetteki meşhur pek çok rivayeti bir kenara bırakalım da tam da onun dediği gibi Kur’an penceresinden kabir azabına bakalım… Öncelikle ifade etmem gerekir; “kabir hayatı” (ya da kabir azabı ve mükâfatı) simge bir kavramdır. bu kavram; bir kabri olsun olmasın, kabrinde çürümüş bulunsun ya […]

Kabir Azabı Hakkında

  Kabir azabını inkar edenler ise şu âyeti delil getirmiştir: “ilk ölümden başka ölüm tatmayacaklar dır”(Duhan,56). Eğer kabirde diriltilselerdi iki ölüm tatmış olacaklardı. Cevap: Bu, cennet ehlinin vasfıdır ve “orada / lafzındaki zamir cennete gitmektedir. Buna göre âyetin manası şudur: Cennetlikler cennette ölüm tatmayacaklardır. Dolayısıyla onlara verilen nimetler dünyadakilere verilen nimetlerin ölümle kesildiği gibi kesilmeyecektir. […]

Sırat, Mizan, Hesap, Kitapların Okunması, Havuz ve Organların Şahitliği

Dinin bildirdiği sırat, mizan, hesap, kitapların okunması, havuz ve organların şahitliği, bütün bunlar, ümmetin çoğunluğuna göre tevilsiz gerçektir. Bunları ispat ederken dayanağımız kendiliklerinde mümkün olmala­rıdır. Çünkü bunların gerçekleştiğini varsaymak, zâtı gereği herhangi bir imkânsızlığı gerektirmez. Yanı sıra doğru sözlü Peygamber (s.a.) bunları haber vermiştir. Muhalifler çıkmadan önce Müslümanlar bu hususta icma etmişti. Kur’ân da bunları […]

Kur’ân’ın en mühim bir dersi iman-ı bil’âhirettir

Bismillahirrahmanirrahim   Zeylin Beşinci Parçası   Evet, nass-ı hadisle, nev-i beşerin en mümtaz şahsiyetleri olan yüz yirmi dört bin enbiyanın icmâ ve tevatürle, kısmen şuhuda ve kısmen hakkalyakîne istinaden, müttefikan âhiretin vücudundan ve insanların oraya sevk edileceğinden ve bu kâinat Hâlıkının kat’î vaad ettiği âhireti getireceğinden haber verdikleri gibi;   onların verdikleri haberi keşif ve […]

Haşirde herkesin a’mâli yazılı neşrediliyor

Bismillahirrahmanirrahim   Hem kâh oluyor ki, ef’âl-i uhreviyesini öyle bir tarzda zikreder ki, dünyevî nezâirlerini ihsas etsin, tâ istib’âd ve inkâra meydan kalmasın.   Meselâ اِذَا الشَّمْسُ كُوِّرَتْ  ilâ ahir, ve اِذَا السَّمَاۤءُ انْفَطَرَتْ  ilâ ahir, ve اِذَا السَّمَاۤءُ انْشَقَّتْ  ilâ ahir.   İşte, şu sûrelerde, kıyamet ve haşirdeki inkılâbât-ı azîmeyi ve tasarrufât-ı rububiyeti öyle […]

Haşirde sizi ihyâ edecek Zât öyle bir zâttır ki

Bismillahirrahmanirrahim   Hem, Kur’ân, kâh oluyor ki, Cenâb-ı Hakkın âhiretteki harika ef’âllerini kalbe kabul ettirmek için ihzariye hükmünde ve zihni tasdike müheyyâ etmek için bir idadiye suretinde, dünyadaki acaib ef’âlini zikreder.   Veyahut istikbalî ve uhrevî olan ef’âl-i acîbe-i İlâhiyeyi öyle bir surette zikreder ki, meşhudumuz olan çok nazireleriyle onlara kanaatimiz gelir. Meselâ, اَوَلَمْ يَرَ […]

Çürümüş kemikleri kim diriltecek?

Bismillahirrahmanirrahim Zeylin Dördüncü Parçası قَالَ مَنْ يُحْيِى الْعِظَامَ وَهِىَ رَمِيمٌ – قُلْ يُحْيِيهَا الَّذِۤى اَنْشَاَهَاۤ اَوَّلَ مَرَّةٍ وَهُوَ بِكُلِّ خَلْقٍ عَلِيمٌ Yâni, insan der: “Çürümüş kemikleri kim diriltecek?” Sen, de: “Kim, onları bidayeten inşa edip hayat vermiş ise o diriltecek.” Onuncu Sözün Dokuzuncu Hakikatının Üçüncü Temsilinde tasvir edildiği gibi: Bir zât, göz önünde bir günde […]