İslam Düşüncesini Tahrif Eden Dört Fasit Kıyas

Dini alanda yorum, düşünce ve hüküm verme faaliyeti ilmi bir emanettir, emanetin ise ehline bırakılması emredilmiştir. Arabası bozulanın sanayiye, baş ağrısı tutanın hastaneye, saati bozulanın tamirciye gitmesi ne derece makul ve gerekliyse; baş ağrısı olanın sanayiye, diş ağrısı tutanın tamirciye, arabası bozulanın hastaneye gitmesi o derece gereksiz bir akıl tutulmasıdır. Aynı durum dini yorum, düşünce ve hükümler için de geçerlidir. Bu konuda ehliyet ve liyakati olmadığı halde insanlara hüküm vermek, fikir üretmek veya dini yorumlar geliştirmek tamircinin hastayı tedavi etmeye kalkışmasından, doktorun araba tamirhanesi açmasından farksızdır. Güncel dini yorumlarda tahrif sebepleri dört fasit kıyas kapsamında özetlenebilir. Bunlar:

1. Mâneviyatı maddiyata, teolojiyi teknolojiye kıyaslayarak, teknolojik üstünlüğünden dolayı batının teoloji alanında sözünü esas almak.(Örneğin, batı teknolojide üstün olduğuna göre, teolojide de üstündür, her iki alanda esas alınabilir.)

2. Bazı yeni fenleri bilmeyen alimlerin sözünü, dini ilimlerde de kabul etmemek (Örneğin coğrafya bilmez, öyleyse dini konularda kendisine itibar edilmez.)

3. Modern bilimler alanındaki maharet , kabiliyet ve uzmanlığından dolayı gurura kapılıp, dini konularda da kendi düşüncesini esas almak.(Örneğin ben iyi bir doktor olduğuma göre, dini alanda da kendime ve başkasına yeterliyim.)

4. Selefi halefe, geçmişi günümüze kıyaslayarak dini düşünce ve hükümler alanında haksız itirazlarda bulunmaktır.
Bu ve benzeri geçersiz kıyaslar sebebiyle -bilerek veya bilmeyerek- dini tahrif edenlerin sayısı az değildir. Usul açısından dini düşünce ve yorumlardaki tahrifin hareket noktası yukarıda zikredilen fasit/geçersiz kıyaslardır. Bu çerçevede denilebilir ki:

A. Batı hayranlığıyla müsteşriklerin İslam hakkındaki yorumlarını esas almak ve dini düşünceyi müsteşrik algılara mahkum etmek suretiyle tahrif eden zavallılar, birinci fasit/geçersiz kıyastan hareket etmektedir.

B. Dini ilimler alanında ihtisası olmadığı halde, başka ilimlerdeki ihtisasını dini ilimler alanında ahkam kesmek için yeterli gören ehliyetsizler, ikinci fasit kıyas kapsamına girmektedir.

C. Modern bilimler alanında uzman olmayan ve bu konularda herhangi bir tecrübesi bulunmayan İslam alimlerinin, dini konularda da sözlerinin itibara alınmayacağını düşünen yarım aydınlar, üçüncü kıyasa dahildirler.

D. Modern bilimler alanındaki uzmanlıklarını esas almak ve ve gurura kapılmak suretiyle dini düşünce bazında ahkam kesenler, geçmişi geleceğe selefi halefe kıyaslayarak itirazda bulunan malum çevreler, dördüncü kıyastan hareket etmektedir.

