Koşuklar: Nâsıruddîn bin Ahmed

13. yüzyılda kaleme alınmış bu eser, doğu ve batı Türkçesinden şive özellikleri taşıması sebebiyle karışık dilli eserler arasında yer alır. Eserin müellifi olarak Nâsıruddîn bin Ahmed bin Muhammed gösterilmektedir. Müellif, Arapça ve Farsça teliflerin yaygın olduğu bir dönemde, kendisinden hatırını saydığı bir çevrenin vaaza dair Türkçe bir eser istemesi sebebiyle eserini kaleme aldığını, bu nedenle […]

Hafız’ın Bir Beytinin Şerhi

Kemalpaşazade Hamd, varlığın her bir noktasının her yaratılış sayfasına kalemiyle işlendiği yaratıcıya olsun. Mısra: Her şey gizlenemez mükemmelliktedir. Sonsuz şükür, yaratılışın her dairesinin kâinat levhasında takdir pergelinden ortaya çıkaran takdir ediciye olsun. Her şey dosdoğrudur, biz de böyle inandık. Yaratılış kalemi hata etmiş değildir; ister Hıtay’lı güzel olsun ister çirkin zenci, ister mescitteki zahit olsun, […]

Der-Medh-i Aspozi Der-Malatya (Malatya’daki Aspozi Övgüsü)

Bârekallâh gülsitân-ı bülbülândır Aspozi Cenneti tezkîr eder âlî-mekândır Aspozi Allah mübârek kılsın. Aspozi, bülbüllerin gül bahçesidir, cenneti andıran (hatırlatan) pek yüce bir mekândır. Mutedil âb u hevâ hem müctemi’ envâ’-ı zevk Mecma’-ı bezm-i safâ-yı ârifândır Aspozi Aspozi, hem mutedil (ne soğuk ne de sıcak) su ve havasıyla, hem türlü zevki içinde barındıran özellikleriyle, âriflerin huzur […]

Hikaye ve Romanlarının Babası Böyle Biri İşte !…

Ona bu sıfatı çağdaşları veriyor. Aslında bizim cemiyetle hikâ­ye ve romanın yeri yoktur. Hele romanın çıkışı, daha çok batının etkisi ile olmuştur. Tanzimatla başlayan yabancılaşma hareketi, romanda da kendini göstermiş, kendi öz aile hayatımıza ters dü­şen, doğrudan doğruya “adapte” bir roman türü ortaya çıkmıştır. Kahramanımızın esas veçhesi roman ve hikâyede ortaya çıkıyorsa da biz daha […]

Devrik Cümlenin Önderi

Son devrin adamlarının kafa yapısı bozuktur. Kafaları içinde bulunan şeyler birer sürpüntüdür. Çünkü yol geçen hanı gibi Ba­tıdan ne gelmişse Doğu’ya, onların kafalarında bir yer bulmuştur. Bundan dolayı da son devirde yazar-çizer adamlarımızın çoğu dü­şünce, dil ve edebiyat alanında millî hayata cephe almışlardır. Bunlardan biri de tarihçi Hammer’in “Osmanlı Tarihini dili­mize çeviren Ata Bey’in oğludur. […]

Gençlik

Dava Anadolulu gençlerden, her biri «portö-ulvî aşıyı taşıyıcı ve bulaştıncı» bir aşk kadrosuna maya tutturabilmek­ti. Ceplerde kaybedilen ve asırlardır dışarıda aranılan güneşi bulup çıkaracak, yerine oturtacak, her şeyi ilk saffet ve asli- yet vâhidine irca’ edecek, hasis ferd kadrolarında eskitilmiş ve pörsütülmüş mânalarla hiç bir alâka kabûl etmiyecek, mutlak hakikat ölçüsiyle akim hakkını akla ve […]

Trajedi

İslam sanatlarında gerçekliği aşma düşüncesiy­le aşk arasındaki ilgi, bir bakıma, gerçeklik kaygısıy­la trajik arasındaki ilginin yerini alır. Aşk’ta hamleler, trajikte düzenli bir gelişme, yani olaylar serisi vardır. Gerçekçilik illiyet (causalité) ilkesini de beraberinde getirdiği için, belirli bir yönde gelişen olayların ara­sında zorunlu bir sebep netice münasebeti düşünü­lür. Bu yüzden kahraman kaçınılmaz sona varmak zorundadır. Oluşun […]