Bize Bir Fetih Lâzım !

Bize Bir Fetih Lâzım !

Bize bir fetih lâzım… Bu fetih ebedî olacak… Ruhlarımızda yapılacak. Bu fetih, kılıçlarınki kadar kolay değil, sahte şereflerin- ki gibi hayâli değil, ihtiraslarınki gibi süfli değil.

Bu fetih, gönülleriyle mazinin en derin tabakalarına bağlanan ve dallarında bütün güzel meyvaları veren hayat ağacının, daima yaratıcılıkla ileriye doğru hamle yapmasıdır. Bu fetih, yeryüzünde büyük sırrın müjdesine eren ruhun sonsuzluktaki visale atılmasıdır. Bu fetih ilimle, imanla, irade hareketleriyle ve rönesanslarla yüklü yeni bir ruh dünyasının fethidir. Durup dinlenmeden hohlanan, bu fethi yapamıyacak. Bu fetih, sizden, çok fedakârlık istiyor;

Eğer vatan toprağına, insan ruhunu doldurarak, etrafımızda ruhlardan bir ülke yaratabilirseniz,

Şu arık, çorak topraktan başlayarak, tabiatın her zerresine ru­hunuzu karıştırıp sizi âlemle birleştirecek sevgi iktidarına sahip olabilirseniz,

Eğer eşyadaki çokluğun ruhlarınızdaki birliğe götürücü bir ba­samak olduğunu kabul ediyorsanız. Ve kin ile ithamlarınızı içinizde­ki aşk ateşinde eriterek çoklukta birliğin sevgisine ulaşabilirseniz, Eğer hayatı sevdiğiniz kadar, bazan ondan da çok, hakikatleri sevecekseniz ve ebedî hayatın içinde uykunun bir vehim, ölümü­nün muvakkat bir dinlenme olduğuna inanarak, idealin her ânına bir ebediyet ihtirası sığdırabilirseniz, kâinattaki nizâma benzer bir nizâmı ruhunuzda kurmaya ve kudretiniz varsa, ibadetlerini alış ve­riş olmaktan çıkararak, alış verişlerinizi de ibadet haline koyabildinizse, bütün ruh ve beden kuvvetlerinizi bir İlâhî emir yolunda se­ferber edebildinizse,

Eğer başkalarına yaptığınız iyilikten kimseye minnet yüklemi­yor ve eserinizi hiç karşılık beklemeden İlâhi bir fezaya bırakmak­ta insanlığınızın cevherini arayabilirseniz,

Eğer kinleri terk etmede zevk ve aşk bularak düşmanlarınızı, onları kurtarmak karşılığında bağışlıyor ve her fenalıktan kendini­zi mesul tutabiliyorsanız ve insanlara temasınızda, Kur’an’a temas halindeki, hörmet ve vecdi bulabildinizse,

Eğer dünyaya gelmede nefsiniz için hiçbir fayda, bir huzur, bir kerâmet aramıyarak yalnız bir vazifeyi yapmak için, zaruri feda olan ölümden önce kendi iradenizle yine kendi varlığınızı hakikat­lere her gün feda etmek için yaşadığınızın idrâkine sahipseniz ve bu zevkle yaşayabiliyorsanız,

İnsanların zaafında teselli, felâketlerinde kendinize sığınak aramayıp cemaatın önünde boynu bağlı kurban gibi hayata karşı yürüyecek cesaretiniz varsa,

Eğer sizi sopa ve silâhla ezmek isteyenlere siz hürmet ve sev­gi ile uzanmakta ruh selâmeti ve hak dâvası olduğuna inanıyorsanız böylece davranacaksanız,

Vücudunuzun ve ruhunuzun en derinlerine kadar indirilen dar­beler, sizde sadece Hakk’a şükür, hilkate itaat ve kadere teslim ol­ma iradesini artırıyorsa,

Yeryüzünde size yapılan fenalıklarda bir beis görmüyor, belki bunun günahlarınızın kefareti olduğuna inanıyorsanız,

Eğer zaman kâbusundan sıyrılarak hayattan hoşlandığınız gibi ölümü karşılayabilir, dostluklardan zevk aldığınız hal ile düşman­larınıza uzanabilirseniz,

Dünyanın nimetleri gibi felâketlerinin de yalnız ve yalnız ru­hunuzdaki olgunlaşmayı hazırlayan birer vasıtadan ibaret olduğunu anladınızsa,

Eğer kendinize çevrildiğiniz zaman onda hem bir veli, hem bir şerir, hem herşeyi, hem hiçliği görebilirseniz ve varlığınızın, küllî olan kâinatın varlığına aid, zahirde ondan ayrılmış bir parça, bir emanet olduğunu ilham ile idrâk ettinizse,

Eğer bütün bu meziyetlerin ruhlarınıza bağışladığı hürriyetle harekete geçecekseniz, ben de sizi, İstanbul’u fethetmeden önce Akşemseddin’e danışan büyük atamız Fatih’in, ilme hürmetten başka bir şey olmayan sualine hocasının verdiği, atamız Fatih’in ruhunu şadedecek muhteşem cevab ile tebşir ederim: Fetih müyesserdir!

 

29,5.1958’de Milliyetçiler Demeği’nin Fetih toplantısında yapılan konuşma; BF/l, 2

 

Nurettin Topçu,Büyük Fetih

Yazar Hakkında: Muhammed Ali

Bir Cevap Yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir

*