İnsanoğlunun Bilgi ve Değeri

Kutadgu Bilig

İnsanoğlunun Değerinin Bilgi ve Akıldan Geldiğini Anlatır

Tanrı insanı yarattı, seçerek yükseltti; ona erdem, bilgi, akıl ve anlayış verdi.

Ona hem gönül verdi hem de dilini açtı; ona güzel biçim, güzel tavır ve hareket ihsan etti.

Ona bilgi verdi ve insan bugün yükseldi; ona anlayış verdi ve böylece düğümler çözüldü.

Tanrı kime anlayış, akıl ve bilgi verirse o pek çok iyiliğe elini uzatır.

Bilgiyi büyük bil ve anlayışı ulu; bu iki şey yükseltir seçkin kulu.

Buna tanık olarak işte şu söz geldi; bu sözü işit ve bu hususta sözünü kes.

Anlayış nerede olursa, orası ululuk bulur; bilgi kimde olursa, o büyüklük bulur.

Anlayışlı olan anlar, bilgili olan bilir; bilen ve anlayan daima dileğine erişir.

Bilginin manasını bil; bak, bilgi ne der; bilgiyi bilen insandan hastalık uzaklaşır.

Bilgisiz kişi hep hastalıklı olur; hastalık tedavi edilmezse kişi çabuk ölür.

Yürü ey bilgisiz, hastalığını tedavi ettir; ey bilge âlim, bilgisizliğin ilacını sen söyle.

Anlayış bir yulardır, insan onu elinde tutarsa dileğine erişir ve bütün arzularına ulaşır.

Anlayışın insana faydası çok olur; insan bilgiyi bilirse aziz olur.

Bütün işini gücünü anlayış yoluyla yap; eline geçen bu zamanı israftan bilgiyle koru.

Dilin Erdemini ve Kusurunu, Faydasını ve Zararını Anlatır

Anlayış ve bilgiye tercüman olan dildir; insanı aydınlatan açık dilin kıy­metini bil.

Kişiyi dil kıymetlendirir ve kişi onunla mutluluk bulur; kişiyi dil kıymet­ten düşürür ve dili yüzünde baş gider.

Dil arslandır, bak, eşikte yatar; ey ev sahibi, dikkat et, senin başını yer.

Dilinden eziyet çeken adam ne der, işit; bu söze göre hareket et bunu daima aklında tut.

Dilini bana pek çok eziyet çektiriyor; başımı kesmesinler de ben dilimi keseyim.

Sözüne dikkat et ki başın gitmesin; dilini tut ki dişin kırılmasın,

Bilgili kişi dil için özlü bir söz söyledi; başını gözet, ey dil sahibi.

Sen kendi esenliğini istiyorsan, ağzından yakışıksız söz çıkarma.

Söz bilerek söylenirse bilgi sayılır; bilgisizin sözü kendi başını yar.

Çok sözden fazla bir fayda görmedim: ama söylemek de faydasız değildir.

Sözü çok söyleme az ve birer birer söyle: binlerce sözün düğümünü bu bir sözde çöz.

Kişi söz ile yükseldi, melik oldu; çok söz. başı gölge gibi yere serdi.

Çok konuşana “gevezelik etti” der bilgi; ama söylemezse de ona “dilsiz” der,

Mademki böyledir, sen açık dil kullan; dil açık olursa kişiyi yükseltir.

Dili iyi gözet, başın gözetilmiş olur; sözünü kısa kes, ömrün uzun olur.

Dilin faydası çok olduğu gibi, zararı da çoktur; dil bazen övülür, bazen de çok sövülür.

Mademki böyledir, sözü bilerek söyle; sözün olsun gözsüzlere, körlere göz.

Bilgisiz insan, şüphesiz kördür; yürü, ey bilgisiz, bilgiden payını al.

Bak,doğan ölür, ondan eser olarak söz kalır; sözünü iyi söylersen ölüm­süz olursun.

Kişi iki şey ile kendini yaşlanmaktan kurtarır; biri iyi iş, diğeri de iyi söz.

Bak, kişi doğdu, öldü; sözü kaldı; insanın kendisi gitti, adı kaldı.

Kendine ölümsüz bir hayat dilersen, işin ve sözün iyi olsun ey hakim.

Dili bu kadar övmek ve arada bir sövmekten amacım, sana sözün ne ol­duğunu anlatmaktı.

Her sözü saklamayı da anlayış hoş görmez; kişi gerekli sözü söyler, giz­lemez.

Ey yiğit, ben bu sözü oğlum için söyledim; oğul bende aşağıdır, bana nasıl denk olur.

Ey oğul, sözümü sana söyledim; ey oğul; bu öğütleri ben sana verdim.

Benden sana gümüş ve altın kalırsa; sen onları bu söze denk tutma.

Gümüşü bir işe harcarsan tükenir; sözümü işe harcarsan gümüş kazanılır

Kişiden kişiye miras olarak söz kalır; vasiyet edilen sözü tutmanın fay­dası çoktur.

Yusuf Has Hacib. 2006. Kutadgu Bilig, çev. Prof. Dr. Reşid Rahmeti Arat. İstanbul: Kabalcı
Yayınları, s. 115-121.

Alev Alatlı – Bize Yön Veren Metinler,cild:2

Yazar Hakkında: Muhammed Ali

Bir Cevap Yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir

*