Divan-ı Hikmet’te Peygamber Efendimiz (s.a.v)

Hoca Ahmed Yesevi

36. Hikmet

Muhammed’in bilin zatı Arabtır
Tarikatın yolu bütün edeptir.

Hakikat bilmeyen insan değildir
Biliniz hiçbir şeye benzemezdir.

Bilin bi-çün olur hem bi-çigüne;
Va bi-şübhe olur hem bi-nemune

Kahırlansa, eyler yer ile yeksan;
Olmakta zelzele yer ile gökler.

Rahmet eylese, biliniz, rahmeti var;
Verir olsa, tükenmez nimeti var.

Muhammed’i tarif eylesem kemine,
Anasının adı bil Amine:

Babasının adı Abdullah’tır
Anadan doğmadan ölmüştür.

Muhammed’i dedesi korumuştur
Çıplak açları yoklayandır.

Dedesi biliniz Abdulmuttalib;
Gönülde saklayınız iyi bilip.

Dedesinin babası idi Hâşim;
İşitince akmakta gözde yaşım.

Biliniz dördüncüsüdür Abdulmenaf;
Onları bilse her kim, gönlüdür sâf.

Rasûl’un bilse her kim dört ceddini,
Kıyamette gezer sekiz cennetini

Babası yedi yaşında ölmüştür;
Rasül’u amcasına vermiştir.

Ebu Tâlib Ali’nin babasıdır;
Bütün Arabların büyüğüdür.

Ebu Talib olmakta iş başında,
Muhammed oturur daima karşısında

Muhammed’in yaşı on yedi oldu;
Ki o vakit Hatice O’nu gördü.

Muhammed’i bilin ki şahin misali
Hatice O’nu görüp olmakta ağlamaklı

Hadice gönlünde O’nu sevmektedir
Muhammed aşkında içi yanmaktadır.

Gece gündüz diler O’nu Allah’tan;
Biliniz sonunda buldu muradın.

Görünüz Allah’ın işini
Muhammed bakmakta iken devesini,

Hadice’ye Rasul çâker olmuştur,
Bu sebeple bil sen O’nu almıştır.

Hadice’nin Allah bahtını açmıştır;
Rasul’un baçına inciler saçmıştır.

Rasul’un yaşları kırka varmıştır,
Ki ondan sonra Allah’dan vahy yetmiştir.

Ki ondan sonra Muhammed oldu sultan
Rasul’un gönlünde yâr oldu Allah.

Muhammed işini Allah yazdırdı;
İnsanların hepsi iman getirdi.

Rasul’un başında oldu imâme;
Kemal buldu otuz üç bin sahabe.

Rasul’a hepsi hizmet eylemektedir
Edep ile yürüyüp izzet eylemektedir

Rasul önüne bir yetim gelmiştir
Garip ve müptelâyım deyip söylemiştir.

Rahim eyledi Rasul onun haline;
Dileğini onun verdi eline.

Rasul dedi ona: “Ben de yetimim;
Yetimlikte, gariplikte yetişmişim.”

Muhammed dediler: “Her kim yetimdir,
Biliniz, o benim has ümmetimdir.”

Yetimi görseniz, incitmeyiniz;
Garibi görseniz, dağ etmeyiniz.

Yetimler bu cihanda ezilmiştir
Gariplerin işi zordur..

Gariplerin işi daima riyazettir
Diri değil, garip ölü gibidir.

Allah’a garipler bellidir
Garibi sabah akşam sormuştur.

Tarif eylesem, Ali Allah’ın arslanıdır
Ki kılıç ile kâfiri kırmaktadır.

Kâfirleri eyler imana dâvet;
Vermektedir her zaman İslâm’â kuvvet.

Ki mümin olanını alıp gelmektedir;
Kabul kılmayanını kırıp gelmektedir.

Ki kılıç ele alıp binse Düldül’e
Düşmektedir kâfirler kavmine velvele

Elindeki silahı Zülfikar’ı,
Savaşanda uzar kırk arşın.

Ali’nin var idi on sekiz oğlu;
Onun her hangisidir büyük tuğlu,

Ali İslam için kanlar yutmaktadır;
İslam’ın tuğunu sıkı tutmaktadır.

