Düşünce ve Hayat

 

Düşünce ve HayatHayat, düşünce üretir; düşünceden hayat doğar. Bu, bir yaradılış mucizesidir. İnsan hayatla düşünceyi adeta özdeşleştiren, düşüncenin âteşini kuran, hayat düşüncesini yaşayan ve düşüncede hayat arayan var­lık…

Düşünce, çok yöne açılma özelliğini taşıyor. Bir yanıyla, cezbeye,bir yanıyla duyguya, sezgiye açılır. İnsan melekelerinin tam orta noktasında duran, hepsi­ne açık, ve hepsinin de biıbiriyle ilgisini sağlayan bir meleke. Eksen meleke, merkez meleke. Ve düşüncenin de merkezinde bilim çekirdeği yer alır. Düşünce, bilimi doğuran ve onun etrafında bir hale gibi duran zihin yemişi.

Düşünce de vahiy gerçekliğinin ışığında hayat bu­lur; ondan doğar, ondan beslenir ve onunla yaşar.

Bu yüzdendir ki, Kur’an-ı Kerim, insanlığı hep dü­şünmeye çağırıyor, düşünceye, çağırıyor.

Düşünce, hayatın seviyesini yükseltir.

Düşünce, iç güdülerin üstüne yükselmemiz için göklerden gelen bir çağrıdır.

Taklitten, düşünceyle kurtuluruz.

Cezbe ye vecd, ancak düşünce temeline dayanınca sağlam olur.

İslâm Medeniyeti, aynı zamanda bir düşünce me­deniyetidir.

Diriliş, düşünceye değer vermemiz, düşünceyi gün­deme getirmemiz demektir.

Olaylar üzerine düşünmek, tarih üzerine düşün­mek, sanat üzerine düşünmek, hayat üzerine düşün­mek, ölüm üzerine düşünmek: yeni insanlık kuşağına düşen görev, bu olacaktır.

Ancak, böylelikledir ki, insanlık bir takım saplan­tılardan kurtulacaktır. Aktüel trajedisini doğuran bü­tün saplantılardan…

Sezai Karakoç – Sur Yazıları (4)

 

Yazar: Muhammed Ali

Bir Cevap Yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir

*