Çocuklara din eğitiminde hatalarımız

Dini emirlere ve yasaklara muhatap olan kişiye mükellef denir. Bununla ilgili genel kanaat akıl ve baliğ olma yaşıdır. Ortalama 10-15 yaş aralığında bir kız veya erkek dinin emirlerini yerine getirir ve yasaklarından olabildiğince kaçınır.

Mükellefliğe alıştırma yaşı da vardır. Öncesinden çocuğa emir ve yasaklar hakkında ailede, camide, okulda vb yerlerde eğitim verilir. Namazın nasıl kılındığı, orucun nasıl tutulduğu, abdest ve gusül vb.

Kız çocukları için tesettüre alıştırma da bu yaşlarda yani mükellef öncesi yaşlarda öğretilir.

Namazda okunacak asgari düzeyde Kur’an ayetleri ve dualar da mükellef öncesi dönemde öğretilir.

Yani mükellef olmadan önce mükellef olmaya alıştırma yapılır.

Buraya kadar normal. Bu eğitim verilirken eğitimi alan kişinin çocuk olması çocuk eğitimini karşımıza çıkarmaktadır. Çocuk eğitimi nasıl olmalı ve nasıl olmamalıdır?

Çocuk eğitimi genelde gözlem üzerinedir. Bir yaşındaki çocuk anne babasını namaz kılarken gördüğünde onu taklit eder. Eğilir, kalkar, ellerini bağlar, uzanır, konuşur, uyur vb. Günlük davranışlar ile namazı içiçe koyar. Babasının ve annesinin kucağına oturur, sırtına çıkar, onlarla konuşur vb. Çocuk bir müddet sonra namazda konuşulmadığını anlar, namaz kılan birinin önünden geçilmediğini öğrenir ve namazın şeklini aşağı yukarı bir kaç yıl içinde tam öğrenir. Yani çocuk namaz eğitimini yaşayarak ve tecrübe ederek öğrenir.

Kur’an okumayı, duaları da bu şekilde öğrenir. Su içerken, yemek yerken Besmele çeken anne babasından Besmeleyi ve nerde kullanılacağını öğrenir. Abdest alan anne babasını gören çocuk üstünü başını ıslatarak öğrenir. Nerelerin yıkanacağını görerek ve gözlemleyerek öğrenir. Abdesti bozan şeyleri de öğrenir. Tuvalete gitmekle, uyumakla, kan ile abdestin bozulduğunu yaşayarak öğrenir.

Oruç da bu şekildedir. İçkinin haram olduğunu da bu şekilde öğrenir.

Ahlaki konulara gelince o daha hassas bir konudur ki, çocuk aile ahlakını alır. Annesinden bir ahlak, babasından bir ahlak, komşulardan bir ahlak, arkadaşlarından bir ahlak alır. Ahlakı bazen değişkenlik gösterse de taklit ettiği ve etkilendiği kişiler ile sürekli görüşmesi neticesinde ahlakı kalıcı hale gelir ve ondan ayrılamaz bir hale gelir.

Kapıyı açıp annem evde değil diye öğüt alan çocuk yalan söylemeyi abnesinden öğrenmiş olur. Öğretmene söyle dün hasta idim diye yalan söylemesi tavsiye edilen çocuk babasından yalanın kurtarıcı bir davranış olduğunu öğrenir. Çocuk ben yapmadım, etmedim, kırmadım derken aslında kendisini kurtarma derdindedir ve bunu anne babasından ya da yakın birinden öğrenmiştir.

Yalan, gıybet, haset, nefret, şiddet, korku, iftira gibi tüm davranışların öğrenildiği ilk yer çocuğun aile ortamı ve ilk ortamıdır. Okul, sokak, komşu, akraba vb.

Çocuk eğitimini yetişkin gibi veren aileler var. Kur’an okumadığı halde Kur’an oku diye baskılanan çocuklar var. Namaz kılmadığı ya da düzenli kılmadığı halde çocuğuna zorla namaz kıldıran aileler var. Yalan söylediği halde çocuğunu yalan söylediği için döven aileler var. Kitap okumadığı halde çocuğuna kitap oku diye baskı yapan aileler var. Tüm bunlar çocuk eğitimi açısından yanlıştır ve çocuk mükellef çağına ulaştığı zaman kontrolden çıkar ve Kur’an okumaz, namaz kılmaz, eve gelmez, tesettüre girmez vb.

Bir de bazı aileler çocuklarına zorla din eğitimi verir. Dinin kendi içinde aşamaları vardır. Namazda yetecek kadar Kur’an öğrenmek yeterlidir. Ama Kur’anı baştan sona ezberleyen bir sürü kişi var. Belki bir zorunluluk değilse de kötü bir şey de değildir. Ancak çocuğu zorla hafız yapma, zorla gece namazına kaldırma, zorla oruç tutturma, zorla namaz kıldırma çocuğun ileriki hayatını olumsuz etkileyecektir. Bir mükelleften bile istenmeyen dini şeyleri çocuktan beklemek hem de zorla ve baskıyla beklemek çocuğun geleceğini olumsuz yönde etkilemektedir. Herkesin gördüğü ve kabul ettiği bir durumdur bu. Çocuklar mükellef olunca, anne babasından da ayrılınca dini anlamda kişilik bozukluğu yaşayabilmektedir.

Özetle
1- Dinini yaşa, çocuğun da yaşar. (genel kural)
2- Yaşamadığın dini öğretirsin ama uygulatamazsın.
3- Din eğitimi tecrübe ile öğrenilir.
4- Din yetişkinler için gelmiştir. Onlar uygularsa çocuğa aşılanması daha kolaydır.

Murat PADAK
Şanlıurfa Diyanet Eğitim Merkezi Eğitim Görevlisi

Yazar: Muhammed Ali

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir

*