Hoca Ahmed bil garibliğe düşmüştür
Rasul evladına sözler katmıştır

37. Hikmet

“El-kezzabu lâ ûmmeti” dedi, bilin Muhammed;
Yalancılar kavmini ümmet demez Muhammed.

Doğru giden kulunu, Hakk’ın arayıp yolunu,
Doğru yürüyen kulunu ümmet diyecek Muhammed

Her kim “Ümmetim” dese, Rasûl işini bırakmasa
Şefaat günü olsa, mahrum bırakmaz Muhammed.

Tanrı Teala sözünü, Rasulullah sünnetini
İnanmayan ümmetini ümmet demez Muhammed.

Ümmetim diye yürürsün, buyruğunu yapmazsın,
Nasıl ümit tutarsın, orada sormaz Muhammed

Müşküldür âsi kul, ümmet demese orada,
Rezil olur mahşerde, ümmet demez Muhammed.

Ümmetim der Muhammed, gerçek söylese KulAhmed,
Sabaha olsa kıyamet mahrum bırakmaz Muhammed

38.Hikmet

Allah nuru, Allah dostu o Mustafa
Kimler için geldi Rasul bildiniz mi?
Allah selamı, Allah zikri Hakk Mustafa
Kimler için geldi Rasul bildiniz mi?

Kimler için yaşlı eyledi gözlerini
Ümmet için yanık eyledi özlerini
Ümmet olsan anla bu sözlerini
Kimler için geldi Rasul bildiniz mi?

Ağlaya ağlaya yüz gözleri şişti görün
Kıyamda durup ayakları şişti görün
Ümmet için kaygı sıkıntı çekti görün
Kimler için geldi Rasul bildiniz mi?

Ey dostlar bunu bilir ümmet hani
Eğer bilsen ondan fazla nimet hani
Kıyamet günü ondan geçen şefkat hani
Kimler için geldi Rasul bildiniz mi?

Ümmet olup Rasul değerini bildiniz mi?
Ten-can ile sünnetlerini yaptınız mı?
Rasul için ağlayıp inleyerek geçtiniz mi?
Kimler için geldi Rasul bildiniz mi?

Heyhat heyhat saadetdir o Mustafa
Heyhat heyhat ganimettir o Mustafa
Heyhat heyhat inayettir o Mustafa
Kimler için geldi Rasul bildiniz mi?

Kul Hoca Ahmed söyler sözünle dilim kefa
Ümmetlerim eyle vefa kılma cefa
Ümmetine böyle dedi Hakk Mustafa
Kimler için geldi Rasul bildiniz mi?

39. Hikmet

Bizden sonsuz selam ya Mustafa Muhammed
Tahiyyat-ı bîşumar ya Mustafa Muhammed

Ya Rasuller Efendisi, ya Nebilerin sonuncusu
Ya sapıtmışların doğrultucusu ya Mustafa Muhammed

Ya “Eyyühel müddessir” Hakk dedi “Kumfaenzir”
“Ve rabbike fekebbir” ya Mustafa Muhammed

Yüce hazrettesin keremli gurbettesin
Peygamberlerin öncüsü ya Mustafa Muhammed

Sen’sin Halık’ın sevgilisi, Hakk dergahına layık
Yaratılmışların özü ya Mustafa Muhammed

İnsan varlığının aslı, rasul ve nebilerin sonuncusu
Gizli niyaza mahrem ya Mustafa Muhammed

Kabe-kevseynin tubası, kevneyn bağının ayı
Herkese kurret ayneyn ya Mustafa Muhammed

Arş ve kűrsiden aşan Hazret’ine ulaşan
Doksan bin niyaz söyleyen ya Mustafa Muhammed

Yer gök yürür mamurundur, sahabeler manzurun
Bütün ümmet mağfurun ya Mustafa Muhammed

Her kime olsa meylin kaldırır Hakk azabını
Alem senin tufeylin ya Mustafa Muhammed

Her kim sana sığınır cehennemden o kurtulur
Cennet’e doğru yollanır ya Mustafa Muhammed

