Hakiki Alimlerin İlmi Derinliği ve Günümüzün Sözde Kur’ancıları!

Yusuf aleyhisselam’ın kıssasında ilginç ayrıntılardan biri, onun ana-babası ve kardeşleri Mısır’a geldiklerinde söylediği sözdür. Âyet bize bu olayı şekilde anlatır:

“Ana ve babasını tahtının üstüne çıkartıp oturttu ve hepsi onun için (ona kavuştukları için) secdeye kapandılar. (Yusuf) dedi ki: “Ey babacığım! İşte bu, daha önce (gördüğüm) rüyanın yorumudur. Rabbim onu gerçekleştirdi. Doğrusu Rabbim bana (çok şey) lütfetti. Çünkü beni zindandan çıkardı ve şeytan benimle kardeşlerimin arasını bozduktan sonra sizi çölden getirdi. Şüphesiz ki Rabbim dilediğine lütfedicidir. Kuşkusuz O çok iyi bilendir, hikmet sahibidir.”” (Yusuf, 100)

Bu âyette ilginç olan nokta şu: Hz. Yusuf, Allah’ın kendisine olan lütuf ve ikramından bahsederken “zindandan çıkma”yı zikrettiği halde “kuyudan çıkma” hadisesini hiç dile getirmemiştir. Acaba niçin?

Buna dair gördüğüm en güzel açıklama şudur:

1. Tam ana-baba ve kardeşler yıllar sonra bir araya gelmişken kuyuya atılma olayından söz etseydi eski meseleyi tazelemiş olacak, kendi yaşadığı mutluluğu ifade ederken kardeşlerini utandırmış ve mutsuz kılmış olacaktı.

2. Hz. Yusuf kuyudan çıktığında köle oldu, hapisten çıktığında ise Mısır’da ekonomi konusunda yönetici oldu. Allah’ın nimetini sayma esnasında kendisinin köleliğine yol açacak şeyi zikretmeyip yönetici olmasına yol açacak şeyi zikretmesi makama en uygun davranıştı.

3. Hz. Yusuf, kuyuda çok kısa süre kalmış, zindanda ise yıllarca kalmıştı. Kuyu, zindanın yanında adı anılmaya bile değmeyecek kadar kısaydı. Asıl nimet zindandan kurtuluştu.

4. Kuyuya atılma Hz. Yusuf’un henüz olan biteni tam olarak anlayamadığı çocukluk dönemindeydi. Zindana atılma ise aklının başında olduğu gençlik dönemindeydi. Kuşkusuz olan biteni anladığı dönemde yaşadığı bu olay onu daha çok etkileyecekti.

5. Kuyuya atılma olayı bir kıskançlık sonucunda haksızca ve zâlimce olmuştu. Zindana atılma ise Hz. Yusuf’un berî olduğu bir suça karşılık sözümona ceza olarak olmuştu. Bu sebeple zindana atılma, kuyuya atılmaktan çok daha fazla ona tesir etmişti.

(Zerkeşî, el-Burhan, IV, 61)

***

Demek Hz. Yusuf’un sadece yüzü güzel değilmiş. Huyu da aklı da ruhu da iyi, güzelmiş. Selam olsun sana ey Allah’ın mübârek elçisi!

Demek Kur’an, anlattığı kıssaların muhtevasıyla bizim inanç dünyamızı, ahlakımızı şekillendirdiği gibi bu kıssalardaki rahmet ve hikmet yüklü üslubuyla da kişilik ve karakterimize yön verir.

Demek bizim âlimlerimiz Kur’an’daki her bir incelik ve ayrıntıya dikkat etmişler, onu en iyi bir biçimde anlamak için ellerinden gelen gayreti esirgememişler. Bu gayreti yok sayarak Kur’an’ı anlamaya çalışmak ne beyhûde bir çaba!

Rabbim Kur’an’ın muhtevasıyla ruhumuzu, üslubuyla karakterimizi hemhâl kılsın. Bizleri, her dâim Kur’an’ı anlamaya gayret eden âlimlerimizin yolundan ayırmasın.

Soner Duman Hocaefendi

Yazar Hakkında: Muhammed Ali

Bir Cevap Yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir

*