Oysa dini düşüncedeki yanılgıların hareket noktası olarak esas alınan mezkur dört kıyas, iki temel sebepten dolayı fasit ve geçersizdir. Bunlar:

1. “Kendisine kıyaslanan” ile “kıyaslanan” arasında “illet” ortaklığı bulunmamaktadır. Bu durum şöyle izah edilebilir:

1.1. Batının maddi ve teknolojik üstünlüğü, dini düşünce alanında üstünlüğünü gerektirmez. İki üstünlük arasında “illet ortaklığı” bulunmamaktadır. Teolojik üstünlük ile teknolojik üstünlük bir birinden farklı hususlardır. Birini diğerine kıyaslayarak teknoloji transfer etmek kadar, teoloji transfer etmek kıyas hatasıdır. Batı hayranlarının dini düşünce alanında müsteşrik yanılgılara itibar etmesi ve o düşüncelere bir değer atfederek onlardan beslenmesi, zikredilen fasit kıyastan kaynaklanan bir akıl tutulmasıdır ve dini tahrif etmekle sonuçlanmaktadır.

1.2. Herhangi bir fendeki uzmanlık ile dini ilimler alanındaki uzmanlık arasında “illet ortaklığı” bulunmamaktadır. Bir fendeki uzmanlık, sözgelimi sağlık bilimleri alanındaki uzmanlık ile din ilimleri arasındaki uzmanlık ortak bir paydada buluşmamaktadır. Bu sebeple birinde uzman olan ve sözüne itibar edilen kimsenin, diğerinde de uzman olduğu ve sözüne itibar edileceğini düşünmek geçersiz bir kıyastır. Din adamının tıp alanında sözü ne derece geçersiz ise, tıp adamının da din alanında sözü o derece geçersizdir ve itibar edilmez.

1.3. Din aliminin modern bilimler alanında bilgi ve uzmanlık sahibi olmadığını ileri sürerek dini alanda sözünü itibara almamak kıyas hatasıdır. Çünkü modern bilimlerde uzmanlığın bulunmaması, din ilimleri alanındaki uzmanlığın bulunmamasını gerektirmez. Benzer şekilde “dini ilimler alanında yeterince uzman olan bir alimin diploması yok, bu sebeple din konusunda sözüne itibar edilmez” düşüncesi fasit bir kıyastan kaynaklanmaktadır.

1.4. Geçmişi kendi şartları içinde değerlendirmeden, olduğu gibi günümüzle kıyaslamak ve böyle bir kıyastan hareketle dini yorum, düşünce ve hüküm üretmek ve selefi salihe haksız isnatlarda bulunmak, geçmişle günümüz arasında kurulan fasit bir kıyastan kaynaklanmaktadır.

2. Bir şeye yakın olan kimse, o şey hakkında, o şeye uzak olandan daha fazla söz hakkına sahiptir. Herhangi bir alanda uzmanlaşanlar ne kadar kabiliyetli olurlarsa olsunlar, bir başka alanda mukallit seviyesinde kalırlar. En büyük bir mühendisin, tıp alanında en küçük bir doktor kadar sözü geçerli değildir. Aynı şekilde dini alanda ihtisas sahibi olmayan bir mühendis, uzman veya doktorun ne kadar kabiliyetli olursa olsun dini konularda, ehliyet ve liyakat sahibi olan bir din alimi karşısında sözü geçerli değildir ve sözü itibara alınmaz.

Yukarıda zikredilen iki temel gerekçeden hareketle, ayetlerde ilmi/dini emanetin ehline teslim edilmesi emredilmiş ve bu konuda haddini aşanlar hadlerini bilmeye ve aşmamaya davet edilmiştir.

(Ramazan Korkut)

Aldığım yer:https://m.facebook.com/groups/444721029065976

Yazar: Muhammed Ali

2 thoughts on “İslam Düşüncesini Tahrif Eden Dört Fasit Kıyas

    Turhan Karadere

    (15 Nisan 2018 - 17:36)

    Muhterem yazar belirtmemiş; bu metin, Bediüzzaman Hz.lerinin Münâzarat eserinden -yeni kelimelerle ve kısa eklemelerle- alınmış.

      Muhammed Ali

      (15 Nisan 2018 - 20:28)

      Haklısınız.Dört fasid kıyas tespiti Bediüzzaman Hazretlerine aittir.Yazar söylediğiniz gibi tespiti -yeni kelimeler, eklemeler-ile vebu tespiti kendi yorumlarıyla yazıyı genişletmiştir.

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir

*