Canımı feda eylesem hoşnudluğunu alsam
Üzüntü yoktur ölsem ya Mustafa Muhammed

Gerçi çoktur günahım affedesin Allah’ım
Sensin benim sığınağım ya Mustafa Muhammed

Ya Rab nasıl eyleyim şefaatini alayım
Ümmetinden olayım ya Mustafa Muhammed

Ümmetinden olanlar şefaatini alanlar
Cennet ehli olanlar ya Mustafa Muhammed

Ahmed’in muradı sensin zikri ve yadı sensin
İşlerin anahtan sensin ya Mustafa Muhammed

40. Hikmet

On sekiz bin âleme server olan Muhammed;
Otuz üç bin ashâba rehber olan Muhammed.

Çıplaklık ve açlığa kanaatlı Muhammed;
Asi, câfi ümmete şefaatlı Muhammed.

Geceleri yatıp uyumaz, tilâvetli Muhammed;
Garip ile yetime mürüvvetli Muhammed.

Yoldan azan günahkara hidayetli Muhammed;
Muhtaç düşse herkese, kifayetli Muhammed.

Ebu Cehl ve Ebu Leheb’e siyasetli Muhammed;
Melâmetin sabunu, selâmetli Muhammed.

Namaz, oruç kılıcı, ibadetli Muhammed;
Dinmeyip tesbih söyleyici, riyazetli Muhammed

Lanetli, lanetlenmiş şeytana siyasetli Muhammed;
Şeriatın yoluna inayetli Muhammed.

Tarikate yol gösterici, iradetli Muhammed;
Hakikate mukteda, icazetli Muhammed.

Duaları müstecap, icabetli Muhammed;
Kötülüğe iyilik, kerametli Muhammed.

Tevfik veren zâlime, celaletli Muhammed;
Secde kılan eğilip, itaatlı Muhammed.

Beş vakit namaz olduğunda imametli Muhammed;
Mirâc aşıp vardığında şehadetli Muhammed.

Arş ve Kürsü pazarı, inayetli Muhammed;
Sekiz cennet sahibi velayetli Muhammed.

41.Hikmet

Miskin Ahmed kuluna kitabetli Muhammed;
Yetim, fakir, garibe sehavetli Muhammed.

Başıma düşüp nara-ı sevda-ı Muhammed
Ben onun için yolunda şeyda-ı Muhammed

Kim ümmeti ise durmadan hamd ve sena söyler
Ya Samed eyle beni nisva-ı Muhammed

Gönlüme koyup aşk sevdasını Allah’ım
Eyle beni sen aşık-ı yekta-ı Muhammed

Mecnun misali geçirip iki cihandan
Divane eyleyip eyle beni rüsva-ı Muhammed

Öldür, yandır, her sıkıntıyı gönder
O ceza günü eyle beni şeyda-ı Muhammed

Herzaman ümmet derdini yedi, yemedi nimet
Kerametidirsin hani gamha-ı Muhammed

Ümmet diyerek gece gündüz yedi hasret
Göğsünden çıkarır pûrhun-ı dilha-ı Muhammed

Ümmetin günahını dileyip o Şahların Şahı
O ceza günü yok bizde perva-ı Muhammed

Vazgeç herşeyden ara Muhammed’in rızasını
Vallahi bulasın anında göya-ı Muhammed

Sen’den dileğim budur ey Halık
Koy kulağıma benim gevga-ı Muhammed

Ben savrulayım hoş kereminden senin Allah
Bir damla tatdır bana derya-ı Muhammed

Yol verici Rahman-Rahim, Gafur ve Settar
Kılma beni pişman-ı gümrah-ı Muhammed

Bir damla su o elest kadehinden bana bağış
Eyle olayım hamdine dânâ-ı Muhammed

Kara yüzünü sür Pir-i Kâmil’in ayak izine
Lutfetse verir dide-i bina-ı Muhammed

Maksadıma erdir beni ey Halik
Ben talibiyim zülf-ü semen sa-ı Muhammed

Yûzden kaldırıp perdeyi Miskin’e doğru bak
Ben o kuluyum o muy-ı siyah pa-yı Muhammed

Miskin Yesevi arzu-ı ravza-ı Hazret
Olur mu müyesser hak-i kef i pa-ı Muhammed


205. Hikmet

Hak teala habibi, yâ Mustafa Muhammed,
Dertliklerin tabibi, yâ Mustafa Muhammed.
İzhar kıldı Adem’e, Adem’den ta Hatem’e,
Nuru doldu aleme, yâ Mustafa Muhammed.

