Ebedi Kurtuluş İçin Reçete:İlim,Amel ve İhlas

Ebedi Kurtuluş İçin Reçete:İlim,Amel ve İhlas

Aziz kardeşim! Bilmelisin ki, ebedî kurtuluşa erişmek için üç temel esasın elde edilmesi insan için mutlaka gereklidir. Bu üç esas ilim, amel ve ihlâstır.

İlim iki kısımdır. Bir kısım vardır ki, bundan maksat ameldir. Bu ilmin açıklamasını/ifa/ı ilmi üstlenmiştir. Diğer bir kısım vardır ki, bundan maksat da sadece kalp için yakîn (kesin kanaat) ve inanç elde etmektir.

Bu kısım, kurtuluşa eren fırkayı temsil eden Ehl-i sünnet ve’1-cemaat âlimlerinin görüşleri doğrultusunda kelâm ilminde bü­tün tafsilatıyla açıklanmaktadır. Ehl-i sünnet büyüklerinin yoluna uymadıkça kimsenin kurtuluş beklemeye dahi hakkı yoktur. Eğer kıl kadar bunlara aykırılık söz konusu olursa iş tehlikede demektir. Bu tespit güvenilir keşif ve açık ilham açısından da kesinlik k zanmıştır. Bunun aksi olma ihtimali yoktur.

Ehl-i sünnet büyüklerinin yoluna tâbi olmaya ve onları taklit etmeye muvaffak olana ne mutlu! Bunlara aykırı yol tutanlara da yazıklar olsun! Onların yolundan ayrılan ve ana esaslarını redde­derek bunların cemaatinden ayrılan kimse hem kendi sapmıştır hem de başkalarını saptırmıştır.

Ehl-i sünnet’e muhalif olan bu kimseler, Allah’ın ahirette gö­rülebileceğini ve şefaati inkâr ederler. Resûlullah (s.a.v) ile beraber olmanın ne kadar fazilet ifade ettiğini ve sahâbe-i kirâmın üstün­lüğünü görememişlerdir. Peygamberimiz’in ailesine ve Fâtıma (r.a) validemizin evlatlarına muhabbetten mahrum kalarak Ehl-i sünnet’in nail olduğu birçok hayırdan geri kalmışlardır.

Sahâbe-i kirâm, kendi aralarında en üstün kişinin Ebû Bekir (r.a) olduğu konusunda ittifak etmişlerdir.

Sahabenin hallerini en iyi bilen biri olarak İmâm Şâfiî (rh.a) der ki: “İnsanlar Resûlullah’tan (s.a.v) sonra zora düştü ve gök kubbenin altında Ebû Bekir’den (r.a) daha hayırlı birini bulamadı­lar ve onu başlarına halife seçtiler.”

İmam Şâfiî’nin bu sözü açıkça işaret etmektedir ki, sahâbe-i kirâm Ebû Bekir’in (r.a) en üstün kişi olduğu konusunda ittifak etmiştir. Bu da, onun sahabenin en üstünü olduğu konusunda icma olduğunu gösterir. Dolayısıyla Ebû Bekir’in (r.a) en üstün ol­duğu hükmü kesin olup inkâr edilemez.

Resûlullah’ın (s.a.v) Ehl-i beyt’i de Nuh’un (a.s) gemisi gibi­dir. Ona binen kurtulur, geri kalan ise helak olur. Bazı arifler der ki: Resûlullah (s.a.v) ashabını yıldızlara benzetmiştir.(Deylemi,el Firdevs,nr.6497)

“Onlar, yıldızlarla da yollarını bulurlar” (Nahl, 16/16).

Resûlullah (s.a.v) kendi ailesini de Nuh’un (a.s.) gemisine benzetmiştir. Bu da gösteriyor ki, Nuh’un (a.s.) gemisine binenle­rin helakten emin olmak için mutlaka yıldızları takip etmesi gere­kir. Yıldızları gözetmedikçe kurtuluş imkânsızdır.

Şu da bilinmelidir ki, onların birini inkâr etmek hepsini inkâr etmek gibidir. Zira onlar Resûlullah (s.a.v) ile beraber olma nime­tinde ortaktırlar. Peygambere beraber olma fazileti ise bütün fazi­let ve kemâlâtın üstündedir. Bu nedenle tâbiînin en hayırlısı olan Veysel Karanı, Peygamberimizle beraber olanların en aşağı dere­cesinde olan kimsenin bile seviyesine erişememiştir.

Ne olursa olsun, Resûl-i Ekrem (s.a.v) ile birlikte olma şere­fine denk hiçbir şey yoktur. Nitekim onların imam, Nebî (s.a.v) ile beraberlikleri ve vahyin inişine şahit olmaları vesilesiyle müşahe­deye dayalıdır. Sahabeden sonra imanın bu derecesi hiç kimseye nasip olmamıştır. Ameller ise imanın dallan sayılır. Bu bakımdan amellerin olgunluğu imanın olgunluğuna bağlıdır.

Sahabe arasında cereyan eden bazı görüş ayrılıkları ve siyasî tartışmalar, onların üstün şahsiyetlerine yaraşan iyi gerekçelere dayandırılmalıdır. Bu tartışmalar nefsanî arzuları ve cahillikleri sebebiyle olmamıştır. Aslında bu olaylar dinî içtihat ve bilgiden kaynaklanmıştır. Onların bir kısmı içtihadında hata etmiş olsa bile, hata edene de Allah katında mükâfat vardır.

İşte bu anlayış, ifrat ve tefrit arasında bulunan Ehl-i sünnet’in seçtiği orta yoldur. Ayrıca en güvenli ve sağlam yol da budur.

İmam Rabbani,Mektubatı Rabbani,cild:1

(SEMERKAND YAY.)

Gelen arama terimleri:

  • ebedi cephesi
  • ebedi kurtulus ilim amel ve ihlas

Yazar Hakkında: Muhammed Ali

Bir Cevap Yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir

*