Mahbubu pak sırdan, matlubu Şah-ı merdan,
Mahdumu külli insan, yâ Mustafa Muhammed.
Mi’rac yoluna aşan, Sidre’ye dek ulaşan,
Ümmet için çekişen, yâ Mustafa Muhammed.

Yetim kaldı atadan, hem şefkatli aNâdân,
Takdir oldu Huda’dan, yâ Mustafa Muhammed.
Yetim başını sıvazladı, şefkat oldu Muhammed,
Canı cana uladı, yâ Mustafa Muhammed.

Yedi yaşında genç çocuk, inci kadrini bildi,
Altı cevize sattı, yâ Mustafa Muhammed.
Şefkat oldu “af” dedi, ümmetini diledi,
Cebrail yetişip geldi, yâ Mustafa Muhammed.

Bu dünyayı sevmedi, taze ekmeğe doymadı,
Hak kulluğunu koymadı, yâ Mustafa Muhammed.
Dilemedi atasını hem şefkatli anasını,
Kıldı ümmet duasını, yâ Mustafa Muhammed.

Tanrısına talebkar, gece-gündüz çok ağlar,
Oldu ümmete muhtar, yâ Mustafa Muhammed.
Muhit deryasına düştü, arş-ı a’layı aştı,
Mevlasına razılaştı, yâ Mustafa Muhammed.

Şeriati sözledi, tarikatı izledi,
Hakikati gözledi, yâ Mustafa Muhammed.
Sabreyledi kanaat, takva eyleyip ittika.
Gece-gündüz ibadet, yâ Mustafa Muhammed.

İçip Kevser suyunu, koparıp cennet gülünü,
Arayıp onun yolunu, yâ Mustafa Muhammed.
Kul Hoca Ahmed, kıl taat, dinmeden söyle salavât,
Rasulullah olur şad, yâ Mustafa Muhammed.

208. Hikmet

Aşıkların sorduğu, sâdıkların gereği,
Enbiyalar çırağı, haklı olan Muhammed.
Özünü koyup mihnete, türlü-türlü zahmete,
Asi, cafi ümmete, Kevser olan Muhammed.

Atadan yetim kalıp, özünü gama salıp,
Hatice malını alıp, muhtaç olan Muhammed.
Razı olan kazaya, yakarışını söyleyen Huda’ya,
Gökden gelen belaya, sabırlı olan Muhammed.

Himmet kemerini bağlayıp, yürek bağrını dağlayıp,
Seher vaktinde ağlayıp, bidar olan Muhammed.
Hakk’ın kulluğunu kılıp, Hak emrini halka söyleyip,
Kafiri, yahudiyi korkutup, ejder olan Muhammed.

Enbiyalar hatemi, sır-esrarın mahremi,
Miskinlerin hemdemi, yadigâr olan Muhammed.
Gündüz oruç ve namaz, gecesi acz ve niyâz,
Dileyip ümmetini kış-yaz, sıkıntıda olan Muhammed.

Akşam ve seher çok ağlar, ümmet için gönlü kederli,
Alem halkına yadigâr, mütevazi olan Muhammed.
Miskinlere yar olan, ümmet dileyip zar olan,
Balsızlara bal olan, şahpar olan Muhammed.

Mahzun olan sıkılana, hazır olan günahkara,
Yetim olan garibe, server olan Muhammed.
Kul Hoca Ahmed miskindir, miskinlerdin mâna sor,
Miskinlik huzur kaynağı, basar olan Muhammed.

Hoca Ahmed Yesevi – Divan-ı Hikmet

www.divanihikmet.net

 

Yazar Hakkında: Muhammed Ali

Bir Cevap Yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir

*